İŞKUR keyfi uygulama mı yapıyor?

27 Kasım 2016 22:42
A
a
Abdullah Abi, Bursa’da bir işletme sahibi. Konya’da kozmetik imalatı da var. Kozmetik sektöründe önemli ve sevilen bir isim. Elinden geldiği kadar yerli sermaye taraftarı. Talebe göre imalat yapıyor, insanların ekmek kapısı olmaya gayret ediyor.
Geçenlerde başına gelen bir olayı bizimle paylaştı.
Büyük bir ihtimalle sektörden veya işletmemizin yakınlarından birileri, “İŞKUR” a şikâyette bulunmuş. Günlerden Cuma. Bir ekip Abdullah Abi’nin işyerine gelmiş. Ekip başı bayan memure hanım yanında iki tane de memur arkadaş var. Abdullah Abi ise iş yerinde gelen kutuları istiflemekle meşgul. Memure Hanım içeri girer girmez, “Ne yapıyorsun öyle” diyerek yüksek sesle, olaya sanki el koyarcasına iş başı yapmış. Abdullah Abi; “siz kimsiniz” demiş. Kendisini tanıtmış. “Sizin hakkınızda şikâyet var yabancı uyruklu kişileri çalıştırıyormuşsunuz, hakkınızda işlem yapılacak” demiş. O sırada Suriyeli iki garip korkup kaçmışlar, kaçmışlar ama memure hanım “getirin O gençleri ceza keseceğim,” toz duman attırıyor.
Abdullah Abi gelen ekibi girişteki mütevazi bürosuna davet etmiş konuyu anlamaya çalışıyor, bir yandan da yaklaşan Cuma namazını düşünüyor.
Bayan memure hanım  “getirin O gençleri, kimliklerini verin ceza keseceğim” yırttırıyor. Abdullah Abi “Cuma’ya gidecem namazdan sonra gelin devam edelim” diyor, bayan ısrarcı, “biz burada bekleriz siz gidin gelin” diyor, Abdullah Abi “işyerini kapatacağız, burada bekleyemezsiniz gidin daha sonra gelin” diyor. Yok olurdu olmazdı derken Abdullah Abi Cuma Namazından sonra geliyor, memure hanımın istediklerini dinliyor, ille kimliklerini getirin ceza kesilecek ısrarı gerçekleşmiş, bayan rahatlatılmış oluyor.
 İşyerinin düzensiz ve dağınıklığından 6 900 TL, yabancı uyruklu işçi çalıştırmaktan 15 290 TL ceza kesilmiş olur.
Biliyorsunuz şu günlerde vergi taksitlendirmesi ve peşin ödemelerde devletin bir kampanyası var. Abdullah Arslan Abi, kampanyadan faydalanmak ister. 6.900 TL taksitlendirmeye tabi olur, diğer ceza gündemde yoktur. Abdullah Abi gider İŞKUR’a orada danışmaya danışır, sonrasında ilgili memura derdini anlatmaya çalışır. Şef’e gönderirler, şef dinledikten sonra bir çare bulamaz en son müdür beye konu intikal eder.
Ne anlatıyor ki Abdullah Abi derdine derman bulunamıyor?
Abdullah Abi, Kasım Tilki’ye gelir; “Müdürüm bana iki tane ceza kesildi, cezaları taksitlendirip ödemek istiyorum, fakat cezalardan 6.900 TL olanı bize geldi diğeri 15.290 TL olan neden bu kategoriye alınmıyor?”. Müdür Kasım Tilki dinledikten sonra öyle söyler akla uygun olmaz, böyle söyler olmaz en sonunda “ya devlete para lazım Abdullah bey böyle ödersiniz” der işten sıyrılır.
Yahu adam kesilen cezayı ödemek için işini gücünü bırakıyor, İŞKUR Müdürü Kasım Tilki’ye kadar çıkıyor, derdini anlatıyor, muallâkta cevapla muhatap oluyor! Kesilen cezalar çalışma bakanlığını ilgilendiriyor, Neden bir tanesi başka bir tanesi başka uygulamayla vatandaşın karşısına çıkıyor Sayın Tilki! İşin bir başka boyutu da devlet kendisi organize edemediği için Suriyeli Muhacirler ülkemizdeler çözüm bulunamadığı için aç mı kalacaklar bir işle iştigal olup karınlarını doyurmaya çalışıyorlar, suiistimal edenler gibi dilenmeden!  Ya Abdullah Arslan Abi iyi niyetli olmasaydı Suriyeli gençlerin kimliklerini getirmeseydi nasıl ceza kesecektiniz?
Memleket resmi ve gayri resmi büyük ölçüde soyulurken güzel ülkemde neler oluyor neler?
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat