Kahramanlar geçidi !…

24 Ağustos 2016 22:25
A
a
15 Temmuz isyan alevi, ortalığı kaplayıp da dikili tek ağaç bırakmamacasına yangını yayarak büyütemediyse de,  hazırdaki beklentileri farklı  gönüllülerin şeref  minderine çıkmalarına imkan ve fırsat yarattı…
      Hüseyin Gülerce’yi mindere çıkışında nev’i şahsına münhasır tek kişi sanırdık. Oysa, aldatılanlar dünyasında biz de, yanılarak aldanmışız. Dostları, kendilerini yalnız bırakmamışlar.  Biraz gecikmeli de olsa, yoluna düşenler, ekranlarda kendilerine hazırlanan yerlerini aldılar…
     Kalitemetreye bağlandığında, Gülerce’yi takip ederek mindere çıkanların rötarları sadece zaman itibarıyle olmayıp, kalite bazında da Gülerce’nin dununda kaldıkları  görülür…
       Gülerce, zahiren ortalıkta fol yok yumurta yok iken, korkusuzca heybesini sırtlanarak kervan başına ”arrivederci” çekerken, ayni tekkenin çorbasını içen yıllanmış dostları,  isyan ateşinin eninde sonunda yaratacağını bekledikleri af dalgasından faydalanmayı tercih ettiler…
                            xxxxxx
        Göreve yollanan zekat tahsildarlarının dönüşte tahsilatın dökümünü yaparak teslim ettiklerinde, kendilerine hediye olarak verilen menkul kıymetleri belirtmeleri üzerine,  ashabtan tahsildarların, şöylesine bir ikazi hitabın muhatabı oldukları bilinir…
       “Zekat tahsilatıyla görevli olmasaydınız da, bu hediyeler yine verilir miydi, sizlere ?”...
        Gibi…
                                           xxxxxxxx   
        15 Temmuz’un hainlik ve ihanet dalgaları feto elemanlarını böylesine açığa çıkartmadan evvel bu dönekler de, ayni dalgayı birlikte  kulaçlıyorlardı...
       “İhanet gemisinin  ikinci üçüncü kaptanlarıyla çarkçıbaşıları, devr-i ihanet günlerinde ihtida yolunda bülbülleşerek ekran dallarında yine ayni makamdan şakıyabilir miydiler?...
         “Gazeteciymiş, yazarmış, yeni çaylakların ilk eğitim hocaları faslından falanmışlar filanmışlar, şimdi de, papazı götaltı etme tehlikesinden kurnazlıkla sıyrılabilmek için, Bor Pazarı kapanmadan çok çok daha evvelinden, sürmeleri gerekmez miydi eşeklerini, Niğde’ye ?”…
        Hüseyin Gülerce gibi…
        Ekranlar mı ?...
        Günümüzün ekranları sanılmasın ki, kamu yararına kamu hizmeti yapıyorlar. Basın dünyasında egemenlik, sermaye holdinglerinin kontrol ve denetimindedir. Amaç ise, her olayı ihanet kasasının yararına nakde tahvil etmek, edebilmek…
      Bu kerterizden bakılınca görülür ki, İtiraf kusmukları anlaşılan, iyi para ediyor, feto pazarında
                              Xxxxxxxxx
      Polisiye hadiseler veya yangın ve çöküntü misali olayların ardından, Türk işi televizyonculuk geleneğince, hadisenin  görgü tanıkları ekranlara çıkarılır. Bunlar da acele acele, heyecanlı heyecanlı anlatırlar da anlatırlar…
       “Eli bıcaklı adam şu köşeden gelip bu kapıya daldı abi…
       Etfayi vaktinde gelemedi abi. Yanan çatı da onun için çöktü gitti insanların üzerine. Alevlerin altında kalanlardan  birinin kolundan tutarak zorla nasıl çekebilmişim kenara, ben de şaşıyorum, abi, vs,vs”…
       Gibi
        15 Temmuz gecesinde de, büyük ve büyük olduğu kadar dünya çapında nev’i şahsına münhasır bu kupon olay,  her ne vesileyle olursa olsun ekranlara çıkmayı çevresine hava atma fırsatı olarak görenleri, heyecanlandırıp umudlandırdı…
         Devlet başkanlarının “sokağa çıkın” emri gereğince dışarı fırlayanların şimdilerde biri çıkıyor, bir diğeri inerken bir başka ekrana koşturuyor, çevrelerine hava atma aşkıyla…
         Velhasıl-ı kelam, 15 Temmuz”u, muhtevası ucuza giden şeytanlık pazarında sulandıran sulandıra…
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat