Loading...

Karanlıklar ya da karanlıkçılar…

6 Mart 2018 21:51
A
a
2000’li yılların başından şunun şurasında üç-beş yıl  öncesine kadar ağırlıkla Bursa’da yaşamaktaydım. İki-üç  haftada bir karadan hem de Körfezi dolaşarak iki şehir arasında sürekli mekik dokudum. Bir gün baktım ki, karayolunun Orhangazi-Gemlik arasını muvakkaten trafiğe kapatmışlar…
           Deniz yoluyla Gemlik’e getirilen Cargill’in nişasta fabrikasının yolları kapatan genişlikteki makinalarını İznik Gölü kıyılarına eriştirmek için…
            Kıyılarında ailecek haftalık kamp yaptığımız günlerde suyundan da çayımızı demlediğimiz İznik Gölü eski safiyetiyle birlikte balıkçılıktaki verimliliğini de KAYIP ETMİŞ…
             Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Merve Kavakçı’nın mebusluktan iskat  emrini veren Bülent Ecevit, ABD’den Kemal Derviş’le gönderilen şeker kanun taslağının kabullenilmesi  Türkiye’de yoktan yere bir pancar meselesine yol açtı…
            Türk halkı Osmanlı yıllarından beri pancar şekerine alışık damak zevkinden yavaştan yavaşa ayrılarak, Amerikan tarım kapitalizminin GDO’lu mısırdan imbiklenen nişasta şekerine yönelir gibi oldu…
             Tıp dünyasının ilmine ve diline güvenilir uzmanları zaman bulup fırsat verildiğinde mısır şekerinin zararları konusunda milleti uyarmaya çalıştıysalar da, basının, milliyetçilik ve vatanseverliği Atatürkçü laiklikle sınırlandırmasından, uzmanlarca yapılan tüm uyarılar ne tabanda ne de yönetimin tavanında müsbet karşılığını buldu. Mısır  şekerinin insan sağlığında yaptığı-yapacağı tahribatın da, semptom olarak belirli bir kuluçka dönemi vardı. Gün geçtikçe bunların belirtileri, obezite olarak, diyabet ve kalp yetmezlikleri, böbrek problemleri ve benzeri hayati organ yetmezlikleri de, yavaştan yavaşa ortaya çıkmaya, uç vermeye başladı….
          Hükümetimiz, sağlık sorunlarındaki bu azgınlıklara boğuşmayı kanuni, vicdani ve insani görev kabul ettiğinden, başladı memleketin her karış toprağına bir ŞEHİR HASTANESİ kondurmaya… Çünkü, mevcuttaki hastaneler, mısıra dayalı hasta yoğunluğuna az gelir olmuştu…
           Yakın gelecekte korkarım, Başbakan’ın kıvançla bahsettiği bu hastanelerin de yetersiz kaldığını-kalacağını gördüklerinde, ”hata etkişiz bu şeker işinde” diyerek, üzülecekleri de kesindir…
                                                                                      Xxxxxxxxxxxxxxxx
          Sağlık sıhhat bakımından olduğu gibi siyaseten de ömrü vefa etmediğinden Karaoğlan, Kemal Derviş’in getirdiği ABD listesindeki  isteklerin tümünü yerine getirememişti. Özelleştirme olarak bir milli piyango ve spor toto gibi kumar hizmetleri ve üç kamu bankasıyla onüç-onbeş kadar şeker fabrikası hariç, arada yarım kalanlar Ecevit sonrasında halledildi. Şimdilerdeyse şeker işi  bitirilecek…
         Her ne kadar “Pancar ekilecek, fabrikalar, çalışacak ve işçiler de yerlerinde kalacak, sözleşmeler böyle yapılacak” gibi şartname hükümlerinden bahsediliyorsa da, sağcı kapitalistlerin (aslında kapitalistin solcusu da olmaz ya), hep görülmüştür ki (Allah Bir), demelerine dahi pek inanılmaz…
         Bu fabrikaları satın alacaklar kesinlikle Cargillist kapitalistler olacak. Kapitalistik kurala göre amaç, bir eşekten beş post çıkarıcı karlılık olduğundan, bu fabrikalarda da teker teker kısmen kapanış, kısmen de mısıra dönüş başlayacak…
                                                                                                       Xxxxxxxxxxx
        Cargill’in İznik Gölü kıyılarına yerleşmesini  müteakip o günlere kadar destursuz yumulduğum akide şekeri ve çarşı pazarın unlu sütlü tatlılarından elimi ayağımı çektim. Bisküvi ve çikolata, terkibinde mısır şurubu ibaresini gördüğüm hiçbir yiyecek ve içeçeği ağzıma almıyorum.Bu konuda yazdığım yazıların haddi hesabı yok…
          Oysa çok severim şekeri. Zaman zaman  İstanbul’da gazeteye gittiğimde arkadaşlarım hemen kaldırırlar masa üzerindeki  şekerliği. Huyumdur, Kuzu gibi kısrak gibi  kıtır kıtır kıtırdatırım bulduğumda kesme şekeri…
           Dolayısıyle, kimi işgüzar  POLİTİKACILARIN şeker özelleştirmesine karşı çıkanlara yönelik sıfatlamada kullandıkları “karanlıkçılık” ihanetiyle ilgili üzerime düşürülecek hiçbir fikir ve eylem pisliğinin kırıntısı dahi olamaz… Ayrıca bu politikacıları da, sağcı Kemalist rejimin ürettiği maddi ve hukuki  suçların müsebbibi olarak kendi  yarattığı iç düşmanlarına karşı yargısız infazına benzer kolaycılığını da şiddetle kınarım…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat