Loading...

KIBRISIMIZ'DA TÜRK MUKAVEMET TEŞKİLATI

9 Ağustos 2018 21:49
A
a
Bir kaç gün önce 2018'in temmuzunu bitirip, zafer ayımız Ağustos'a girdiğimizde aklıma Kıbrıs'ta Türk Mukavemet Teşkilatının kurucusu Paşamızın ismi aklıma bir türlü gelmemiş idi. Daniş bey olan ismihatırlamamıştım fakat soyadı Karabelen hep aklımdaydı. Nedense,Karabelen soyadlı pek meşhur bir basketbol milli takım oyuncularımızdan Erdoğan Karabelen vardı. Neye istinadense basit bir soyadı benzerliğine atfetmeyip, bu  Daniş Karabelen Paşa'ya yakınlığı pek muhtemeldir diye düşünürdüm nedense!
Bizim neslin ömrü Kıbrıs meselemizle birlikte sürüp gitmiştir ve de gitmektedir. Elhamdü lillah 20 Temmuz 1974 de Türkiye Cumhuriyetinin 37. hükümeti,dindaş ve soydaşlarımızı Anavatana bağlayan büyük zaferin müessiri ve mümesili olma şerefini yaşamış ve yaşatmıştır. 2006'da neşrettiğim 'Milli Görüş Zaviyesinden 1974 Kıbrıs Barış Harekatı' isimli ki tabıma,müracaat ettiğim husus şu oldu : Kıbrıs'ta Yunanlıların Enosis gayelerini akim kılmak için yapılan çalışmalar arasında Demokrat Parti iktidarı döneminde Kıbrıs meselesi zuhur ettiğinde, devletimiz 1958 'de Türk Mukavemet Teşkilatını kurup devreye sokma kararı alır. Bu kuruluşun Tüm General Daniş Karabelen Paşa riyasetine verilmesi hususu varittir. Ben bu Kıbrıs'la ilgili kitabıma bir röportaj alıntılamıştım. Bir iki gün önce Google'e yazdım Kıbrıs'ta Türk Mukavemet Teşkilatını kim tesis etti diye bir baktım ki, bir hayli farklı anlatımlar,hatta bazı ret edişler yer almıştı Google'ın bilgileri arasında. Bunun üzerine kitabıma almış olduğum röportajı okurlarıma aktarayım dedim. Buyurun başlayınız. Fiemanillah. Rıza Vuruşkan'ın T.M.T.'nin Kuruluşu'nu Anlatan Not Defterinden Ankara-Adakale:9.7.1958 saat.23.30 Heyecanlı değilim,dersem yalan. Bugün Kıbrıs'ta gizli mukavemet teşkilâtı organize etmek üzere vazifelendirildiğim ve yakında adaya hareket edeceğim bildirildi. Bu evveliyatı olan bir hikâyedir. Geçen ayın sonunda takriben Kurban Bayramı'ndan bir hafta önce Kıbrıs'a gönderilmek üzere kısmen benim ve kısmen de Kurul Başkanı Tüm general Dâniş Karabelen, Kur.Bşk.Albay Eyüb Mater'in ve Ord.Bnb. İsmail Tansu'nun seçtiği 7 muvazzaf ve takriben 14 terhis olmuş ve özel mukavemet  kursu görmüş yd. subayı muhtevi bir liste G.V.2.Bşk.Korg. Salih Coşkun'a tevdi edilmişti. Öteden beri bu işe gönüllü olduğumu Generale ve Kurmay Bşk.'a söyleye geldiğim için bu listenin başın da benim ismim vardı.
Ben daha evvel kendim dâhil 11 muvazzaf sb.teklif etmiştim. Şunları:
P.Yb. Riza Vuruşkan(ben)
Ord.Bnb. İsmail Tansu
P.Yzb.Rahmi Engün(müstafi/istifa)
P.Yzb.Kâmil Öncelen
P.Yzb.İbrahim Akıneri
P.Yzb.Ahmet Soylu
Suv.Yzb.Mehmed Özden
P.Bnb.Şefik Karakurt
P.Üstgm.Faruk Altan
P.Üstgm.Zeki Günsoy
Alb.Kadir Alpan
1. ve 2. Reise sunulan listede ise bunlardan Bnb.Y.Tansu Ütgm.le önceler, ,Yzb. İ. Akın eri,Yzb.A.Soylu,Utgin F.Altan,Utgin Z.Gürsoy ve Yzb.Altan çıkarılmış ve buna karşılık Bnb. Cemal Tek,Yzb.Cemal Akkan ve Yzb.Recep Bacak ilâve edilmiş ve mevcud 11'den 7'ye düşürülmüştü.
2.reis korgeneral Salih Coşkun'a bu listeyi takdir etmek için kurul başkanı Bşk.Tümgeneral Dâniş Karabelen'le beraber gitmiştik. 14 yedek subay dâhil her kesim maskeyi,Hariciye vekâletinden verilen kontenjanı dahilin de tâyin ve taksim ettik. Korgeneral beni Lefkoşa'daki İş Bankası şubesine memur olarak vermek istedi,itiraz et tim. Konsoloslukta memuriyet istedim. General,konsolos senden gençtir, geçinemezsi niz, dedi. Oraya niçin gittiğimi bildiğimi,bu bakımdan endişelerinin bahis mevzuu olamayacağını temin ettim. Konsolosluk memurluğu maskesinin bana daha geniş serbesti sağ layableceğini,ayrıca evrakın konsoloshanede daha iyi muhafaza edilebileceğini izah et tim,kabul etti. Buna göre maskeleri şu tarzda taksim ettim.
-Ben(Yb.R.Vuruşkan)konsoloshanede memur.
-Bnb.Şefik Karakurt öğretmen
-Bnb.Cemal Tek basın bürosunda memur
-Yzb.Recep Bacak öğretmen
-Yzb.Cemal Akkan öğretmen
-Yzb.Mehmet Özden İş Bankasında memur
Takriben 14 yedek subaya da, öğretmenlik ve banka memurluğu verildi. Hariciyeden verilen kontenjana göre maskeleri bu şekilde tevzii ettikten sonra 2.Reisin ya nından ayrılıp generalle birlikte Hariciye vekâleti 2.daire v.müdürü İlhan Bey'e gittik ve listeyi ona teslim ettik. İlhan Bey üzerimde çok iyi bir intiba bırakmıştı. Züppe hariciyecilerden değildi bu zat. İlhan Bey en kısa zamanda listeyi vekile arz edeceğini söyledi ve ayrıldık. Ankara-Adakale 10/7/1958 Çarşamba Bugün öğleye kadar İş bankası Genel müdürü M. Bülent Osma ve İş bankası Kıbrıs Şube Müdürü Dündar Nişancı ile görüştük. Bülent bey yarın İstanbul'a gidecekmiş,dönecek ve Pazartesi günü pasaport muamelesine başlayacağız.
Hikâyeye dün bıraktığım yerden başlayayım: İsim listesinin hâriciyeye tevdiinden sonra hadiselerin bu kadar süratle inkişaf edeceğini tahmin etmiyorum doğrusu. Çünkü bu iş bizim karargâha bir sene evvel intikal etmiş, Bn b. İsmail Tansu tarafından alelacele şüphesiz takdire şâyan bir emek sarfıyle plânlar yapıl mış
ve bu güne kadar uyutulmuştu. Bu suretle kullanılmayan kıymetli zamanlar,mesullerine sorulmak lâzımdır;her neise:Kıbrıs dâvasının alevlendiği günlerden itibaren gerek General Karabelen'e ve gerekse Kur. Başk.Alb.E.Mater'e Kıbrıs'a gitmeye ve döğüşmeye her za man hazır olduğumu söylemiştim. Hükümetin Kıbrıs'ta yeraltı teşkilâtını subay ve malzeme ile takviyeye karar vermesi üzerine ve bu vazife karargâhımıza verilince,Paşa ve Kurm. Bşk.benden subay tavsiye etmemi istediler. Ve ben de başa kendimi yazarak mâlum lis teyi verdim. Bunlardan ikisi Bnb.Şefik Karakurt ile Yzb.İbrahim Akıneri mukavemetçi ola rak yetişmiş değillerdi. Fakat ikisi de bu hizmete kısa zamanda intibak edebilecek kabili yetde insanlardı. İbraim Akıner, Kore'de benim taburumda idi. Kahramanlığının şâhidi idim. Bnb.Karakurt'u ise Erzurum'da Merkez komutanlığında gö revli iken bir nebze görmüş fakat onu çok dinlemiştim. Bu iş için biçilmiş kaftan. Ben listeyi verdikten sonra artık üstelememeyi uygun buldum. Sonradan anlaşıldığı gerek general gerekse Kurm.Bşk.Kıbırs'a gönderilerek heyetin ve oradaki teşkilâtın liderliği için beni gayet uygun bulmakla beraber Jusmmat j 3 projeler kısmının sıkı işbirliğinde bulundu ğumuz ve aynı binada çalıştığımız Amerikalı subayları kuşkulandırmamak için beni liste den çıkarmışlar,İ.Akıneri'yine aynı sebeple çıkardıklarını tahkik etmedim. Ayrıca karargâ hımızdaki bütün subaylara Kıbrıs'a gitmeye istekli olup olmadıklarını sormuşlar. Bunlardan Bnb.Sıbkatullah Yalan, Yzb. Ahmet Soylu,Yzb.H.Ömür,Yzb.Nurettin Öktem,Yzb.Cahit Vu ral,Lev.Yzb.Recep Atasü muhtelif mazeretler ileri sürerek red etmişler. Dağ.Ok.tan Yzb. Muzaffer Bükülmez red etmemekle beraber sağlayacağı menfaati sorduğu için vazgeç mişler. Bu sırada da 2.reis Korg.Salih Coşkun gideceklerin listesini getirin diye sıkıştır maya başlamış generali. Bunun üzerine ancak 7 kişilik mâlum listeyi ve 14 kişilik Yd. Sb. listesini hazırlamışlar ve Amerikalıları kuşkulandırılması riskini de göze alarak beni listeye dahil etmişler. Bu listeye dâhil olanlardan bir ben Ankara'dayım ötekiler yok tabii. O zaman,bu sebeple yalnız beni çağırıp,gönüllü olduğumu bildikleri halde bir defa daha sormayı uygun bulmuşlar. Öğleden sonra 4 sıralarında Özdemir karargâhında çalışmakta iken haberci geldi,generalin beni istediğini söyledi. Gittim,general,Kur.bşk. ve İ.Tansu heyecanlı idiler,2.reis mütemadiyen sıkıştırıyormuş,ben de reddetsem bir skandal olacakmış. Çünkü general Kıbrıs'a gönderecek ve Grivas'ın kulağından tutup getirecek bir çok subaylar olduğunu söyler dururmuş 2.reise,ne ise tereddütsüz kabul ettim,çok memnun oldular ve işte böylece evvelce bahs ettiğim liste ile ve generalle birlikte Korg.S.Coşkun'a ve sonra hâriciyede İlhan Bey'e git tik. Ben Kurban Bayramı tatilinden istifade ederek tavsiye ettiğim iki subaya (Bnb.Karakurt, Yzb.Özden)resmen teklifte bulunmak üzere karargâhtan verilen bir pikapla Eskişehir-Bursa-Bandırma-Çanakkale-Ayvalık Yolu ile İzmir'e gittim. Bandırma'da listeye dâhil yd. Sb.lardan Osmanlı bankasında veznedar Ekrem Onay ile görüştüm. Düşünmek için mehil istedi. Kalmadım. Yola devamla Çanakkale'ye geçtim. Kiyteden Bnb. Karakurt'u çağırdım o hiç tereddütsüz,fakat gâyet şuûrlu ve kararlı olarak hazır olduğunu söyledi. İzmir'de M. Özden ise benimle beraber olduktan sonra cehenneme bile gider,şüphesiz kabul etti,esasen ona laf olsun diye sormuştum. Sonra Çeşme'de iznini geçiren Yzb. R.Bacak'a gittim maalesef evleneceğini ileri sürerek red etti,fakat bu dâvaya yardım içinde öğretmen olarak dâima hazır olduğunu  bildirdi. Ertesi gün o İzmir'e gelmişti,görüştük. Kararda bir değişiklik olmamıştı.  İzmir'de birkaç gün daha kalıp Özden'le felekten günler çalmayı isterken general'in çağır ması üzerine 6/Temmuzda hareket ettim,ertesi günü Ankara'da idim.
Ankara-Adakale 22/Temmuz/1958 saat:03.45 13/Temmuz pasaportlarımızı aldık. Ben Ali Conan ismiyle İş Bankası müfettişi olarak. Yzb.Mehmet Özden'de müfettiş muavini ve Mehmed Beyazıd ismiyle gideceğiz. 21/Temmuz'da İş Bankasından bir yazı ile,vize almak üzere İngiliz Konsolosluğuna müra caat ettik. Vizenin süratle alınması için telgraf ve telefonla muamele yapacaklarını söyledi ler. Alelhesap 30 lira
aldılar.
22/Temmuz-bu gün saat 12'yi biraz geçe Hariciye vekili Fatin Rüştü Zorlu tarafından ka bul olunduk. General Karabelen, Alb.Eyup Mater, Ben, Bnb.İsmail Taner, Yzb.(mustafi) Rahmi Ergün,Yzb.Mehmet Özden vardık. Ada'ya malzeme sevkiyatının zorluklarından bahsedildi,fikir teatisinde bulunuldu. Biz ora ya gidip vaziyeti yakından görüp,bir plân teklif etmedikçe bunların konuşulması fuzûli idi. General saçma sapan konuştu. İsmail Tansu samimi,en tatminkâr ve itimat telkin edici konuşmayı yaptı. Vekil Ada'da köyleri birer kale(yani müdafaalı)hâline getirmeyi, hatta bunun için inşaat yapılmasını dahi uygun gördüğünü söyledi,bir aralık yaptığı vuzuhsuz bir konuşma üzerine ayrılırken şunu söyledim:
-Beyefendi,biz ada'daki yeraltı ve gerilla faaliyetinin gayesini Türk cemaatını koruması ve hükümet tezinin silahla desteklenmesi olarak düşünüyoruz. Şimdiki konuşmamızdan şu nu anladım ki,nihai gayemiz gerektiğinde ve şartlar müsaadesinde umumi bir ayaklanma ile ada'nın tamamının kontrolünü elimize geçirmektir. Bu böylemidir, nihai gayemiz bu mudur? Böylemi hazırlanalım dedim. Vekil de pek hevesli olmayarak! Evet evet öyledir dedi. Bunu söylediğine belki de pişman olmuştur.
(devam edecek)
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat