Kim yıksın? Deprem mi, kentsel dönüşüm mü?

11 Kasım 2016 20:35
A
a
Kentsel dönüşüm furyası devam ederken ülkemizde deprem gerçeği bir kenara mı konuldu acaba?
Yepyeni, konforlu binalar inşa etmek güzel...
Ancak...
O binaların hangi zeminlere inşa edildiğinin hiç mi önemi yok?
1999’da tam da bugün yani 12 Kasım da 7.2 şiddetinde Düzce depremi olmuştu hatırlarsanız.
Öncesinde…
7.4 şiddetindeki Büyük Marmara Depremi ve yaşattıkları hafızalarımızdan silinmeyecek.
İnşaat Mühendisi Cengiz Duman da deprem gerçeğini göz ardı etmeden kentsel dönüşümün önemini vurgulamış...



***
Bakın neler diyor;
“Ülkemizde sürekli yer sarsıntıları ve depremler oluşmaktadır.
Her ne kadar tarihimizde belli başlı büyük depremler olmuş olsa da, ülke olarak aklımız başımıza 17 Ağustos 1999, Büyük Marmara Depremi sonrasında gelmiştir.
Aslına bakılırsa tam olarak gelmemiştir, dönüp ardımıza bakıldığında deprem sonrası yapılan yapılar için bunca mücadele veren sektör ve mevzuatlar, deprem öncesi yapılar için maalesef net ve yeterli bir değişimin yapılmadığını göstermektedir.

Öyle ki hali hazırda yüz binlerce yapı stoku olası bir depremde yerle bir olacağı bilindiği halde herhangi bir girişim yapılmamaktadır.
Bilindiği üzere bu yapı stokunu tekrardan güvenli hale getirebilmek için “Kentsel Dönüşüm” en büyük şans olarak görülmektedir.

Fakat İstanbul başta olmak üzere birçok şehrimizde kentsel dönüşüm hızla ilerlese de Bursa’mızın bu konuda biraz zayıf kaldığı ortadadır.
Malumunuz şehrimizde bu konu faklı platform ve STK’larda farklı farklı nedenlerden ötürü itirazlar, karşı çıkmalar, istememeler söz konusu olmuş ve hali hazırda birçok dava dosyasının adliyelerde bulunduğu bilinmektedir. Bugün tüm bunlara rağmen yapımına başlanan birkaç kentsel dönüşüm projesini şehrimizde görebilmekteyiz.
Bugüne kadar her platformda söylediğimiz gibi Bursa’nın ve ülkenin tek kurtuluşu “Kentsel Dönüşüm” olarak görebiliyor ve ısrarla üzerinde duruyoruz.

Şimdi; Bizler nasıl ki her platformda kentsel dönüşümün karşında olan insanları dinledik ve fikirlerine saygı duyduysak, kendilerinden de bir ricamız olarak şu an yıkımı devam eden kentsel dönüşüm projelerini yerinde ziyaret ederek kullanılan beton ve demirin karakteristik özelliklerine, kalitesine bir kez olsun baksınlar istiyoruz.
Bugün bu kalitedeki bir betonun üretmek gibi bir şansımız zaten yoktur, inanın günümüz şartlarında yerinde karma beton yapmak isteseniz yıkılmış binalardaki betondan kat be kat daha sağlıklı olacağıdır.
Şimdi kim yıksın sorusuna cevap arıyoruz; “Deprem mi?” yoksa “Kentsel Dönüşüm mü?”

***
Evet…
Asıl soru bu…
Ve yanıtı tabii ki doğru kentsel dönüşüm…
Belediye başkanları; hadi bir silkelenin artık da gerçek kentsel dönüşüm uygulamaları görelim kentimizde.
 
1000
icon
Zafer Gülez 12 Kasım 2016 14:08

Dünyanın en güçlü kurumsal organizasyonu olan devlet,neden bu sorunlara çözüm bulamaz,anlamak olası değil.Sayın İnşaat Mühendisi Cengiz Duman kardeşimiz sorunun yalnızca kentsel dönüşüm ayağından söz etmiş.Eyvallah..Anacak yalnız beton ve demirin kaliteli olması bu konunun çözümü olmuyor.Zemin etüdü yapılmadan,alt yapısı oluşturulmadan(yol,kanalisazyon,su,yeşil alan vs) tepeden başlanacak bir kentsel dönüşümde, ikiye katlanacak nüfus ve araç sayısı mahalleleri yaşanmaz hale getirecek.Örneğin benim yaşadığım Ataevler mahallesinde başlanan kentsel dönüşüm inşaatında 440 daireli bir sitenin 4 kat olan binalar 8 kat olarak yükseliyor.Yani nüfus ve araç sayısı ikiye katlanacak..İnşaat bitinceye kadar doğacak çocuklar hariç. İşin ilginç yanı da oyumuzla belediye yöneticileri olan yetkililer bu gelişmeye engel olamıyorlar.Bilbordlarda ''Gülümseyin Nilüfer'desiniz'',''Nilüfer'de Yaşamak Ayrıcalıktır'' yazıyor da,3-5 sene sonra Nilüfer'de gülümseyecek,nefes alacak bir ortam kalmayacak.

0 1 Cevap Yaz
Şemsi KÖSE 12 Kasım 2016 10:49

Gönül ister ki kentsel dönüşüm yıksın. Lakin çalışmalar o kadar ağır ki depremin yıkmasından endişeleniyoruz.

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat