KİMİ KARA GÜNLERİN YADI !

13 Kasım 2016 21:20
A
a
Kasım ayının 13. günü Pazar gününün bize dediği: 1918, 13 Kasım İtilaf Devletlerinin İstanbul’u yani 1453’ün 29 Mayısından 13 Kasım 1918 gününe kadar işgal görmemiş Payitaht-ı â’li Osman’ın baş şehrinin işgalle yüz yüze gelmesidir. Elbette ki, kara değil,kapkara bir Kasım ayına ait gündür. Bu kara günden dört sene önce yani1914 senesi 14 Kasım’ı ise, İttihad-ı Terakki zihniyetinin eline düşmüş olan Osmanlı Devleti'nin, Şeyhülislam Mustafa Hayri Efendinin vermiş olduğu fetva ile Enver, Cemal ve Talat paşalar triyomvirası, Cihad-ı Ekber ilan etmişlerdi. İngiltere liderliğindeki İtilaf kuvvetleri, dört sene sonra İstanbul Boğazına nazır Dolmabahçe sarayına getirdiği
İtilaf devletleri donanmasının savaş gemilerinin topları saraya müteveccih ve yine saraya en yakın olan top namlusu sahibi gemi Yunanistan’a ait idi. Kısaca arz edelim: <Hamidiye Kahramanı> Rauf Orbay; Bahriye nazırı sıfatıyla katıldığı Mondros Mütarekesi açılır açılmaz, İtilaf devletleri adına konuşmaya başlayan Amiral Dö Robeck, bir tek kelime konuşturmadığı ve şartları dikte ettiren Dö Robeck, imzaların atılmasına geçerek, imza sonrasında ağzını açma şansı bulan Rauf Bey, pasif kaldığının idraki içinde son olarak, Dö Robeck’e: Sizden bir tek husus hakkında ricada bulunacağım! Yunan savaş gemilerinin Boğaziçine girmelerine lütfen müsaade buyurmayın! Ricasını söyleyebilmişti. Hani günümüzde kullanılan olumsuzluğu ifade eden bir kelime sayılan: <bakarız!> cevabıyla geçiştirilmişti Amiral tarafından. Barbaros’un torunu lakabıyla anılan bu değerli devlet adamı ve denizcimiz Rauf Bey, ertesi günü Dolmabahçe Sarayının pencerelerine en yakın olan savaş gemisinin ve o geminin top namlusu olduğunu gördüğünde özel ricasından nadim olup olmadığını bilmiyoruz ama, Rauf Bey’in Malta Sürgünlüğü esnasında Almanların milli kahramanı Denizaltı kumandanı ile birlikteki sohbetlerinde bu hususu konuşmuş olmaları kuvvetle muhtemeldir. Yukarıya aldığımız Kara Günlere dair hatırlatmalarımıza ilaveten, ne günleri getireceği meçhul olan, Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın, Kıbrıs Meselesi bitmiştir, 1983 yılının 15 Kasım'ında tesis olunan KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) Milletimizin bütün açıklığıyla, meclisiyle, ordusuyla, dağdaki çobanı, denizdeki balıkçısı, tarihin gerekliliğiyle 33 yıldır hayatiyetini sürdürmektedir ve nice 33 yıllar daha devam edecek, Türkiye’nin ikmal merkezinin neresi olduğunu soran Mustafa Kemal Paşa’nın kendi verdiği cevap olan Kıbrıs Adasıdır ifadesi ve Türk Milli İstihbarat teşkilatının zihninde Kıbrıs, Akdeniz’de batmayan bir uçak gemisi olarak bize lazımdır. Anlayışı içinde telakki edilir. Ne çare ki, "çözümsüzlük, çözüm değildir!” dil sürçmesini yapmış olanlar, Merhum Hocamızın ifadatına dönüyoruz. Bıktık bu müzakerelerden her şey olduğu gibi kalmalı diyebilmelidir. Yunan Anayasa Mahkemesi'nin, bir Yunanlının açmış olduğu dava üzerine vermiş olduğu karar vardır. Yunan Anayasa Mahkemesi, Yunan Devleti aleyhine karar vermiş ve Yunan Cumhurbaşkanı olan Karamanlis’in bu kararı saklattığına dair birkaç yıl once internet ortamında gezeni elbet devletimiz de ilgililerde, bizden daha iyi bilirler. Ne çare ki, KKTC devleti kuruldu diye üzüntüsünden ağlayan bir meclis üyesini önce bakan sonra da Cumhurbaşkanı yapan talihsizlerde hatırlanmalıdır. Kara ve Ak günler her ülkenin hayatında vardır, önemli olan, milli şuur ve milli görüştür. Kıbrıslı Kardeşlerim 33. kuruluş yılınızı kutluyorum. Pelerinli kasabadan gelecek gurultalara kulak asmayıp sancağımız bayrağımız dalgalanmakta müemmen
olsun. Fiemanillah
 
1000
icon
Hikmet alb 15 Kasım 2016 15:22

HOCAM DİLİNİZE KALEMİNİZE SAĞLIK SAYGILAR

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat