Kükürtlü’de sincaplı ağaç, gelincik yüklü kaplumbağa…Kükürtlü’nün yeşili yok olmasın

16 Temmuz 2017 20:52
A
a
Beni heyecandan yerimde zıplatan bir haber okudum, yüreğim tıp tıp attı:
‘’Çin ilk orman kentini inşaya hazırlanıyor’’ haber başlığı altında şunlar yazıyordu.
‘’Yenilenebilir enerji alanında yatırımlarını artırmaya çalışan Çin, içinde 40 bin ağaç barındıran ilk orman kent projesi için harekete geçti.
İtalyan mimar Stefano Boeri tarafından tasarlanan kent, ülkenin güneydoğusundaki Guangşi bölgesindeki Liuzu şehri yakınlarında inşa edilecek.
Kentin tamamlandığında 30 bin kişiyi barındırması ve dikilecek ağaçlar sayesinde yılda 10 bin ton karbondioksit emebilmesi hedefleniyor.
40 bin ağacın yılda 900 ton oksijen üreteceği de hesaplanıyor.
Dikilecek ağaçların yanı sıra kentin 100 farklı türden yaklaşık 1 milyon bitkiyi de barındıracağı belirtiliyor.
Binaların dış cepheleri neredeyse tamamen bitkiler ve ağaçlarla kaplı olacak.
Kurulacak Liuzu orman kenti, Liuzu şehrine hızlı tren hattıyla bağlanacak.
Orman kentte okulların ve iki de hastanenin inşa edilmesi planlanıyor.
Güneş enerjisi ve jeotermal enerji ile kentin elektrik ihtiyacını da kendi kendine karşılayabileceği düşünülüyor.
Kentin tamamlanması için hedeflenen tarih ise 2020.’’
*********************
Kentin maket fotoğraflarına baktım muhteşemler. O fotoğrafları yazıya koydum sizin de göreceğiniz gibi ormanlık ağaçlık alandaki apartmanlar ağaçla betonun uyumundan oluşturulmuş.
Doğayla bütünleşen, doğanın içine ağaç gibi kök salan kent tasarımı dahiyane bir fikir.
Çin niçin hızla büyüyor niçin dünyanın en güçlü ekonomisi haline
geliyor sorularının bu şehir en açık yanıtı.
 
Ovaya beton hançerler saplamak
 
Şehrin mimarı İtalyanmış: Stefano Boeri.
Aklıma hemen Bursa’yı planlayan İtalyan mimar ve şehir plancısı  Prof. Dr. Luigi Piccinato geldi ama o plana zaman içinde ihanet ettik. Çünkü kar, rant sarmalında savrulduk gittik.
Piccinato ne demişti: ‘’Çelik Palas’tan aşağısına sakın ha çivi çakmayın.’’
Çivi ne kelime  Bursa ovasına beton bloklar çakıp durduk
Yeşil Bursa’dan Gri Bursa’ya çevirdiğimiz şehrimizde cam, çelik, beton, asfalt bataklığında yeşilin yutuluşunu yaşadık.
 
 
Kükürtlü yıllarım
 
 
Kükürtlü semtini, Kükürtlü Caddesini oradaki mimari ve çevresel dokuyu severim; ağaçları boldur, kendine özgü şirin yaşanılası bir semttir.
Bir vakitler Kükürtlü’de yaşadım.
Çelik Palas yönünden girişte evlerin ilk başladığı bölümde Yeşil Kent Sitesi’nde oturduk. Bir kooperatif eviydi, kooperatife girmişti babam ve orada evimiz olmuştu 1975 yılında. İki bloktan oluşan 36 daireli bir siteydi.
**********************
Ağaçlı bahçeli evde büyüdüğüm için apartmanda oturmayı benimseyemedim. Lise üçe gidiyordum, sık sık özlem duyar Hisar’a, mahalle hayatına, o sıcak komşuluk ilişkilerine çocukluk arkadaşlarımın yanına kaçardım. Her şeye alışıyor insan; zamanla buraya da alıştım.
Benim odam evimizin hemen arkasındaki Çukur Köşk’e bakıyordu (şimdilerde o güzelim köşk yok, yıkıldı apartman oldu). Çukur Köşk’ün bahçesine, ağaçlara bakmayı severdim. Bir gün camdan bahçeye bakarken ağaçta bir sincap fark ettim öylesine mutlu oldum ki. Uzun süre onu seyrettim. Bana arkadaş oldu sincap. Ona bir ad takmıştım: ‘’Şehrin Son Sincabı’’ dahası öyle bir hikâye de yazdım.
************************
Kükürtlü o yıllarda yeni imara açılıyor, kükürtlü caddesi oluşuyordu.
Evimizden yürüyerek Çekirge Caddesine çıkmak için bayırı çıkarken gelinciklerle, çimlerle, bitkilerle dolu bir alandan geçerdim. Kır ve kent iç içeydi.
Bir gün baktım önümden kaplumbağa gidiyor, bir gelincik kopardım kaplumbağanın sırtına koydum. ‘’Gelincik Yüklü Kaplumbağa’’ adı geldi aklıma. Bir hikaye de o kaplumbağa için yazdım.
Zamanla Kükürtlü’ de o kır alanları kalmadı;  apartmanlar siteler çoğaldı ama yine de ağaçlı, kuş cıvıltılı, çiçekli yeşili olan bir semt burası.
************
Kükürtlü için yeni bir planlama düşünülüyor Bursa’nın cazibe merkezi olsun isteniyormuş.
Bu konuya ilişkin düşüncelerimi hafta içinde yazacağım. Sadece şunu diyeyim şimdilik; ne kadar az beton o kadar çok ağaç çiçek kuş sesi olursa o kadar iyi olur.
 
1000
icon
salih sincik.. 17 Temmuz 2017 12:00

medeniyet kentlerde kiş başına düşen yeşil alan metrekaresiyle de ölçülür....bu gelişmiş ülkelerde kişi başı ortalama 25-30 m2 dir...bizim ülkemizde ise 2.5-3 m2 maalesef...çok önemli bir konuya değinmişsiniz üstadım....sincaplı,kaplumbağalı ve sokak hayvanlarının da mutlu olacağı insanlardan korkup kaçmayacağı yeşilliklerle dolu kentler özlemiyle...kaleminize sağlık...selamlar....

0 0 Cevap Yaz
Hakkı Arca 17 Temmuz 2017 11:52

25 yıl önce ziraat fakültesinde okurken hocalarımız 1950 ve 1960 lı yılları anlatırken o zamanki otobüs terminali şimdiki kent meydanı avm nin olduğu yerin aşağısında yalova yoluna doğru ovada hiç yerleşim yeri olmadığını ve ovanın başta şeftali olmak üzere meyve bahçeleri ile kaplı olduğunu anlatırlardı. Ve sanayinin Bursa gibi verimli toprakları olan yerlerde değil Eskişehir Ankara tarafı gibi ticari değeri düşük tarımın yapıldığı, daha az verimli topraklarda kurulması ve desteklenmesi konusunda devletin plan yapması gerektiğini anlatırlardı. Ama ülkemizdeki herşeyde olduğu gibi kolaycılık, ulaşımın rahat olması nedeniyle sanayicilerin isteklerine göre herşey yapılmış durumda. Maalesef türkiyenin 1 numaralı tarım şehri olabilecek Bursa, herhangi bir şehrin olabileceği sıradan bir sanayi şehri haline geldi.

0 0 Cevap Yaz
Zeki Baştürk 17 Temmuz 2017 08:54

Falih Rıfkı Atay'ın bir tümcesini hiç unutamam: " Yeşile koşan Londra'yı görünce denizi kovan İstanbul'u düşünürüm." Uluslar yeşile koşarken bizi yönetenler yeşile ve maviye düşman oldular. Umarım ve dilerim ki yeşil dostu yöneticilerce yönetiliriz bir gün.

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat