Maskeli balo…

6 Eylül 2016 20:53
A
a
Bugünlerde gazetelerin ilk sayfaları Çin’de toplanan G20 toplantılarına katılan liderlerin boy boy fotoğrafları ile dolu. Liderlerin kimi dünyayı  ve bilhassa Ortadoğu’yu kan gölü haline getirmelerinden dolayı büyük bir haz almış olacak ki gülümsüyor. Kimi tek başına, kimi de diğerlerine ders verircesine yanındaki liderle meşgul oluyormuş havası veriyor. Velhasıl zirve sonrası çekilen kare bugünkü dünya jeopolitiğini aynen yansıtıyor.  Bu anlamlı aile fotoğrafında herkes yerini almış, fakat Ortadoğu’da oluk oluk kanlar akmaya hala devam ediyor.
Dünya bir yandan hala, aslı astarı olmayan nedenlerden dolayı iç savaşlarla uğraşıyor, kendilerine egemen güç vehmeden ülkeler, bölgesel güç denemelerine odaklanırken, bugünün süper güçleri de, kurulacak yeni dünya düzeninin baş aktörlüğüne soyunuyorlar. Aleme nizam getirdiklerini sanan devletler, kendi içlerindeki hukuksuz uygulamalardan da haberleri yok. Buna rağmen uyguladıkları politikalarla, aldıkları kararlarla, insanlığın ve Ortadoğu’nun kaderini şekillendirmeye çalışıyorlar. Aslına bakarsanız bugüne kadar dünyanın çeşitli ülkelerinde toplantılar yaparak, ülkelerin sorunlarını en aza indirgemeye çalışan devletler,  bugüne kadar dünyanın hiçbir sorununu çözmediği gibi yeni yeni sorunlar çıkardılar. Afganistan’a girdiler, arkalarında bölünmüş, parçalanmış her an silahların çekildiği, bombaların piminin çekildiği bir ülke, kuru ekmeğe muhtaç edilmiş, bir halk bıraktılar. Sizleri despot bir liderden kurtaracağız, özgürlük ve demokrasi getireceğiz, vaatleriyle Irak’a it sürüsü gibi saldırdılar, diktatör gitti ama, onun yerine ikame ettikleri bir sürü kukla diktatörler ile kan ve gözyaşı sel olup aktı. Halk bugün öldürdükleri o diktatörün fotoğrafını arayacak hale geldi. Tunus, Cezayir, Libya Mısır gibi ülkeleri Arap baharı yalanıyla, kendi halkları tarafından parçalattılar. Zaten kalan bir kısım Arap yarımadasındaki devletçikler de kendi dümen suyunda giden sözüm ona bağımsız ülkelerdi. Velhasıl dünya üzerinde sağlam  kalan İslam ülkesi Suriye’nin de bundan beş sene önce başına çorap örerek av köpekleri  İŞİD, PYD vs gibi terör örgütlerini besleyerek Suriye halkı üzerine saldılar. Dünyaya nizamı hep şer güçlerin getireceğine inanan komşu ülkelerin vurdumduymazlığı sayesinde bu ülkeyi de ateş çemberine dönüştürdüler. İslam ümmeti ipi kopan tespihin tanelerinin yere saçılması gibi bir bir bölündüler, yutulacak lokmalar haline dönüştürüldüler. Sadece bu tespihi bir arada asırlarca tutan imamesi mesabesindeki Türkiye, bunca badireler atlatmasına rağmen dimdik ayakta duruyordu. İşte en sonunda içimize bizzat kendimizin soktuğu, alnı secdelidir bu ülkeye ihanet etmezler diye düşündüğümüz FETÖ nün kıtmirleri vasıtasıyla 15 Temmuz darbesini yaptırdılar. Amaç, Türkiye’de bir iç savaş başlasın, PKK ve etnik gruplar kışkırtılarak dışarıdan müdahaleye elverişli haline getirilsin ve sonunda İslam’ın belki de son kalesi de bölünsün, parçalansın ve güç kaybına uğrasın. Ama vatan sevgisi imandandır düsturuna, tarih boyunca inanmış olan Türk halkı bu kötü oyunu sezdi ve içimizdeki hainler ve onun dış uzantılarına fırsat vermedi, sevindirmedi. Heveslerinin kursaklarında kalmasına sebep oldu. Milletimiz bu oyunu sezdi ve 15 Temmuz’da bozdu. Fakat bu güzel vatanımızı parçalayarak mahvetmek sevdasında olanlar, elbette ki başarılı olmadıkları bu oyunların bir başka versiyonunu  arka plan olarak uygulamaya koyacaklarından kimsenin kuşkusu olmasın. Eskilerin deyimiyle su  uyur ama düşman uyumaz. 15 Temmuz gecesi Kabe-i Muazzama imamının Türkiyemiz için yaptığı güzel duası da gösteriyor ki, Türkiye her zaman İslam ülkeler için bir umut bir ışık, yeri geldiğinde kurtarıcı bir kılıç olmuştur. Bu yüzden kem gözler tarih boyunca hep üzerimizde olmuştur. Ülkemizin birlik ve beraberliği, 15 Temmuz dayanışması ruhu hep düşmanlarımızı kahretmiştir. Onun içindir ki, topraklara tarihin ilk çağlarından itibaren büyük ve kutsal bir misyon yüklenmiştir. Oda İslam sancağı ve hilali düşürmemektedir. Bu kutsal sancağı, Osmanlı Selçuklu gibi atalarımız asırlarca yere düşürmediler. Zamanımızda bu misyon bizlerin omuzlarına yüklendi. Hakkıyla taşımaya ve bu bayrağı dalgalandırmaya mahkûmuz.
G20 zirvesine katılan liderlerin fotoğraf karesi aslında sahte gülücüklerin, menfaat hesaplarının zihinlerde kurgulandığı bir resimdir. Liderler birbirlerine nezaketten dolayı ilgi ve alaka gösterseler de, aslında her birinin kafalarının içinde tilkiler dolaşıyor. İyilik meleği gibi sırlı, fakat altında he türlü haksızlık, zulüm ve ihanetin kol gezdiği bir maskeli balo kıyafetidir. Bir şarkı sözünde yazıldığı gibi duvardaki görünen resim başka, onun arka planında tasarlanan düşünceler ise bambaşkadır. Bu tip resimler birer kurgu olup, bizleri ve dünyayı aldatmasın…
 
1000
icon
Hikmet alb 6 Eylül 2016 23:28

Keşke Suriye bataklığına hiç bulaşmasaydık orada bize ekmek yedirmezler biz sınırlarımızı sıkı tutarak o tehlikelerden uzak kalabilirdik "DİMYATA PİRİNCE GİDER İKEN EVDEKİ BULGURDAN DA OLMAYALIM" O ZAMAN DAHA SAYGIN VE İTİBARLI DEVLET OLURDUK RECEP KARDEŞİM EVRENSEL ANLAYIŞI ÇOK GÜZEL İZAH ETMİŞ ONA KATILIYORUM ONUN İÇİN BU YORUM ANLAM KAZANIR DİYE DÜŞÜNÜYORUM BAŞARILAR

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat