Mehmet Ali Yılmaz: Bir lezzet ve dostluk ustası

14 Ekim 2016 22:54
A
a
‘’Biri sizi sevmişse hayatınız kurtulmuş demektir’’ Charles Bukowski’nin bu cümlesini severim.
Peki biri size kara lahana çorbası ve kara lahana dolması yapıp özenle önünüze servis ediyorsa; ne demeli.
İşte ben o çok şanslı kişilerdenim; hafta içinde dostum Mehmet Ali Yılmaz evine davet edip sıcak bir misafirperverlikle,  öylesine inanılmaz mutfak maharetleri sergileyerek hem kalbimi, hem gözümü, hem karnımı doyurdu ki kanatlanıp Doburca’dan uçtum, Bursa ovasını havadan seyran eyledim; Hazerfan Çelebi göreydi kıskançlıktan çatır çatır çatlar idi.
***************
Filmi başa sarayım…
Mehmet Ali özlemiş beni, Doburca’daki aile apartmanının üçüncü katındaki yeni dekore ettiği, sıcak renk uyumuyla, mobilya seçimiyle, Amerikan mutfak açık salon güzelim evine çağırdı. Ev Bursa’daki en güzel manzaralardan birine sahip; salondan ve mutfaktan yüz seksen derecelik görüş açısıyla Uludağ yamaçları ve Bursa ovası ayaklarınızın altında. Evin balkonunda, ılık ilkbahar yaz rüzgârlarında kahve içmek, sohbeti koyultmak ömre bedel.
***************
Mehmet Ali’nin incelikli kişiliğinin zevklerinden biri, evine davet ettiği dostlarına yemek yapmaktır ve tabi o pırıltılı zekâsından fışkıran, insanı kahkahalara boğan espriler, anekdotlar, anılar eşliğinde. Keyfi gelmişse Mehmet Ali ile sohbet insanı bambaşka ufuklara sürükler; sohbete ve yemeğe doyarsınız.
Bir yemeği güzel yapan menüsü değil kiminle yendiğidir desem de, bu sanat eseri maharet dolu yemekler bir de Memedim Alim ile yenince hazzı tarifsiz oluyor.

Karalahana dolması ve çorbası
 

 
Mehmet Ali’nin parmak hünerine hayranım; ellerindeki yaratıcılığa meftunum. O ellerden parmaklardan hem müthiş güzel kelimeler, cümleler fışkırır klavye dokunuşlarıyla; hem de ne lezzetler, rayihalar, kokular, tatlar yayılır ortalığa.
Gelelim Mehmet Ali’nin bana sunduğu menüye: Karadeniz usulü karalahana çorbası ve Halide usulü(ortak dostumuz Halide Türkoğlu Yukay) kara lahana dolması.
Her ikisi de göze, damağa, mideye hitap eden lezzetleriyle beni mesti perişan eylediler. Kokuysa koku, görüntüyse görüntü, renkse renk, lezzetse lezzet, rayiha ise rayiha.
Siz şimdi özendiniz tarif istersiniz; merak etmeyiniz, Mehmedim Alimden aldım tarifi, geliyor.
***********************
Efenimmmm, önce karalahana çorbası:
Kara lahana yaprakları, şeker fasulye, taze mısır taneleri, mısır unu, tereyağı, zeytinyağı, dana ve kuzu kıyma parçacıkları, acı biber salçası, karabiber, tuz, taze biber, sarımsak, soğan ve bunların vuslatından, birbirine hasretle kavuşmasından, usulüne adabına uygun olarak pişirilmesinden, Mehmet Ali’nin gusto dehası ve el hünerinin senteziyle çorba şeklini almasından oluşuyor; siz de kaşığı yutacak kadar kendinizden geçip hazdan hazza savrularak, bir sarhoşluk hali içinde yanıp tutuşarak afiyetle içiyorsunuz; hayat bitse çorba bitmese diyorsunuz.
****************************
Veee, huzurlarınızda, karalahana dolması:
Damarları haşlanıp alınmış lahana yaprakları, kuzu ve dana kıyması, kuru soğan, zeytinyağı, pirinç, domates salçası, nane, karabiber, tuz. Mehmet Ali’nin hassas, şefkat dolu parmakları ile kıyma bir güzel yoğrulup itina ile karalahana yapraklarına sarılıyor, kısık ateşte 45 dakika ağır ağır pişiyor. Lokum kıvamında olan, ağızda dağılıveren, dağılırken da lezzetiyle sizi darmadağın eden dolma, yanında o güzelim manda yoğurdu ile servis ediliyor. Mutfaktaki orkideler ve mis zambağı sarmaşığı ortama doğanın huzurunu katıyorken, işte tam o sırada mutfağın İstanbul’un eski apartmanlarında da kullanılmış olan el yapımı yer karolarında Kezban beliriyor. Macir Kedisi Kezban Mehmet Ali’nin ABD’de eğitimini sürdüren altın kalpli kızı Mürüvvet tarafından bir çöp konteynırında bulunup getirilmiş ve evin ayrılmaz parçası olmuştur.
Bahçede ise Mehmet Ali’nin, bitirim mi bitirim, sempatik mi sempatik iki köpeği var. Beyaz Bey ve Ayça Hanım.
**************
Mehmet Ali’nin yolu sık sık antikacılara düşer, yazılarını yazdığı masayı görmelisiniz; benim her görüşümde içim gider:
Aslan ayaklı, ahşap masif, 200 yıllık antika bir masadır ki ayrı bir yazı konusudur.
*******************
Bir düzeltme… Mehmet Ali,  ‘’Memd’Ali’’ başlıklı köşe yazısında bana takılıp, onun için seçtiğim Fellini’nin başyapıtlarından Caribia Geceleri filminden sıkıldığını, afakanlar bastığını, kan ter içinde kaldığını söyleyip asıl kendine haksızlık etmiş. Oysa aksine derin sinema kültürü, seçkin film zevki vardır;  sanat sinemasına bayılır; Fellini, Bergman, Antonioni,  Tarkovski,  Kurosawa filmlerinin sıkı bir izleyicisidir Mehmet Ali.
En sevdiğimiz ortak film Ingmar Bergman’ın Yedinci Mühür’üdür.
***********
Unutmadan yazayım…
Mehmet Ali, okuryazar gazetecilerdendir. Medya mahallesinde “yazar” çoktur da okuryazar azdır. Mehmet Ali kendini romanla, şiirle, tiyatro ile besler. Ona, “sivri dilli” diyenler bilmezler ki kalbinde bir şair naifliği bulunur; o naif ruh dostlarına sevdiklerine şefkat ve merhamet doludur. Ayrıca Mehmet Ali bir vakitler Radyo 16’da şiir programı yapmış, edindiği büyük hayran kitlesinin, ısrarlı tacizleri, hayranlık ifadeleri karşısında mahcubiyetten renkten renge girmiştir. Keşke yine öyle bir program yapsa da kulaklarımız kafiyelerle soluklansa, gönlümüz şenlense
************
Aşk ve dostluk olmadan şu soğuk ve karanlık evrende hayatın ne anlamı olur.
Ne mutlu bana ki Mehmet Ali gibi bir hakikatli dostum var; dar günümde daima yanı başımda durmuştur; minnettarım Mehmedim Alime.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat