Meleğimin ardından…

5 Ocak 2018 21:55
A
a
Büyüklerimiz bize daha çocukken komşuluğun değerini ve önemini anlatırdı. Evimiz çıkmaz sokaktaydı ve o çıkmaz sokakta 2 hane yaşardık. Herkes çiftçilik yapıyordu, çiftçilik bizim geçim kaynağımızdı. Çünkü, herkes tarlada, bağda, bahçede, akşam oldu hadi eve gidelim yoktu. Şimdiki gibi hırsızlık, çocuk kaçırma, kötü niyetli kişiler de yoktu. Hepimizin malları, eşyaları, evleri, çocukları komşularımıza yani birbirimize emanetti. Ben o şirin sokaktan başka bir mahalleye gelin gittim. Komşuluk orda da vardı, tabii ben ne kadar aynı mahallenin kızı olsam da bir çekimserlik, bir utangaçlık vardı. Aylar yıllar geçti, ben de yeni gelinlikten çıkıp, eski utangaç hallerimden de kurtuldum tabii yılların verdiği tecrübeyle. Mahalleye yeni arkadaşlar, gelinler geldi kaynaştık, aylar geçtikçe komşu gelininden çıkıp, arkadaş sırdaş olduk. Hepimiz birbirimizin derdine sevincine koşar olduk. En mutlu günümüzde de, en zor zamanlarımızda da hep bir aradaydık, senin derdin benim derdim, senin işin benim işim yoktu. Çok güzel günlerimiz vardı sizlerle, canım komşularım, canım komşu gelinlerim. Hangi anımı anlatayım, hangisinden başlayayım bilemedim, yeriniz dolmaz hiçbirinizin. Biz o mahallede bir elin parmaklarını geçmezdik ama mahallemiz sayemizde neşelenirdi. Güldük, ağladık, dertleştik, birbirimizin her şeyi olduk, komşudan öteydik. Saat, zaman fark etmezdi, saat kaç olursa olsun kâh bir fincan kahveye çaldık birbirimizin kapısını, kâh derdimizin yanında bir bardak çaya. Dedim ya komşudan öteydik. Çok acı hatıraların arkasından beni orada tutan sadece komşularım ve ailemdi. Bana kol kanat gerip, ayakta durmamı sağladılar. Çok değil birkaç ay önce beyaz bir sayfa diyerek işimin ve iş arkadaşlarımın verdiği desteklerle, en acı hatıralarımı bırakıp çıktım gelin girdiğim o evden. Bu kararımda işimin ve iş arkadaşlarımın desteği göz ardı edilemez. Kolay değil 16 senem geçti o evde, o mahallede. En zor olanı da ayrılırken, ağlayarak hakkınızı helal edin demek oldu. Ağlayarak helallik istedik birbirimizden, çok zor geldi ayrılmak çünkü öyle bir daha kadim dostlar, gerçek komşuluklar bulamazdım biliyordum. Ben de onlar için komşudan öteymişim, giderken anladım, beni yolcu ederlerken hıçkırıklara boğularak Allah’a emanet olun, hakkınızı helal edin diyerek içten sarılmalarından anlıyordum. Dedim ya, komşudan ileriydi bizim dostluğumuz. Yeni bir hayat başlıyordu bizim için, ilk defa ayrılıyordum çocukluk mahallemden ve gelin girdiğim o evden. Ailemin dibindeydim, bağırsam duyarlardı sesimi, o kadar yakındım anneme, babama. Asıl hayat şimdi başlıyordu benim için, herkesten ve her şeyden uzağa gidiyordum, mesafe yakındı belki ama benim için uzaktı. En çok da köyümün mezarlığında yatan miniciğimi bırakmak zor geldi bana. Ama yapmam lazımdı kendim için, çocuklarım için, acılardan, acı hatıralardan uzaklaşmam lazımdı. Miniciğimi ilk önce Allah’a sonra da anneme, babama emanet ettim. Vedalaşmak çok zordu MELEĞİM’den ama sadece bedeni toprak altındaydı, ruhu bizimleydi biliyordum, en çok da bu rahatlatıyordu içimi. Sen rahat uyu, ben her hafta yanındayım demiştim ayrılırken, söz vermiştim kızıma. Mahşere kalan bir kavuşmayı beklemek, anaya en ağır bir yükmüş bir kez daha anladım. Seni beklemenin bir adı yok meleğim, içimde kanayıp duran yaramsın. Hayaline sarılıp, özlemini içime her çekişimde, ölüp ölüp nefes almaktır bu bekleyişim...
Rabbim sağlıklarla oturmayı nasip etsin. Amin diyen dostlarım tüm güzellikler sizinle olsun…
 
1000
icon
Gülseda Önelzan 6 Ocak 2018 07:13

Sen rahat ol dik dur komşum meleğin bize emanet...

0 3 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat