Reyhan Değirmenci Batut

Merhaba

13 Nisan 2018 22:35
A
a
Uzun bir aradan sonra yine bir köşemiz var.
Sayın hemşehrim Orhan Efe'nin gururla takip ettiğim yayınlarının bir parçası olabilmek hayli keyifli.
15 Temmuz’dan beri uzak kaldığım basın ve eğitime dönüş şans bu ya bir arada oldu.
Eğitim kısmını önümüzdeki günlerde bolca paylaşırız.
Peşin peşin yazayım da yine saldırıya uğramayalım, ben gazeteci değilim ve öyle bir iddiam da yok sadece işimle ilgili paylaşımlarım olacak.
İlk yazıyı kısa tutalım ki tanışma sohbeti tadında olsun.
Yakında lise ve üniversite öğrencisi olabilmek için çocuklar ayrı, anne babaları ayrı mücadele edecekler.
Devamsızlık, yaş, eve yakın okul, sınavla alan okul, yeni katsayılar ve daha birçok yeni kavramla tanışacaklar.
Tüm bunlara geçmeden önce lütfen bir-iki küçük değeri hatırlatmama müsaade ediniz.
Okul başarısı her şey değildir, iyi olduğunu düşündüğünüz okul umduğunuz sonucu vermeyebilir.
Okulda çok başarılı olamayıp hayatta kendi mucizelerini yaratan, pek çok başarı öyküsüne imza atmış bireyler var.
Hayatta değer biçilemeyen tek şey sevgi ve aile kavramıdır.
Aile sevgisi almış, mutlu anıları olan, sevgi görmüş çocuklar muhakkak ki başarılı olmanın bir yolunu buluyorlar.
Okul öğretim veren bir yer, ki bazen umduğumuzun çok altında olabilir burada değişkenler var ve bize bağlı değiller. Oysa eğitim vermek biz ailelere ait bir görev ve var olan doğrular, yanlışlar bize bağlı.
Sevgi göstererek sağlıklı güçlü çocuklar yetiştirmek mümkün. Özgüveni olan, belli değerlere bağlı yaşaması gerektiğini öğrenmiş çocuk, ne iş yaparsa yapsın en doğru şekilde yapıyor.
Ben bana anne baba koçluğu almak için gelen ailelere hep aynı şeyi söylüyorum. Lütfen sadece sevgi gösterin, zaman ayırın, ilgilenin. Çocuğunuzla, tabii ki akademik başarısıyla değil. Elbette derslerini de sormak, bilmek gerekli, bununla beraber bunu yapan ve sizi bilgilendiren profesyoneller var.
Rehber öğretmen, koç, danışman öğretmen hatta psikolog var çocukların hayatında, yazık ki çoğunda aile yok.
Kurabiye kokan ev tanımını ben onlardan öğrendim. Eve gelince o koku varsa mutlu oluyormuşlar çünkü orası gerçek bir evmiş. Ne kadar üzücü değil mi?
Eve anahtarla girmemek, ailesiyle zaman geçirmek. İstekleri bunun gibi şeyler.
Bir sosyal deneyde ailelere ve çocuklara ayrı ayrı akşam yemeğini kiminle yemek istedikleri soruluyor, büyükler ünlü kişileri seçiyor, çocukların hepsi ailemizle bir arada diyor. Bu videonun tamamı büyüklere izletildiğinde gözyaşlarına boğuluyorlar.
Yurt dışında öğle saatlerinde çocuk parklarında bebek arabalı ailelerin sayısına bakınız bizimkiyle aynı mı ve o çocuklara dikkat ediniz ellerinde tablet var mı?
1 yaşından itibaren annesi tarafından tabletle oyalanan çocuklar var bizde artık, oradakilerin elleri dizleri yaralı çünkü bizim gibi sokaklarda parklarda oynayıp düşüyorlar. Biz çalışmak zorundayız ama diyenleri duyar gibiyim onlarda çalışıyor evde oturan kadın sayısı bizden daha az değil.
İyi bir eğitim almalarını sağlamak görevimiz, istemekse hakkımız fakat anne baba istemek de onların hakkı.
Yetişkin olduklarında hatırlayacakları sizinle geçirdikleri anılar olacak iyi ya da kötü.
Anne ya da babasını kaybetmişler bu dediğimi daha iyi anlayacaklardır, o acıyla baş edebilmek için en çok nereden destek aldınız?
Ben anılarımdan güç alıyorum, ayakta kalabilmek, özlemle baş edebilmek, zor durumda kalınca doğru kararı verebilmek o anılarla mümkün. Çok zaman geçirmişseniz, kaliteli zaman, birbirinizi tanımışsanız, yalnız ya da çaresiz hissetmiyorsunuz, çünkü o sevgi anları sizin yolunuzu kuzey yıldızı gibi aydınlatıyorlar, her yerden görebilmek mümkün.
Yetişkin olduklarında güçlü ve omurgalı durabilmeleri gördükleri sevgiye bağlı olacak ya da çok acı ama her birinin bir fiyatı olacak.
Şimdi satılık diye kızıyoruz ya insanlara en çok da gazetecilere, kişinin bedeli olması işte bu çocuklukta gizli.
İnsan yavrusu zor büyür der büyüklerimiz, emek ister, zaman ister en çok da sevgi ister.
Bu uyarıyı yapan meslek grubu ne olursa olsun sonuç sevgiden geçiyor.
Hani bir kamu spotu vardı 'bakabileceğiniz kadar çocuk yapın' diye biz de şimdi sevebilecekseniz çocuk yapın diyoruz.
Herkesin çocuk sahibi olması da şart değil sonuçta çok zor bir süreç. Onları yetiştirip, topluma kazandırmak ayakta durabilecek hale getirmek gerçekten çok emek, zaman ve sabır istiyor, herkes bu kadar çaba harcamak istemeyebilir.
Okullar gelip geçici, telafisi mümkün fakat kaçırılan zamanı geri almanın yolu yok, lütfen güzel anılar biriktirme şansınızı vaktiniz varken iyi değerlendirin.
Bu konuyla ilgili yazacak çok şey var, defalarca da farklı varyasyonlarını gündeme alırız.
Koçluk, kişisel gelişim, eğitim danışmanlığına dair de çok yazacak konumuz var, soruları da cevaplarız. Lakin önce sevgi, ille de sevgi, muhakkak ki sevgi. Vermesi en kolay,alınca en mutlu eden hiçbir bedeli olmayan en kıymetli erdem 'sevgi'...
 O zamana kadar sevgiyle kalın...

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat