Loading...

MİLLİ SELAMET PARTİSİ- CUMHURİYET HALK PARTİSİ

8 Temmuz 2018 21:40
A
a
(geçen yazıdan devam)
Milli Selamet Partisi'nin ülkede anahtar parti olması, aynı zamanda bir tesadüf değil adeta ilahi bir tevafuk idi. Çünkü, MSP'nin amblemi anahtar olarak seçilip, MSP'liler tarafın dan haylice benimsenmiş idi.
Bir askeri muhtıranın üzerinden henüz üç yıldan ziyade bir zaman dilimi geçmiş, askerler ve sivil siyasetin zoraki ortak gibi sürdürdüğü, devlet idaresi, CHP'den ayrılarak gelmiş bir Başbakan'ın idaresinde güvenlik güçlerimiz, İsmet Paşa'nın tabiriyle 'haytaların' peşine düşmüştüler. Haytalar eylemleriyle ülkeyi karıştırmışlar, İsrail konsolosunu kaçırmak, Karadeniz'de bir ilimizdeki ABD tesisinden bir kaç kişiyi kaçırmışlardı. Her yerde aranmaktaydılar. 1973 seçimleri sonrasında TBMM'de görünen tablo geçen günler içinde netleşmiş, Türk siyasi hayatına Milli Görüşü getiren ve seçmenin büyük bir şuurla meydana getirdiği 48 kişiden müteşekkil MSP milletvekili ve üç senatörü ile kıymetli Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile seçmenden aldığı 1.265.000 rey'in çok üzerindeki sayıda bir topluluğun ümidi haline gelmişti. Ülkemizin ihtiyacı vazifeyi müdrik bir hükümet kurulacağı, bilhassa Er bakan Beyefendi'nin, terminolojisi, ağır başlılığı, inançlı bir anlayışın müntesipliği ülke in sanımızın hoşuna gidiyor, nezaketi  ve Erbakan nüktelerinden bir buket diye anılması gereken bazı ifadatı, kimi insanlara lügata bakma ihtiyacı hasıl ederken de, kimileri de, bu ifadelere ait malumata haiz bulunduklarından, hafızalarında durmakta kelamlara agah olarak, geniş bir tebessümle olumlu beyanlarda bulunma hissiyatına kapılıyorlar, ahali olarak CHP'nin sempatizanları bu koalisyonun vücut
bulmasını samimiyetle istemekteydiler.
Geçen yazımızda koalisyon için protokol yazımının beklenmesini, protokol'ün o günler de telaffuz olarak 'portakal' şeklinde beyan edilmesi beklenirken netice merak ediliyordu.  Oğuzhan Asiltürk ve Deniz Baykal partileri adına protokola nezaret ettikleri söyleniyor, bu iki genç siyasetçi ahalinin dikkatini celbediyorlardı.  Protokol'un en uğraştırıcı mevzuu af meselesinde husule gelen görüş
ayrılıkları idi. Bu meselede CHP af hakkında pek ne düşündüklerini belli etmezlerken,önce ahlak ve ma neviyat demekte olan MSP'si, yüzkızartıcı suçların ve 141, 142. maddeden ceza almışlara karşı
idi. Buna karşılık ortanın solunda dizaynını devam ettiren CHP ise sol cenahı kurtarmayı görevi gibi sanma görüntüsü veriyordu. Nitekim, bu farklı anlayışlar uzun süre devam etti. Neticede, protokol vücut buldu. Hükümet, teşkil olundu. CHP'den bu hükümet teşkili ne kendi partisi içinden bir muhalefet görülmemiş, ancak MSP'de biraz da, Adalet Parti'nin, MSP içinde yer alan mafsalları diğer bir deyişle Risalei Nur mensupları bu koalisyona komünistler affedilecek ifadelerini hatırlatarak, MSP meclis grubunu karıştırıyorlardı. Bu arada ise, 1965 senesinde MTTB başkanlığına seçilmiş olan Rasimli Cinisli Beyefendi, 1973'de Sakarya MSP milletvekili muhterem İsmail Müftüoğlu Beyefendi ile temasa geçerek, ikisi de hukukçu olan bu iki zat, ittifak ederek, Osmanlı Hanedanının çıkması muhtemel bu af kanunu ile vatan cüda olmalarına son verecek olmasını temin edecek çalışmaya giriştiler ve af tasarısına bu maddeyi de ilave etme başarısını gösterdiler, yanlış hatırlamıyorsam, sayın Cinisli, Demokratik Parti milletvekili idi. Bu af kanunu 15/Mayıs 1974' de çıkarıldı. Ancak maddelerin oylanmasında, MSP'nin milletvekillerinin bazıları ki protokola riayet etmeyip, MSP lideri Erbakan Hocamıza, CHP'nin 'Erbakan'a Güvenilmez' şeklinde bir kanaat ileri sürmelerine fırsat vermiş oldular. Memnuniyetle ifade etmek gerekir ki, Osmanlı hanedanı bu af kanunu münasebetiyle vatanlarına avdet hakkını elde etmiş oldular.
Fiemanillah.  Devamı var
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat