Müfredat...

10 Eylül 2017 22:02
A
a
Her yaşanan deprem sonrasında kamuoyu gündemine gelen, “günahkârlığın artışından kaynaklanıyor” söylemi, Milli Eğitim'in yeni müfredatında, “Allah’ın, kullarını imtihanı” olarak gösteriliyormuş…
Hükümet yapısından bir tuğla da olsa kopartmak amacıyla yapılan bu menfi değerlendirmeler, meseleye tek köşeden bakma cingözlüğünden ötürü, keenlem yekun yanlış ve politik yönden de hesabidir…
Xxxxxxx
Çok hafifinden dahi olsa esinti yokluğunda, ağaçlarda bir yaprak dahi kımıldayamaz. Esintiyi doğuran sebep, atmosferik bulut hareketleridir…
Esinti ise sadece netice. Depremlerle seylaplar birer netice olduklarında, bunların sebepleri ne ola ki?...
Fay çatlaklarının hareketleri ve sağanak yağmurlar. Bunların yol açtıkları sarsıntı ve seller de ilahi tabiatının fiziki determinasyon eseri…
İyi de, mal ve canlar üzerinde meydana gelen ağır kayıp ve tahribatın doğal bir netice olması durumunda, bunların sebebi ne olabilir ki?...
xxxxxxxxxx                              
Yönetim sistemimiz, hukuklu demokrasiydi ya da cumhuriyet veya krallıktı. Bu gibi eklendiler bir yana, üzerinde ölümüne bir hassasiyet gösterilen, laiklik…
Laiklik. söylendiğine göre din işleriyle dünya işlerinin hem pratik uygulamalarda, hem de izah ve ifade çerçevesinde  birbirlerini etkilemeyecek tarzda ikiye ayrılmasıymış…
Hal böyle olunca, deprem ve seylapların neticesinde meydana gelen acı kayıpların sebebi de, laikliğin gereği olarak ikiye ayrılacak…
Uygulamalı bilimler, Allah’ın tabiatını tasdiklercesine diyorlar ki, sebep olarak fay çatlamaları, hızlı ve şiddetli yağışlar…
Kendilerine cumhuriyet düşmanı iftirası atılan seccade yandaşları da, zarar ziyan ve kayıpların sebebini Allah’tan uzaklaşmaya bağlıyorlar…
Xxxxxxxxx
Allah’tan uzaklaşma ise, çok açık, net ve basit olarak,    ahlaksızlaşmak
 Ahlaksızlığa gelelim, o da  haksızlık etmek
Ahlaksızlığın her zaman haksızlıkla bir bağı bulunmasa da, haksız yoldan servet seman edinmek ahlaksızlığın dik alasıdır…
Hz. Allah Cellecelehu, ahlaksızlığın her çeşidini kesinlikle cezalandırır mı bilmem ama, haksızlık konusunda kul hakkıyla huzuruna gelinmemesini emrederken, hak yiyenleri ölmeden evvel dünyada da cezalandıracağını açık açık belirtiyor…
Müslümanlarsa, örtülü tarafından Müslümanlığı kendilerine göre şekillendirip çıkarlarına tapınmadıkça, dinden uzaklaşmış olamazlar…
Dere yataklarına, koruma alanlarına, hazine arazileriyle imara açılmamış kendi arsalarında izinsiz, ruhsatsız, çerden çöpten ve projesiz çürük çarık yaptıkları gecekondu ve çarpık yapılarında can ve mallarından olunmak; Allahımızın zatı bilirler ya, hak yemenin dünyevi zemindeki cezasındandır…
Cübbeli Hoca da muhtemelen Marmara depreminden sonra sebebini böyle izah edecekti ama, her çorbaya maydanoz olma huyundan ötürü, can ve mal kaybını Allah’tan uzaklaşmaya bağlamasını kimseler dikkate almadı…
Xxxxxxxx
Eskiyi koyunuz bir kenara. Eski günler yenilmiş içilmiş ve bitirilmiş. Şimdi Yeni Bursa’ya bakalım. Bursa’nın ovadaki ve eteklerdeki eski tarım alanlarına…
Adım başında bir cami, alttan ısıtmalı ve üstten de pervaneli. Çok şerefeli ve ikişer de minareli…
On yıl önceki Marmara depremi de ağır tahribatını, bölgenin fert başına cami ve minare sayısının en yüksek olduğu Gölcük-Düzce aksında göstermişti…
Xxxxxxxxx
Müfredata laf yok da, açıklama eksikliği, spekülasyonlara yol açıyor. Densiz ve tumansızlar ha babam, konuşur da konuşur artık…
Dilleri tutula!...
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat