Loading...

Mütarekeyi arayan sadrazam

12 Eylül 2018 21:01
A
a
Osmanlı devletinde nice sadrıazamlar istifa mektubu tevdi etmişlerdir
padişahlara, ancak Ahmed İzzet Paşa'nın Sultan Vahideddin Han'a
sunduğu istifanamesini buraya almadan edemedik, şöyle ki :
                                       ATABEİ SENİYYEİ HAZRETİ PADİŞAHİYE
Evkaf- ı hümayun nâzırı Abdurrahman Şeref Bey kulları vasıtasıyla
tebellüğü eylediğim ira de-i seniyye-i mülükâneleri icabatını teemül
etmekde iken meclis-i âyan reisi Ahmed Rıza Bey kulları evvelki
irade-i hümayunlarının hem teşrii infazı, hem teşmili ahkâmı tarzında
beyanat-ı katiyyede bulundu. Talat Paşa kabinesinin istıfasını
müteakiben kabine teşkiline memur olan Tevfik Paşa kullarının bir
hafta zarfında kabinesini teşkil edememesi üzerine emniyet-i
hümayunları çakerlerine teveccüh etmiş ve hasım ordular, payitaht
yakınlarında düşman tarafından işgal edilmemiş olan bakiyye-i
memâlikde istilâ tehlikesinde iken itimadı mülükânelerine iğtiraren
idarei umuru devleti deruhde eyleyen hey'etimiz bir taraf dan binisbe
muvafık şeraitle mütareke aktederek tecavüzat-ı âdayı durdurmuş ve
diğer tarafdan dahilde şimdiye kadar temin-i emnü asayişe muvaffak
olmuştu. Nifak ve tefrika tohumlarını izale ederek ve fırka
ihtilafının tahaddüsüne meydan vermeyerek efrad-ı milleti yalnız
menfaati vataniyye dâiresi etrafında toplamağa ve meşrutiyetin kâffe-i
esasatına sadık kalmaya azm eylemiş olan kabinemiz hakkında emniyet-i
hümayunlarına şâibedar olduğu Ahmed Rıza Bey'in beyanat-ı vakıasından
istidlâl edilmiştir. Zâtı hümayunları ile hey'eti hükümet arasında
hadis olmuş hiç bir ihtilaf-ı esasî mevcud değil iken kabine rei sine
teveccüh eden mes'uliyetin bir takım kuyud ve şurut ile tahdit ve
takyidini, riayat-ı ah kâmına kasem etmiş olduğumuz kanun-î esasî ile
kabil-i telif görmemekdeyiz .
Kabinemizin esnayı teşekkülünde gerek tarafı hümayunlarından telakki
ettiğimiz iradat, gerek efkâr-ı umumiyye-i memleket de hiss-i intikam
uyandırmamak ve her kimin hakkında olursa olsun ahkâmının tatbikinden
inhiraf etmemek merkezinde idi. Yine bu şerait dairesinde vüs'ati
yettiği derecede devlet ve vatana hizmetde, devam eylemek azminde sâbit
iken bervechi maruz insilâbı hümayunları zehabı üzerine rüfekay-ı
çâkeranemin ittifak-ı ârasıyla istifamızı hâkipâyi hümayunlarına
takdime karar verdik. İstirham-ı âcizâne mizin lütfen kabul buyrulması
temenniyatını vatanımızın refah ve selâmeti ve devlet ve milletimizin
terakki ve teâlisi ve zât-ı hümayunlarının tevafüri ömrü şevketleri
tederruatına ter difen arz eyleriz ."
Ahmed İzzet Paşa Cumhuriyetin tesisi sonrasında tekaüdlüğe sevk
olundu. Geçimi sadece emekli maaşına kalmıştı . Çok sonraları
elektrik idaresi meclis azalığına getirilerek bir miktar hakk'ı huzur
alması temin edildi. Ömrünün son demlerinde şeker hastalığı illeti kansızlığa münkalib oldu. 18/Muharrem/1356- 31/mart/1937’de Moda’da
ikamet ettiği evin de terk-i hayat eyledi ve pek sâde bir merasimle
Karaca Ahmed Kabristanında, Çiçekçi Camii cephesine defn olundu.
Aşağıya alma hususunda hayli karışık duygular içinde kıvrandığım
İbn'ül Emin Bey'in şu hatırasıyla bu muhterem mareşalin biyografisi
çalışmamızı sona erdirelim: İbnül Emin Mahmut Kemal İnal Bey merhum
'Son Sadrazamalar' adlı muazzam eserinde anlatıyor: "

Bir gün büyük dayımın torunu olan Müşir Şâkirpaşazade Cevad Paşa'nın
Göztepe'deki köşkünde toplanıldı. Cevad Paşa,beni görünce:'Allah aşkına
söyle İzzet Paşa'ya ne yaptın? Ne vakit evine gitsek namaz da buluyoruz' dedi. Bunun üzerine ben de ‘Ne yaptın diye beni istintak
edeceğine sen de onun gibi olmağa çalış’ diye bir hayli te'sir edici
sözler söyledim. Hakk'ın hidayetiyle o da,öbür zâtın yolunu tutdu.
Cenabı Hakk’ ikisine de rahmet eylesin. Ahmed İzzet Paşa'nın 1864’de
Nasliç'de başlayan hayat çizgisi Moda koyuna nâzır hanede son bulduğu
hayatı,1937 senesinde 73 yaşını sürmekteydi. Birkaç sene evvel
rahmete karışan Profesör Haydar Furgaç merhum mareşal Ahmed İzzet
Paşa'nın mahdumuydu. Paşa'nın, kaleme almış olduğu hatıratının bir
hülasası olan "FERYADIM" adlı eseri son devire ışık tutan ifadeleriyle
okunması gereken yakın târih şahididir. Fâkir her nezaman Üsküdar'dan
fakiraneye giderken merhumun kabri önünden geçerken fatihalar
göndermeği ihmal etmem. O savaşı sona erdiren insan olarak ve kuvay-ı
milliyeye hâdim bir zât olarak anılacaktır. Bazı kuvay-ı milliyeciler
farklı söyleseler dahi! Çünkü padişahından,
sadrıazamına, erinden, generaline kadar, tabii bir muvazaanın hüküm
sürdüğü demlerdir. Adı geçen merhumlara rahmetler dilerken, okuma
mevsiminin içine girilen Eylül ayının tüm öğrencilere,öğreticilere
başarılar getirmesini temenni ederim. Fiemanillah
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat