Loading...

Reyhan Değirmenci Batut

Naftalin kokan anılarım

12 Ocak 2019 15:44
A
a
Yaşımı hiç gizleme gereği duymadım, her yıl sevinçle bir yaş daha almamı kutlarım. Yaşlanma endişem yok, hâlâ hayatı seviyorum, hem zaten motosikletimle torunumu anaokulundan almaya gidip, süper babaanneliğimi ilan edeceğim daha. Bununla birlikte eskiyi özlemle hatırlıyorum, çocukluk anılarım, kaybettiğim yakınlarım, babaannemle dedemle geçirdiğimiz harika zamanlar… Beni naftalinleyip müzeye kaldırabilirsiniz ama ben yine de eskiye özlemle yazmaya, anlatmaya devam ederim.
Benim babaannem çok akıllı, becerikli, tatlı biriydi, şifacıydı aynı zamanda hem de masalcı. Herkesin aile büyükleri kendisine kıymetlidir, benimki de benim için en babaanne. Dedem ayrı hikaye de, bugün aklıma eski şifa metotları geldi, o yüzden babaannemi yazayım.
Omuzum, boynum dayanılmaz bir ağrı yaşatıyor günlerdir bana, modern tıbbın çaresiz kaldığı bu durumda imdadıma ne yetişti, ‘‘bardak çekme’’ denen yöntem.
Eskileri hatırladım, köyde sağlık personeli yokken enjeksiyonu babaannem yapardı, ağrısı olana, düşene iğrenç kokan bir merhem hazırlar, onu sargı bezi olarak kullandığı malzemeye de sürerek  kalınlaştırır itinayla sarardı. Bardak çekme uzmanlık alanıydı, arı ve böcek sokmalarına fesleğen ezer, haşereler için tütsüler yapardı. Daha neler neler var, öksürüğe, soğuk algınlığa karışımlar hazırlardı babaannem. Bana hiç hayır diyemeyen ama sağlık söz konusu olunca itiraz hakkı vermeyen sevecen kadın. Bana davranışına bakınca dünyaya beni sevmek ve mutlu etmek için geldiğini düşünürdüm ama anneliği de öyleymiş.
Her şeyi güzeldi sabah kahvesi bile ritüel gibiydi, davranışları, yaşamı şık olurdu onun, ne yapar eder öyle yaşamayı başarırdı. Beni de öyle büyüttü bugünkü bana bakıyorum da, ondan öğrendiklerim olmasa çok eksik olurdum. Ben bu nedenle şartlar ne olursa olsun mutluluğu görmek mümkün, çözüm sorunun içindedir, bardağın dolu tarafına konsantre olun diyorum.
Şimdi naftalinli ya da değil ben nasıl sevmeyeyim geçmişimi. Aile büyükleriyle yaşamanın müthiş şansıyla büyüdüm, neredeyse her sorun evde çözülebilirdi, o zaman işe yarayan çözümler güncelliğini yitirmedi hâlâ işe yarıyor.
Bizim geçmişimiz, kültürümüz çok çeşitli, şamanizmden, at sırtında göçer oldukları dönemden, yerli halktan, gayrimüslimlerden kalan farklı bilgi birikimlerimiz var hepsini harman etmişiz kullanıyoruz. Yemeklerden kutlamalara, sağlıktan sanata mozaiğimiz var. Toplum olarak medeni dediğimiz ülkelerin şimdi keşfettiği, ancak değerini çözebildiği bilgilere, bizlerin büyük büyük nineleri sahipmiş. Masallar, hikaye anlatıcılığı, dualarla enerji paylaşımı ne kadar özelmiş.
Yazacak hatırlayacak bir sürü konu var, bir başka yazıda uzun kış gecelerinde anlatılan masalları, hikaye anlatıcının mahirliğini analım.
Hafta sonu geldiğine göre ben yazıncaya kadar beklemenize gerek yok, yaşayan aile büyüklerine gidip onların hatıralarını dinleyebilirsiniz. Bozanın, kestanenin, patlamış mısırın zamanı, yeni nesile “bisküvi arası lokumla’’ gofretin atasını tanıtmak için de, Amerikan menşeili bardakta tane mısırın aslında bizim geleneğimiz olduğunu göstererek, büyükanneleri eşliğinde öğretebilirsiniz.  Hem söylüyorum çok zenginiz biz, çok keyifli, renkli bir kültürümüz var, tek yapmamız gereken yaşamak ve yaşatmak.
Mutlu hafta sonları…
 
1000
icon
Ali COŞAR 12 Ocak 2019 22:02

Süper bir nostalji. Tüm satırlarına imza atarım. Reyhan hm.a çok teşekkür ederim

0 1 Cevap Yaz
Kocakurt Nevzat 12 Ocak 2019 20:12

Ah birde bilebilsek bu zenginliğimizi. Unutmasak geçmişimizin güzelliklerini. Sobadaki kestaneyi, sokaktaki cilliyi,salçalı ekmek zamanlarının dostluklarındaki sevgiyi.. Değerlerimizi İnsanımızın mutluluğuna vesile edebilsek Sevgiyi egemen kılabilsek YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEMİZ de.. Ama o zaman TÜRKİYE MUTLU olurdu. Buna izin yok Kaleminize sağlık sayın yazar.

0 1 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat