Neden, niçin yazıyoruz?

26 Eylül 2016 22:24
A
a
Uygarlık, ateşin mi yoksa yazının mı bulunmasıyla başladı tartışılır…
Tartışılamayacak olan yazının iyi bir yazının gücüdür.
İyi bir yazı ise sanattır…
Sanat sanat için midir, toplum için midir” tartışmasına girmeyeceğim.
Derdim yazının gerekliliği…
Ama iyi bir yazının…
 
* * *
Düşünceyi kayıt altına alma, yani; yazma eylemi sürekli bir ilerleme ve manen ölümsüzlük gibi bir şey olsa gerek.
Yani, ne kadar güçlü ve dâhice olursa olsun, yalnız hafızaya hapsedilen düşüncenin sonunda sönmeye, unutulmaya mahkûm olduğu açık değil mi?
Zaman geçer, insanlar ölür ama o kalır…
Konuşmuş olsan bile “Söz uçar, yazı kalır
Hem insan aklı ve hayal gücü, bitmez-tükenmez bir hazine değil midir?
O halde bu hazineyi iyi kullanmak olmalı asıl amaç ama onu kayıt altına da almak önemli olsa gerek.
 
* * *
Yazmak; İnsanın duygularını, düşüncelerini, düşlerini duyurmak için art ardına attığı acı dolu çığlıklar gibi bir şey bana göre de.
Yoksa kimlerin okuyacağı çok önemli de değil!..
Sorduklarında bana, “Nasıl gidiyor” diye, yanıtım, “Valla yazıyoruz işte okumayanlar için, okuyanlar da zaten bildiklerini okuyor!” derim.
Belki de şunun için mi yazıyorum, "Bu âlemde ben de varım, hey insanlar beni de görün!" diye falan mı kim bilir?
 
* * *
Gerçekten insan niye yazar?
Anlatmak için mi, anlaşılmak için mi? 
Belki de kendimizle yüzleşmek için?
Kim bilir belki kendimizi tanımak, bulmak için!
Ve sanırım en doğrusu her şeye merakımızın sürmesi, araştırma, inceleme gücümüzü yitirmememiz için olsa gerek.
Yazıyoruz sürekli…
Bu dünyaya, olan-bitene karşı söyleyeceklerimiz olmalı.
Yaşadıklarımıza, yaşatılanlara itirazımız vardır çoğunlukla…
Değişmek için, değiştirmek için bütün olan-biteni…
 
* * *
Okuyanların hoşuna gidenler mi yazılır, yazılmalı?
Yoksa başka bir amaçla mı?
Yani tamamen ticari bir kaygıyla yazmak etik olur mu?
Eğer neyin yazılması gerektiğine ‘Okur’ karar verecekse o zaman kimsenin de kalkıp, televizyonlardaki o pespaye evlilik programlarına söz etmemesi gerekmez mi?
 
* * *
Evet, yaşam akıp gidiyor…
Yazmak, düşüncelerimizin yaşam bulma şekli, bu açık.
Niçin yaşıyorsak, o nedenle yazıyoruz…
Ve de nasıl yaşıyorsak, öyle de yazıyoruz sanırım.
Yaratılış amacımızı bilerek, nefsimizi ikinci plana atarak yazabilmek en doğrusu olsa gerek.
İçten, açık, kibirsiz, tepeden bakmadan, bilgiçlik taslamadan ve de kırmadan yazmak…
Ama heyecanlandırmak ve fark yaratmak…
İşte zor olanı bu…
Peki, ne yazmalı?
Yanıt açık değil mi?
Yazmamamız gerekenleri yazmazsak eğer, yazılacaklar ortaya çıkmaz mı?
Ben, önce ne yazılmaması gerektiğini düşünürüm.
Neleri yazmayacağımızı bilmek de önemlidir.
Ama asıl önemlisi, geçinebilmek için yazı yazmakla, yazı üzerine kurulmuş bir yaşamı birbirinden ayırmak...
Geçinebilmek için yapabileceğim diğer işler yazmak kadar zevk vermiyorsa ne yapmak gerek?
Yazmak yaşamda kalmanın bir yolu olmuyor mu bu durumda?
 
1000
icon
Hikmet alb 27 Eylül 2016 01:00

DEĞERLİ YAZARIM İLGİNÇ KONUYU GÜNDEME TAŞIMIŞSINIZ BEN BÜTÜN FAALİYETLERİMDE FAYDALI OLABİLME GAYRETLERİ İÇERİSİNDE HAREKET EDERİM BUNU DA MÜNEVVER GEÇİNENLERİN BİR GÖREVİ OLARAK GÖRÜRÜM OKUDUKLARIMI GÖRDÜKLERİMİ YAŞADIKLARIMI YANİ BU YAŞA GELİNCEYE KADAR BİRİKTİRDİĞİM HER ŞEYİ ETRAFIMLA PAYLAŞMAYI KENDİME GÖREV SAYMIŞIMDIR BİRİKTİRDİĞİM HER ŞEYİ MEZARA MI GÖTÜRECEĞİM DİYE KENDİMİ SORGULARIM BU FAKİR MİLLETİN İMKANLARI İLE OKUMUŞ VE DÜNYAYA BAKIŞI FARKLI OLAN BİR KİŞİNİN YAPMASI GEREKEN BÖYLE OLMALIDIR KÖY ÇOCUĞU OLARAK KÖYÜME GELEN MÜNEVVER KİŞİNİN KONUŞMASINI CAN KULAĞI İLE DİNLER ONDAN FARKLI ŞEYLER ÖĞRENMEYE ÇALIŞIRDIK ŞU ANDAKİ TOPLUM YAPISI DA PEK DEĞİŞMİŞ DEĞİL YANİ AMİYANE TABİRLE ETRAFINA FAYDASI OLMAYAN NE KOKAR NE BULAŞIR İNSANI HİÇ SEVMEM ZATEN TOPLUM DA ONU GURURLU VE KİBİRLİ OLARAK GÖRÜR YANINDAN UZAKLAŞIR KÜLTÜRLÜ VE MÜNEVVER GEÇİNEN HERKES BİLDİKLERİNİ ETRAFINLA PAYLAŞMALIDIR O ZAMAN ARANILAN VE SAYGI DUYULAN KİŞİ OLUNUR MÜTAVAZİ VE HOŞ GÖRÜLÜ OLMALIYIZ SAYGILAR

0 1 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat