Savaş öncesi Suriye

5 Aralık 2017 22:10
A
a
ABD’de doğmuş ve yaşamış, orada yıllardır zenci Müslümanlar’ın haklarını savunmuş olan Malcolm X; “İnsan hedefe kilitlenirken iyi nişan almalıdır. Attığı zaman kuklayı değil, kuklacıyı vurmalıdır” der. Bunun için de Ortadoğu coğrafyasındaki resmin arka planını iyi okumak gerekir. Sadece günlük olaylara bakarak ve taklit ederek bu coğrafyanın geleceğini zihinlerimizde şekillendiremeyiz. Zaten İslam alemi ve Türkiye’nin bugünlerdeki en büyük sorunu bohem düşünce tarzıyla hareket ederek, olaylara bakması ve politikasını şekillendirmesidir. Türk dış siyasetçileri sadece günlük, haftalık olaylara bakarak tedbirler alıp, gelecek politik kanalları izlemeye çalışmalarıdır. Halbuki dış siyasette gündemi bizler tespit etmiyoruz. Yıllardır ve hatta asırlardır kuklaları idare eden büyük güçlerin kuklacıların kurgulayıp yürürlüğe koydukları bir senaryo, halen İslam dünyası üzerinde oynanmaktadır. Bugün Ortadoğu’nun ve İslam aleminin darmadağın olmasında, küçük küçük aşiretler ve devletçiklere bölünmesinin baş mimarı olan ABD, dış siyasetin de bundan otuz-kırk yıl sonraki olayların kurgulamasını yapar, bu kurgu doğrultusunda kendi planlarını gerçekleştirmek için olaylara yön verir. Gerekirse planını uygulamak için, gezi olaylarında, Arap baharında, Suriye’de olduğu gibi kendi olay çıkarır. Nitekim Tunus’taki bir seyyar satıcının başına gelen bir olayı bahane ederek ve halkın hassasiyet ve duygularını tetiklemek suretiyle, Afrika’nın kuzeyindeki İslam devletlerinde başlayan sözde bahar havasının, sonuçlarını ve ümmetin geleceğine ne büyük zarar verdiğini hep birlikte gördük. Türkiye olarak ayaklarımıza ve idraklerimize vurulan prangalar nedeniyle, ilk etapta Arap Baharı’nı hayırlı bir iş yapılıyor zannettik. Bizim o günlerdeki düşüncelerimize göre;  İslam alemi başlarına İngilizler’in ayak oyunları ile getirilen despot ve tiranlardan kurtulacak, Müslümanlar rahat bir nefes alarak, başkaldırı sonrası kulaklarına üflenen demokratik ortamlardan faydalanarak iktidara gelecek ve güya demokrasinin nimetlerinden nemalanacaklardı. O günlerde Türkiye olarak hiç düşünmeden yıllarca dostumuz olan ve Kıbrıs çıkarmasında en büyük maddi-manevi ve askeri yardımı yapan Libya lideri Muammer Kaddafi’yi bile bir kalemde sildik attık. Daha da vahimi, o günkü yerleşik nizama başkaldırarak Batılı devletlerin silahlandırdıkları militanların, yaralı olanlarını Türkiye’ye getirerek fakir halkın kapısından dahi giremediği beş yıldızlı lüks özel hastanelerde tedavilerini bizler yaptırdık, bizler karşıladık.
Bunca yaptığımız fedakârlığa rağmen, olayları iyi okuyamadığımız için, hep perde önünde oynayan kuklanın gölgesini gördük ve bir türlü göremediğimiz kuklacının attığı oklar hedefini bir bir buldu. İslam ülkeleri hak ile yeksan oldu. İşin garibi ümmetin parçalanmasında Türkiye olarak bizim de bir nevi katkımız oldu.
İslam coğrafyasında çıkardıkları ve bizzat kendilerinin  dahil oldukları kaos ve savaş ortamını yetersiz bulan ABD ve Batı bunca akan kan ve gözyaşı yetmezmiş gibi, bundan beş sene kadar önce, burnumuzun dibinde, senelerdir dostane bir şekilde barış içinde  yaşadığımız, kendileri ile demografik ve coğrafi bağlarımızın bulunduğu, birlikte tarih yazdığımız komşumuz Suriye’de patlak veren olayları sergileyerek, Ortadoğu’nun haritasını değiştirebilecek seviyeye taşıdı. İlk başlangıçta Esad ve onun zulmüne karşı tavır alan bir ABD’yi görüyoruz. Zamanla bu tavrını değiştiren ABD, batıl dostlarını da arkasına alarak koalisyon güçleri ile birlikte hareket etmeye başladı. Zira Ortadoğu konusunda, ABD ve Batı’nın politikalarını birleştiren bir güç vardı. Bu da İsrail idi. Siyonist akıl BOP dediğimiz Büyük Ortadoğu Projesini gerçekleştirme yolunda, önündeki engelleri kaldıracak hamleleri bir bir sütre arkasından ortaya sürmeye başladı. 
 
Bu hain planını gerçekleştirmek için de ABD, İslam  ülkelerinin kendi içlerinde besleyip, büyüttükleri terör gruplarına, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan psikopat tipleri de kaynak yaparak, IŞİD dediğimiz, Müslüman gibi görünen bir kana susamış sırtlan sürüsünü Suriye’de piyasaya sürdü. IŞİD’in ortaya çıkarılması ile Ortadoğu’da bir çöplük oluşturuldu. Artık bu çöplüğe sineklerin üşüşmesi beklendi. Çürüyerek bozulmaya yüz tutan bu çöplükteki kan kokusunu alan Avrupalı koalisyon güçleri, Rusya ve İran bir bir bu sofradaki yerlerini aldı.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat