Sistem münakaşaları (2)

23 Kasım 2016 11:18
A
a
Parlamenter sistemin olmazsa olmazı, belli aralıklarla yapılan serbest seçimlerdir. Sistemin işleyişini üstlenecek irade seçimle ortaya çıkar. Seçim bir yerde iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan kısaca sapla samanı birbirinden ayırmada bir enstrümandır. Seçim, en iyiye ulaşabilmenin de bir yoludur. Bugünümüz insanının ağzına sakız yaptığı bazı kelime ve tabirler vardır. Genellikle tüm dünyada kabul görmüş, insanların zihninde olumlu çağrışımlar yapmış kavramlar vardır. Cumhuriyet, demokrasi, hürriyet, barış, hümanizma gibi. Aklımıza ilk gelen kavramlar bunlardır. Ama bu kavramların salt bir kelime olarak hiçbir değerleri yoktur. İçinde sakladığı mana ve anladığımız mefhumlar bu kavramlara değer atfeder. Dışı ve özü önemli manalar ifade eden bu kavramlar, bugün kişi ve kuruluşlar tarafından istismar da edilmektedir. Herkes toplumda karşılık bulmayan görüş ve düşüncelerine değer kazandırmak ve zihinlerde pekiştirmek için bu kavramlara sarılmayı marifet saymaktadırlar. Adam yazılarında ve konuşmalarında, haktan, hakikatten ve adalet ve insaftan yoksun köhnemiş fikir ve sistemlerini topluma kabul ettirebilmek için sıkça bu kavramların arkasına sığınmaktadır.
Meclisteki müzmin muhalefet CHP, mevcut yapının aynen korunması yönünde çaba sarf etmektedir. Ancak doksan senedir uygulanan parlamenter sistem Türkiye’ye ne getirmiştir, neler götürmüştür. Bunun hesabını yapma zahmetine katılmıyor. Onlar istiyorlar ki eğer bu sistem değişecekse ta 1923’lerdeki uygulanan bir sistem getirilsin. Dünya değişmiş, insanlar değişmiş, her şey tekâmül göstererek muasır medeniyet seviyesine gelmiş. Onlar ise karanlık ve despot bir yönetim modeline dönülmesini savunuyor. Kendilerine sorarsanız her platformda utanmadan sıkılmadan Türkiye’ye demokrasiyi getirdiklerini ileri sürerler, ama 1950 yılına kadar demokrasi denilen yönetim biçimi topluma sunmadılar. Adı Cumhuriyettir, halktır. Ama partinin uygulamalarında ne Cumhuriyet rejimin umdelerini ve ne de halkı bulamazsınız. Cumhuriyet rejimi, azınlığın haklarının korunduğu çoğunluk rejimidir. Çoğunluğu tayin seçimle olur. Türk siyasi hayatında seçim tarihine şöyle bir göz attığımızda, Cumhuriyeti biz kurduk diye böbürlenenlerin hiçbir zaman halkın önüne alternatifli bir sandık getirmediklerini görürüz.
Türk siyasi tarihimizde ilk defa serbest seçimler 1927 yılında yapılmıştır. Seçimlerde propaganda yasaktır, seçime katılma oranı da %20 civarındadır. Şeyh Sait isyanı bahane edilerek, kendilerinden olmayan tüm siyasi partiler kapatılmış, seçime sadece Halk Fırkası (CHP) katılmıştır. 1931 yılında yapılan seçimlerde ise göstermelik de olsa, yine CHP’den ayrılanlara Serbest Fırka diye bir parti kurdurulmuş, ancak halk bu partiye fazla teveccüh gösterince, Menemen olayları tertip edilerek partiler kapatılmış, nedense CHP de parti olduğu halde hiç dokunulmamış, bu seçime de sadece CHP katılmıştır. Bu tarihten sonra Türk siyasi tarihinde, CHP’ye muhalefet edecek tüm partiler kapatıldığı gibi yeni parti kurulmasına da izin verilmemiştir. Sırasıyla 1935, 1939 ve 1943 yıllarında yapılan genel seçimlere de sadece CHP katılmış, CHP’li adaylardan başkasının seçimlere katılmasına izin verilmemiştir.  Bugünkü manada ilk serbest seçimler 1946 yılında yapılmış, seçime iki parti CHP ve DP katılmıştır. Ancak bu seçimi kazanamayacağını anlayan CHP seçim yasasını değiştirerek, açık oy gizli tasnif ilkesini kabul etmiş, milletin iradesi ile alay edercesine oylar DP’ye verildiği halde tasnif gizli olduğundan CHP hanesine yazılmış, bu seçim de hile ile CHP’ye hediye edilmiştir. Zaten 1946 yılında bugüne kadar CHP ve onun temsil ettiği zihniyet girdiği bütün seçimleri kaybetmiş, her seçimde milletten şamar yemiş fakat hala da akıllanmamıştır. Acaba bu millet bana niye oy vermiyor diye düşünmemiştir. Kurulduğundan beri kendi yanlışlarını millete dikta etmiş,  insan hak ve özgürlüklerini baskı altına alarak yok etmiş, milleti inancından, kültüründen velhasıl tüm manevi değerlerinden kopararak,  adeta millete savaş açmış olan CHP zihniyeti artık seçimle işbaşına gelemeyeceğine kanaat getirmiş olacak ki, önüne konulan bütün sistemlere gözünü kapamış, geçmiş günlerin özlemiyle nostaljik bir romantizmin içine girmiştir. CHP bu özlemini dile getirirken ayrılıkçı akımlarla kol kola girmekten çekinmemiş, bugün olduğu gibi terör uzantısı HDP ile ülkenin felaketi üzerine anlaşmıştır. HDP Güneydoğu’nun Türkiye’den bölünmesi için PKK ile işbirliği içinde, CHP İzmir Milletvekili Ali Yiğit denen bir adamın da, İzmir’in Türkiye’den ayrılması hususunda AB ile iş tutması da gösteriyor ki CHP de batıyı bölme ve parçalama düşüncesi içindedir.
Başkanlık sistemi tartışmalarında, parlamenter sistemi, savunan CHP samimi davranmadığı gibi ne istediğini de bilmiyor. Çünkü 1923 yılından 1950 senesine kadar kendilerinin uyguladığı sistemde parlamento hiçbir zaman olmamıştır. Çünkü kendi zamanlarındaki milletvekillerini halk seçmez, CHP tayin etmiştir. Zira o tarihlerde bir partili hem o partinin il başkanı ve hem de o ilin valisi olabiliyordu. Ankara Valisi Nevzat Tandoğan hem CHP il başkanı ve hem de vali idi. Kaldı ki bu parti kendi içinde de seçimi yasaklamış bir partidir. CHP’nin 1938 yılında yapılan olağanüstü kurultayında yaptığı tüzük değişikliğinin 3. maddesine göre “partinin değişmez başkanı İsmet İnönü’dür.” 4. maddesi de “partinin değişmez başkanı sadece vefat, vazifeyi yapamayacak derecede hastalık veya kendisinin istifası ile değişebileceğini” kabul ederek şeflik saltanatını getirmiştir. Kendi içinde seçim istemeyen bir parti, bu millet için seçim ister mi? Kendisinin millet tarafından çöpe atıldığını bilen CHP elbette ki, yeniliklere kapalı olduğundan başkanlık sistemine karşı tavır alacaktır. Dün olduğu gibi bugün de CHP’nin bu millete vereceği hiçbir olumlu katkısı yoktur, olmayacaktır. İktidar bu konuda bir beklenti içine de girmemelidir. Zira ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Parlamenter sistemden CHP’nin ne anladığını eski uygulamalarına bakarsak görürüz. Zaten her şeyi tersinden okuyan bir anlayıştan ne bu ülkeye ve ne de bu sisteme bir fayda gelmez.
Devam edecek…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat