Sistem münakaşaları (4)

28 Kasım 2016 22:44
A
a
Başkanlık sisteminin Türk siyasi yapısına getirilmesinde büyük yararları olacağı kanısındayız. Bugünkü sistemde başbakan genellikle bir partinin milletvekilleri ve genel merkez delegeleri tarafından seçilmektedir… Başkanlık sisteminde doğrudan halk tarafından seçilmektedir. Doğrudan halk tarafından seçilen bir başkan, gücünü halktan alır, mensup olduğu siyasi partiden değil… Ve bu yöntem daha demokratiktir. Gücünü bizzat halktan aldığı içinde halka karşı bizzat sorumluluğu vardır. Benim partim, benim delegem bu konuda ne der, ne düşünür fikrinden uzaktır. Bu konuda millet ne der düşüncesini öne çıkarır. Bunun içinde başkan kendini seçen milletin istediği yönde politikalar uygulamak zorundadır. Başkanlık sisteminde başkan her konuda doğrudan yetkilidir.
Başkanlık sisteminde  yasama (Parlamento) yürütme (Bakanlar kurulu) birbirinden tamamen ayrılmıştır. Bu ayrılma, denetleme mekanizmasını  harekete geçirir.. Zira denetleme sayesinde, yasama organı  ve vatandaşlar başkanı ve onun kararlarını rahatça tenkit edebilirler. Ama parlamenter sisteminde, yasama ve yürütme mecliste çoğunluğu elinde bulunduran siyasi partinin elinde olduğu için, yasama ve yürütme birlikte hareket ederler. Karşılıklı olarak birbirlerini tenkit etmeleri mümkün değildir. Zira siyasi partilerin  tüzükleri gereği, parti mensupları kendi partilerinin bakanlarını ve parti politikalarını eleştirmezler, disiplin mekanizması işletilerek hemen partiden ihraç edilmeleri söz konusudur. Bu itibarla başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığı prensibi net ve kesin bir şekilde uygulanır. Şu da unutulmamalıdır, başkanlık sisteminde başkan tamamen keyfi hareket edemez. Yasama meclisinin çıkardığı kanunları uygulama yetkisi vardır. Yasama kanunu çıkarır, başkanda yasama meclisinin çıkardığı kanunlar çerçevesinde, bizzat kendinin seçtiği adamları ile serbestçe uygular.
Başkanlık sistemi istikrarın sembolü ve kaynağıdır. Bugüne kadar uyguladığımız parlamenter siteminde, gidişattan memnun olmayan seçmenler, siyasi iradelerini çeşitli partilerden yana kullandıklarında Türkiye’de kısa süreli koalisyonlar dönemi başlamıştır. Bir siyasi parti tek başına iktidara gelmeyince, bizdeki partilerde koalisyon geleneği olmadığından, birlikte devleti idare etme düşüncesi de gelişmedi. Her seçimden sonra koalisyon hükümetleri kuruldu, ama birlikte yönetmeme hastalığı nedeniyle, koalisyonda azınlık da olan bir partinin siyasi kaprisleri sonucu kısa süreli aralıklarla hükümetler kuruldu ve bozuldu. Çok partili sistemde her bir buçuk senede bir hükümet kurulduğu istatistikî bilgiler arasındadır. Bir buçuk sene iktidar da kalan hükümetlerin, memleketin hayrına iş yapmaları da mümkün değildir. Bu haliyle parlamenter sisteminde siyasi istikrar söz konusu değildir. Her an iktidar partisi, güvenoyu mekanizmaları, küçük siyasi partilerin hükümetten çekiliriz tehditleri yüzünden uzun süreli hükümetler kurulamamıştır. Başkanlık sisteminde güvenoyu ve fesih müessesesi olmadığından, seçimler zamanında yapılır, bu ise sonuç da siyasi istikrarı meydana getirir.
Başbakanlık sisteminde hızlı karar alma mekanizması ister. Bu mekanizma sayesinde, devlet erkini kullanmada, sorunları kısa sürede çözme hususlarından elzemdir. Parlamenter sistem de başbakan bir karar alacağı zaman önce komisyonlara, gerekirse parti meclisine, en sonda yasama meclisine sorarak karar alabilmektedir. Bu ise zaman kaybına sebep olduğu gibi, temel sorunların hallinde handikaplar yaşanmasına sebep olmaktadır.
Kısaca başkanlık sistemi devlet yönetiminde tek bir kişinin başkanlığında hükümet etme ve devleti yönetme esasına dayalı siyasi sistemdir. Yasama, yürütme ve yargı organları arasında kesin bir ayırma ve dengeye dayanır. İlk çıkışı ABD’de olmuştur. Bu sistem sayesinde ABD dünyanın süper gücü haline gelmiştir. Dünyanın her yerinde bu gücü görüyor ve hissediyoruz. Bizdeki muhalefetin başkanlık sistemini istemezük hezeyanları tamamen siyasi liderlerin kendi makamlarını kaybedecekleri hezeyanıdır. Zira başbakanlık sisteminde bir sürü siyasi parti olsa da sonuç da iki başkan seçime girerek yarışacak, tabiri caizse başa güreşecektir. Kendi siyasi partisi içinde delege sayısını kendinden yana ayarlayan siyasi parti başkanları, bu sayede ömür boyu partisinin başında kalabiliyorlar. Bunlar devamlı seçim kaybetseler de yerlerini muhafaza ediyor. Başkanlık sisteminde ise başa güreşecek iki kişinin kuvvetlerinin birbirine denk olması gerekir. Yüz kiloluk pehlivanın karşısına yirmi beş kiloluk pehlivanı çıkarıp da bunu her zaman başa güreştiremezsin. Bu sistemde birazda ruhunda liderlik vasıfları olan kişiler, bu yarış da birbirine rakip olabilir. Hiçbir özelliği olmayan siyasi parti başkanları bir seçimde yenildiklerinde, artık kendi partilerince ikinci bir defa seçime sokulmayacaklarını bilirler. Onun için de bugün yüzde yirmi beşi geçemeyen liderler, başkanlık yarışın da başa güreşemeyeceklerini bildikleri için bu sistemin karşısında yerlerini alıyorlar. Onlar mertçe bu milletin karşısına çıkıp da oy istemiyorlar, kendilerinin yetkilendiği bir siyasi grubun arkadan itmesi ile statükolarını koruyabiliyorlar.
Yukarıda kısaca değindiğimiz başkanlık sistemi tartışmalarına bizimde bir katkımız olmasını istedik. Zira bugünlerde sistem olmaktan çok, rejim sorunu haline dönüştürülen bu tartışmalar, ülkenin önünü tıkıyor, geleceğini etkiliyor. Yukarıdakiler bu tür anlamsız tartışma ortamı içine girince, vatandaşın sorunları, ekonomisi, ekmek derdi ile ilgilenen kimse yok maalesef. Ülke ekonomisi büyük bir kaos içine giriyormuş, son üç aydır iflas eden şirket sayıları artmış, dolar başını almış gidiyor,  böyle bir ekonomik ortam da ileriyi göremediği için kimse yatırım yapmıyormuş, piyasada yaprak kıpırdamıyor, borç ödemeleri yok denecek hale gelmiş, işyerleri birer birer kapanmaya başladığından işten çıkarılan ve işsiz kalanlar evlerine nasıl ekmek götürecekler, köylü daha şimdiden iflas bayrağını çekmiş, tarlasına atacak tohum parası cebinde yokmuş, bu sorunları düşünen yok. İktidar ve yalakaları tutturmuşlar bir FETÖ-DAİŞ-PKK-AB-Yeni anayasa başkanlık hep dillerde aynı türkü. Milletin dertleri ile dert olacak kimse yok. İktidarın başındakiler bu konuları artık, emniyete orduya ve yargıya bırakmalı, iktidarın yüzünü vatandaşın sorunlarına çevirmelidir.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat