Loading...

SORUNLARIMIZ ÇÖZÜLECEK Mİ?

5 Aralık 2018 21:41
A
a
2002 yılından itibaren, nisbeten rayına oturan seçim süreleri, başkanlık seçiminden sonra birden bire 2002 öncesine döndü. Yasalar da beş yılda bir yapılması hükme bağlansa da arkadan dolanma ve bel altı vurulan yumruklarla seçim kanunları yüne delik deşik oldu. Ama maalesef Türk siyasi hayatında, siyasi partiler ve liderleri yasalara uymak yerine, yasaları kendilerine uyduruyorlar. Çünkü günümüzdeki  siyaset anlayışı, eskilerin şura dedikleri kollektif şuurdan yoksun, birlik ruhunu tek bir liderin şahsında gören bir zihniyet anlayışına sahiptir. Böyle anlayış tarzında lider kendi egosunu tanrı gibi görmeye başlar. Her icraatının doğru olduğu vehmine kapılır. O zaman da haşa sorumsuzluk hezeyanlarının esiri olarak, iyi ve kötü, hayır ve şer gibi kavramları eklenti ve teferruat olarak kabul eder. Lider kendini  aşıp kibir putu haline geldiğinde,içine kapanır, kendi kabulleri ve fikrinden başka dışarıdan gelen tavsiyeleri kabul etmez. Hele hele eleştirilere hiç dayanamaz. Artık onun gözleri görmez, kulakları duymaz, kalbi ve ruhu pas tutmuştur.
Geçmişe ve bugünümüze baktığımız da bu tip lider profillerine sahip olan insanları çok gördük. Bu yarı putlaştırma eskiden de vardı, şimdiler de de var. Yeni  bir anlayış değildir. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren tek parti devrinde, devleti idare eden parti liderlerinin hepsi tabiri caizse “dediğim dedik, öttürdüğüm düdük” diyen cinstendi. 1946 da ilk defa seçimlerle çok partili sistemde de durum değişmedi. Ve hatta yanlış uygulamalar ve baskılar nedeniyle devleti tagüt gibi görenler, zamanla güç zehirlenmesine uğradılar, kendilerini dev aynasında gördüler. Akabinde de, önce partilerini devletleştirdiler ve sonrasında kendileri devletleşti. Artık devlet erki ile yetkilileri tek bir şahıs da toplandı. İnsanlar devlet deyince kendi liderlerini ve partilerini anlamaya başladılar. Liderin ağzından çıkan her söz devletin sözü oldu. Böyle olunca da lider ve avenesi kendi pisliklerini örtmek için, vatandaş nezdinde “her şey devlet için geri teferruattır.” Gibi aldatmacalarla devleti tabu haline getirdiler. Lidere söylenecek her söz, fiil ve tenkitler devlete söylenmiş gibi algılanacağından, ortaya baba şefkatinden uzak, tebasına karşı müşfik ve adil davranan bir anlayıştan da uzaklaşıldı.
Dini ve siyasi putlaştırma tehlikeli olmakla beraber, en tehlikelisi de hem dini ve hem de siyasi  kişiliği kendin de birleştirdiğini zanneden, siyasi gücü elinde tuttuğu için etrafı dalkavuklarca kuşatılan, dostlarına kapısını kapatan, etraftan gelen faydalı eleştiri ve nasihatlere kulağını kapatan    bu liderler .meczup olduğunun dahi farkında olmayan tiplerdir. Allah (cc) Müslümanın kimi, nasıl ve ne kadar seveceğini, sevginin hudutlarını açıkça Bakara süresi 165. Ayeti kerimesinde vaz etmiştir. “insanlardan bazıları da Allahtan başkasını eş, ortak edinir ve Allah’ı seviyor gibi onları severler. İman edenlerin Allah’a olan muhabbetleri ise daha fazladır.”
Yukarıda anlatmaya çalıştığımız bilgi ve tespitler, insana olduğu gibi ve gerektiği kadar önem vermemizi sağlamaya yöneliktir. Düşünmeden, taşınmadan  akıl ve fikir terazisine vurulmadan alınan karar, insanı ileri de belki içinden çıkamayacağı badirelere sürükler. Alınan yanlış kararlar belki insan hayatında şahsi olursa bundan sadece kendisi zarar görür, ama toplumu ilgilendiren bir kararsa, bu takdir de bütün bir toplum zarar görür.
İşte 2019 yılı 31 Mart’ında Türkiye yeni bir yerel seçime girecek. Seçime katılacak tüm siyasi partiler yavaş yavaş, aday adayı borsasından başkan adaylarını tespit etmeye başladılar. Zevahiri kurtarmak için, teşkilat bünyesinde temayül yoklamaları, anketler vs gibi demokrasinin icabı araştırmalar yapılsa bile, bu çabaların hepsi daha evvel olduğu gibi abesle iştigalden başka bir şey değil. aklı sıra yukardakiler kendi kafalarında belirledikleri isimlere kılıf uyduruyorlar. Bir nevi kendilerinin işledikleri günahlara teşkilatları ve milleti de ortak ediyorlar.
Bugüne kadar hep iktidardan yana olmuş, Bursa halkına iktidar partisinin reva gördüğü hizmetleri hep birlikte gördük ve yaşıyoruz. Artık günün yirmi dört saatinde,  evden işyerimize giderken çektiğimiz çileyi her gün yaşıyoruz. Bursa’nın bir yerinden diğer bir yönüne sıkıntı çekmeden ulaşabilmek imkansız hale geldi. Üstelik ulaşım sorununu için bütçeden harcanan paralar olağanüstü boyutlara ulaştığı halde bugüne kadar çözeceğiz diye iktidara gelenler, maalesef çözüm yerine ulaşımda çözümsüzlüğü ve kaosu getirdiler. Her yağmur da sel olan sokak ve caddelerimizdeki alt yapı sorunlarını mı çözdüler? Hele hele bir Bursalı olarak yağmur biraz fazla yağdığında Ankara ve İzmir yolunun altında bulunan mahallelerin çamur ve kanalizasyon deryası halini gördüğümüz de, sakinlerin perişan hallerini görüyor ve yaşıyoruz. Atalarımız, bugünkü şehreminilerin beceriksizliklerini ta o zaman görmüşler ki, Bursa’yı Uludağ’ın eteklerine havadar olanlara kurmuşlar. Bugünkü başkanlar gibi akılsızlık edip ovaya  kursalardı, maazallah biz şimdi elimiz de tüfek evimizin penceresinden ördek avlardık.
Dönüşüm adı altında, Bursa’mızda insan şeref ve haysiyetine uygun mekanlar oluşturacağız derken, yirmi katlı binalar yaparak kentimizin panoramik güzelliğinin içine ettik, dönüşümü rant alanları haline çevirerek Bursa mimarisini bozduk. Bursa ovamızı, simge haline gelen Uludağ’ı mermer malzeme çıkaracağız diye her tarafı delik deşik edip kalbura çevirdik. Velhasıl iktidar belediyeleri bugüne kadar Bursa’nın hiçbir sorununu çözemediler, ama önümüzdeki seçim de bizim huzurumuza çıkarak yine oy isteyecekler. Biz iktidarız, bizi seçerseniz Ankarayı da arkamıza alıp, Bursa ya daha iyi hizmet yaparız diyeceklerdir. Onlara verilecek en iyi cevabı “ Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” Diyen şair Ziya Paşa cevap vermiştir. Hz. Mevla’nın mesnevisinde geçen  bir beyitte yazdığı gibi “avcının, av sırasında kuşların önüne attığı yem, himmet ve iyilik değildir. Onu avlamak ve canını almak için verilen bir rüşvettir.”
Seçim siyasi partiler nezdinde bir av mevsimi, seçim bölgeleri de avlaktır. Yüzümüze gülüp de önümüze atılan vaatlere kanmadan, kentimiz için partiyi değil en iyi, en liyakatlı kişileri bulup seçmek de akıllı insanların işidir.
 
1000
icon
Murat c 6 Aralık 2018 19:27

Tebrikler

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat