Şule için adalet!

28 Temmuz 2018 19:35
A
a
Bir süredir Şule Çet olayını takip ediyorum. Bilmeyenler için özet geçelim.
Gazi Üniversitesi’nin Sanat Tasarım bölümünde okuyan 23 yaşındaki Şule Çet, Ç.A.’nın ortak olduğu işyerinde yarı zamanlı çalıştı. Diğer ortak, Çet’in işine son verdi. Ç.A. ise “Yeniden işe dönersin, buluşup, konuşalım” dedi. Geçen 28 Mayıs’ta Ankara Çankaya’daki plazada buluştular. Plazadaki kameraları inceleyen polise göre; Çet, Ç.A. ve yanlarındaki iki erkek B.Y. ve T.K. ile birlikte 23.54’te plazaya girdi. Saat 01.30’da B.Y. ile T.K. plazadan ayrıldı. Çet ise 04.00'te 20'nci kattan düşerek öldü. Polis, B.Y. ile T.K.’nin ifadelerine başvurdu. Çet’in ev arkadaşı Liliya, kilit nokta oldu. Liliya, “Gece 01.48'de aradı. ‘İçeriye geçiyorum, beni ara ve acil gelmem gerektiğini söyle’ dedi. 12 dakika sonra ‘Buradan çıkamıyorum, adam bana takmış. Bırakmıyor, keşke gelmeseydim’ diye mesaj attı” dedi. Olaydan sonra kayıplara karışan Ç.A. ise ortaya çıkarak polise ifade verdi. Ç.A., “Beraber alkol alıyorduk. Bir ara yanımdan ayrıldı. Gelmeyince merak edip bakmaya gittim. O sırada kendini sarkıtmış ‘Kendimi atacağım’ diyordu. ‘Yapma, etme’ derken kendini attı. Tutup çekmeye çalıştım, o sırada tırnakları parmaklarıma battı” diye konuştu. Ç.A. daha sonra serbest bırakıldı, B.A. ise olay anında orada olduğunu söylemese de olayın intihar değil, cinayet olma şüphesiyle ve toplumun verdiği tepki sonucu tutuklandılar.
Otopsi raporu ise ilginç… Çet’in tecavüze zorlandığı ve bedeninin büyük oranda zarar gördüğü gözlemleniyor. Ayrıca düşüş şekli de kendini atmaktan sonra biri tarafından itilmiş olduğu yönünde uzman görüşleri var. Daha da önemlisi Çet’in düştüğü iddia edilen pencerede ise kendisine ait parmak izine ulaşılamadı. Ayrıca Çet’in 9 parmağının tırnak altında bir erkeğe ait dokular (deri kalıntısı) ve DNA bulguları tespit edildi. Çet’in kanında “Uyumayı tetikleyen uyarıcı madde” ile vücudunda boğuşma izlerine de rastlandı. Erkeğe ait doku örnekleri ve DNA bulgularının ise Ç.A.’ya ait olduğu belirlendi. Çet’in babası kızının kesinlikle intihar edecek bir yapıda olmadığını söylüyor.
Şule’nin ağabeyi Şenol Çet ise, “O gece arkadaşları ulaştı, Şule zor durumda diye. Katil onu zorla tutuyormuş, ofise kapatmış. Şule direnmiş. Şule direnmiş ama gücü yetmemiş, pes etmemiş, katilin yüzü kolunu tırnaklarıyla yaralamış. Şule’ye zorla tecavüz etmiş bu katil. Şule hala nefes alıyordu, canlıydı ama canı çok yanıyordu. Bu katil Şule’yi yaşıyorken camdan aşağı atmış. Canım yanıyor. Şule’ye uyuşturucu içirmiş, içtiği bir şeye katmış, içirmiş. Şule sigara bile içmezdi, uyuşturucu niye içsin? Katil içirmiş, otopside kanında çıktı. Kardeşim ekmek parası için, alın teriyle çalışmak için gitti işe. Her kadın gibi çalışıyordu namusuyla. Nereden bilecekti başına böyle bir şey geleceğini?” diyor.
Şule’nin avukatı Umur Yıldırım, Şule'nin ölümünün intihar değil, cinayet olduğu iddiasında bulunarak şunları söylüyor:
  • Şule 20’nci kattan kafa üstü yere çakılmış. İntihar olsa kişi kendini attığında savrulma yaşar. Burada kafa üstü düşmesi, fırlatma veya ayağından tutup atma etkisini gösteriyor.
  • 155 Polis İmdat kayıtlarında Ç.A. ya da B.Y.'nin Şule'nin düşmesiyle ilgili bir bildirimde bulunmadıkları da öğrenildi. Olaydan sonra hızla plazadan çıkmaya çalışan Ç.A. ve B.Y.’nin o sırada plazanın güvenliğini sağlayan görevlilere, Şule'nin düşmesiyle çıkan gürültüyü “Trafo mu patladı? Ne oldu böyle?” diyerek, yanılttıkları belirlendi.
  • Şüpheli Ç.A.’nın polis merkezi ve savcılık ifadeleri birbiriyle çelişiyor. Polis merkezinde “Kendini sarkıtmış, ‘atlayacağım’ diyordu. Tutup çekmeye çalıştım, o sırada parmağım yaralandı” dedi. Ancak, sağlık raporlarında Ç.A.’nın parmağındaki yarayla ilgili olaydan 3 gün önce operasyon geçirdiğini beyan ettiği yansıdı.
  • Şule’nin ev arkadaşı Lilya ve daha önceki ev arkadaşları verdikleri ifadelerde, Şule'nin intiharı düşünecek bir insan olmadığını hayata ‘Pollyana’ gibi baktığını anlattı.
  • Ç.A.’nın, Şule ile yaptığı telefon görüşmelerinin iki aylık dökümü çıkarıldı. 7-8 sayfalık mesaj kayıtlarında taciz izlerine rastlandı.
  • Ç.A.’nın yanında çalışan ve üç hafta önce işten ayrılan başka bir kadının da kendisinin de taciz edildiğini öne sürdüğü öğrenildi.
Duruşma sonrası ise şüphelilerin ailesi ve yakınlarının sergiledikleri rahat ve saldırgan tutumları da dikkatten kaçmamış. Kadın dernekleri ise ayakta… Sosyal medya ise Şule için adalet kampanyası başlatıldı. Şule’nin ölümünün hak ettiği cezayı bulmasını istiyor herkes.
Şimdi ben bunları neden mi uzun uzadıya yazdım?
Hiç hukuk bilmeyen biri bile vicdanı doğrultusunda şu kanıtların intihar değil de cinayet olduğunu anlar. Ama iki kere gözaltına alınıp bırakılmış bir şüpheli Şule’nin ölümüne toplum tarafından ses çıkarılınca tutuklanması gerçekten insanı delirtiyor. Şule gibi onlarca kadın ve çocuğun katili böyle böyle serbest kalıyor.
Ancak burada bir başka nokta daha var ki, o da paranın gücü… Bahsi geçen şüphelilerin maddi durumu gayet iyi, anlaşıldığı üzere belli ki ‘mevcudiyetleri’ de epey bir geniş. Şule’nin ailesi ise ay sonunu bile zor getiriyor belli ki…
Adalet de bir türlü yerini bulamıyor hal böyle olunca demek ki…
Fatmagül’ün suçu ne? diye bir dizi vardı hani, memleketçe izliyorduk… Oradaki mevzunun benzer hali bu… Adalet yerini bulur da geç bulmasın, hak ettiği ölçüde bulsun arzumuz…
Sosyal medyada konuyla ilgili gördüğüm yorumlar da insanın kanını donduruyor. ‘O saatte orada ne işi varmış’çılar piyasaya çıkmış yine, saçma sapan ahkamlar kesiyor.
Şule’nin avukatının sosyal medyadan duyurusuydu, konuyu unutturmayın, kadın gazeteciler bunu konuyu arka plana atmasın diye… Çünkü anca destekle yaşama tutunacağız, bu belli… Şule için adalet yerini bulmalı, çoluk çocuk, kadın erkek, insan hayvan ayrımına varmayan tecavüzcü zihniyetle öfke ve nefretimizi bastırarak adalet yoluyla savaşmalıyız. Adalet parayla satın alınmamalı! Şule için, yüzlerce diğer kadın ve çocuk için…



1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat