Süleyman Düzgünoğlu: Gönlü mavi bir şair ve saz ustası

3 Eylül 2016 22:18
A
a
Aşk öldü mü, şiir öldü mü, dostluklar paslandı mı, gönüller is mi tuttu, insan yüreği soğudu mu derken bir insan çıkar karşıma umut eker içime.
Bazen onlarca yıl biri bulunur yanınızda tanımazsınız; bazen de kısa sürede onlarca yıla sığan akıl gönül yolu yoldaşlığı oluşuverir içinizde.
Tanımaktan onur duyduğum sevgili Süleyman Düzgünoğlu soyadının çok yakıştığı bir kişilik. Bir düzgün insan, bir gönül adamı, aşk dolu bir yüreğin ozanı, saz ustası, mütevazı bir dost. Hani Hacı Bektaş-ı Veli demiş ya ‘’İncinsen de incitme’’. Öyle işte.
***********************
Süleyman Düzgünoğlu, Erzincan Refahiye doğumlu Bursa’ya bir yaşında gelmiş.Ne güzel anlatıyor Düzgünoğlubir vakitlerin Atıcılar, Millet Mahallesini:
‘’Mahalle bile sayılmazdı bizim orası;  şimdi Yıldırım’ın FSM’si oldu.Ovanın göbeğinde, Bursa’da değil de Erzincan’ın bir dağ köyünde yaşar gibiydik. Hayvancılık vardı, etrafımız şeftali bahçeleriydi; Ziraat İl Fidanlığı karşımızdaydı.1979’da elektrik geldi; 1976’da ilkokulumuzu( Kazım Karabekir) imece usulü yaptık, Evimiz tek kattı,ikinci katı çıktık, evin arkası ağıl, samanlık.Çocukluğumda çok çobanlık yaptım, İnek gütmek denir bizde. Etrafta şeftaliler, domatesler, karpuz, şeker pancarı; şimdiyse her yer cam, çelik, beton oldu. Rant uğruna ovayı katlediyorlar.’’
Düzgünoğlu geçmişinrüzgârına kapılmış anlatıyor:‘’Ancak iki evde televizyon vardı, o evlere televizyon izlemeye gidilirdi. Biz komşu demezdik akraba gibiydik; öz amca, hala, kardeş bilirdik herkesi. ‘’
*****************
Peki ya bu gün o insanlar o mekânlar ne oldu?
‘’Komşuluk kültürü kalmadı. Komşu komşuyu tanımıyor artık. Yeşil alan da kalmadı, çocukluğumu çaldılar, gitti. Babamın evini müteahhitler istiyor, vermiyor. Eski Ankara yolu ile çevre yolu arasında kaldı Millet Mahallesi. Uzun yıllar CHP % 80 oy alırdı şimdi AKP % 80 oy alıyor.’’
Süleymanoğluefkârla içine çekiyor sigarasını, anılar duman olup savruluyor:
‘’İlkokulu bitirene kadar Bursa’yı mahallemden ibaret sanıyordum. Heykel’e 12 yaşında çıktım. İnek gütmekten bıkmıştım, ticaret yapalım dedik arkadaşım Hasan’la. Fırından simit aldık tepsiyi doldurup Heykelde Tayyare Sineması önünde açtık tezgâhı. Akşama kadar ancak dört simit sattık. Eve geldim annem çobanlığa devam dedi. Meğerse Ramazanmış. Ramazanda simit satmaya kalkmışız.’’
Gülüşüyoruz, gülümsemek yüzün en güzel isyanı.
***************

Saz bir aşktır


Çocuk yaşta bağlamaya gönül vermiş Düzgünoğlu, ‘’Abimle ablam saz almışlardı ama çalmadılar ben çalıyorum. 15 sazım var. Kısa sap, uzun sap, elektro saz, divan, üç telli dede sazı hepsini çalarım. Nülüfer Belediyesi Türk Halk Müziği Korosunda koristlik yaptım saz çaldım; Alevi Kültür Derneği korosunda bulundum.’’
Düzgünoğlu, Ali Ekber Çiçek, Turan Engin, Abdullah Papur, Aşık Veysel, Arif Sağ, Erdal Erzincan gibi isimleri usta bellemiş.
‘’Saz bir aşktır o aşk daima içimde canlı.’’diyor sevgili dostum.
Bir enstrüman çalana, notalardan dil kurana, duygularını ezgi kılıp başka yüreklerde yankılandırına ne mutlu diyorum ben de.
********************
Süleyman Düzgünoğlu üç şiir kitabı çıkarmış dördüncüsü doğum sancıları çekiyor.
‘’Benim için önce şiir gelir. Etkilenmemek için şiir okumayı bıraktım’’ diyor Düzgünoğlu. 
‘’Aşık olduğum tek kadın’’ dediği annesi Hüsniye hanımı,doğum gününde kaybedince onun adını yaşatmak adına içinden çağlayan duyguları şiire dökmüş, ‘’Gönül Damlası’’adlı kitabı oluşmuş ve kendi bastırıp dostlara dağıtmış.Sonra dört yıl şiir yazmamış.
‘’Annemin vefatından bu yana altı yıl geçti; her hafta giderim mezarına efkâr basar rakımıda içerim sazımıda çalarım ona. Annem hiç ölmedi benim için. İnsan sevgisiyle dolu bir engin yürekti. İnsan olan herkesi severdi. Ben kimi çok sevsem o da severdi.’’
Düzgünoğlu dalıyor, gözlerine nem mi yürür şimdi, sesi hüzne değiyor: ‘’Annem vasiyetinde beni yeşil kefene sarın derdi. Bu beni çok etkiledi. Vasiyetimdir, mavi kefene sarsınlar, beni.’’
*********************
Zaten bir şiir kitabının adı ‘’Koyu Maviyim’’. Düzgünoğluaşık olduğu kadın için yazmış. Üçüncü kitabıda aşk üzerine:‘’Çeşm-i Aşk’’ 
Düzgünoğlu’nun kitaplaşmayı bekleyen bir şiir dosyası var adı konmamış.İkinci ve üçüncü kitaplarının editörlüğünü Nilgün İstek yapmış.
‘’Düzgünoğlu der ki:‘’Kitaplarımı hediye olarak dağıtıyorum. Duygularım satılık değil.’’
Ömrünü aşküzerine kuranın cenneti omuz başında bulunmaz mı? Duygular satılık olmamalı tabi; aşk bize ömrün en güzel hediyesi değilmidir ve yegâne yoksulluk, en acınası hal, aşksız bir hayat değil midir?
********************
Düzgünoğlu’nu geçenlerde dinledim. Sesi sazı çok güzel. Duru, sakin, içten bir okuyuşu var türküleri. Mızrap elinde değil yüreğinde. 
O türküler yok mu o türküler. Anadolu’nun bilgeliği, halkımızın sevdası, hasreti, acısı, yalnızlığı, naçar kalmışlığı, zulme uğramışlığı, umudu, vuslatı o türkülerde.Anadolu türkü dolu.
Süleyman kardeşim bestede yapıyor.İlk bestesini sevdiği kadın için yapmış. ‘’Sevdiğim kadın’’ derken yüz çizgilerine bir yumuşak ışık vuruyor ki değmeyin gitsin.
Aşkı güzel yapan söylenişindedir. Söylenmeyen aşk solar. Aşkı kelimelere, renklere, notalara, sarmalı ki orada tohumlansın, çiçeklensin.
20’ye yakın bestesi varmışDüzgünoğlu’nun. Düzgünoğlu, ‘’Sevgili Nilgün İstek benden iyi bestekârdır.Asıl güzel besteleri o benim şiirlerimden yaptı’’diyor, bir hakkı teslim ediyor mütevazılığiyle.‘’Güfte benden beste Nilgün hanımdan çalışıyoruz; bir CD çıkaracağız.’’
******************
Süleyman Düzgünoğlu giderek yıldızı parlayan bir kültür sanat merkezinin ortaklarından. Agora Çarşısındaki, Anadolu Sanat’ıkâr için açmamışlar, sanat, kültür, dayanışma amaçlanıyormuş.
Mekanik tesisat işinde kendi firması olan Düzgünoğlu’nun iki kızı var. Özgecanve Simge. Özgecan işletme Simge çevre mühendisliği okuyor.
Düzgünoğlubekar, yalnız yaşıyor. Sanatla iç içeyse insan yalnız kalır mı hiç, diyorum içimden.
*******************
Yolunuz Anadolu Sanat’a düşerse Süleyman Düzgünoğlu’na bir merhaba deyin, geniş sıcak bir gülümseyiş karşılar sizi, gerisi gelir, dost muhabbeti açılıverir cayın buğusunda..
Gönlü aşkın narına düşene ne mutlu.
1000
icon
Hikmet alb 4 Eylül 2016 01:30

GERÇEK ANADOLU ÇOCUĞUNU BULDUĞUNUZ İÇİN ŞANSLISINIZ MESLEĞİM İCABI BEN DE GÖRDÜĞÜM İÇİN ESKİ GÜNLERİMİ HATIRLADIM O GÜZEL DUYGULARIMI HATIRLATTINIZ MUTLU OLDUM TEŞEKKÜR EDERİM BAŞARILAR

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat