Tam eşitlik olabilir mi?

30 Nisan 2017 22:40
A
a
Tam eşitliğin olabilmesi için yapılması gereken tek şey tüm bireylerin üstüne düşen sorumlulukları yerine getirmesidir. Tüm sorun, esirler evini, eşitler evine çevirmekte. Evimizde, ‘insan’ temel ölçüt olarak alınıyorsa, herkes birbirine eşitse, evimiz eşitler evi oluyor.
                Kadın erkek eşitliği, eşitler evinin en önemli koşulu. Kadın eşine: "Bana bir gün yüzü göstermedin” diyorsa burada eşitsiz karı-koca ilişkisi vardır. Babanın oğluna: “Git annene tükür!” deyişinde, erkek çocuğun ailede daha çok tutulmasında, erkeğin egemenliği söz konusu. Evin beyi, kendini reis olarak görüyorsa esirler evindesiniz demektir. Toplumda, erkeğe abartılı değer verilmesi, ailedeki ve toplumdaki tüm baskıcı tavırlar esirler evine katkıda bulunur, eşitler evini bozan bir olgu oluşturur. Kadın-erkek onurunun eşitliği göz ardı edilmemeli. “Kadınlardan büyük sanatçı çıkmaz” yargısının yanlış ve kadına, erkeğe tanınan haklar tanındığında, büyük kadın sanatçıların ortaya çıktığını gördük...  Erkeğin kadına öfkesi, baskısı da eşitler evini, esirler evine çeviriyor. Esirler evindeki geçerli sözler kendimizi sınamak için önemli ölçüt oluşturuyor; “Canım koca değil mi, sever de döver de!”, “Kadın erkeğin elinin kiridir!”, “Kızını dövmeyen dizini döver!" gibi..
İş yerinde de önemli bu.
                Günümüzde, iş için, ekmek için teknelerle bir yerden başka bir yere göç ederken boğulanlar, köle ticaretinin sürdüğünün kanıtı. Ayrıca Tersanede, deneme sırasında kurtarma botuna ağır çuval yerine insan konulursa ve insanlar boğularak ölürse, bu işyeri esirler evidir. İnsanın deneme aracı olarak kullanılması etik dışıdır. Çocuk işçilerin çalıştırılmaları da (Zorlanmadan çalışıyorlarsa hariç), hastalanan işçilerin işten çıkarılmaları, çocukların ekonomik getirisi olan bir öğe olarak görülmesi, telefonla dinlenme korkusu oluşturmak köleliktir.
Kölelik, insanın beynindedir. Kredi kartı uygulamaları çağdaş köleler yetiştiriyor.. Ve unutmamalıyız ki başkalarını, kendimiz gibi düşünmeye zorlamak, onları köleleştirmek demektir. Kimsenin dünyası için kendi dünyanı mahvetme. Evini terk etme. Kölelikten kurtuluşa geçişin izlerini sürenler, özgürlük aşamasında, iş yerinde, ailede, eşitler evinin ortaya çıktığını görecekler.
 
                En önemlisi çocuklar, büyüdüklerinde ailede gördüklerini yansıttıkları için öfkenin oluşmasında, “model alma”, “eski senaryolar”, “beklenti yoğunluğu”, “bastırılmış korkular” vb. etkili oluyor.  Ailede, çocukların anneye, babaya bağımlılıklarının da eşitler evini bozduğunu belirtmek isterim. Bağımlılık ve bağlılık arasındaki ayrıma dikkat etmeliyiz. Kadının eşi olmadan hiçbir şey yapamamasını bağımlılık, birlikte olmayı sevmeyi ve istekli olması bağlılıktır. Nişanlılar da kurdele kesilerek,nikahla bağlanırlar. Eşler arasında birlikte yapılan seçimler bağlılığın göstergesidir. Eşitliğin olduğu yerde ise, insanın temel gereksinimleri karşılanıyor. Kişi, ekonomik yönden bağımlı değil. Onur eşitliği bulunuyor, cinsiyet ayrımı yapılmıyor, uzlaşma becerileri gelişiyor.. Eşitler evini kurmak için ise, yeni bilgiler, yeni davranışlar edinmek gerektiğini unutmamalıyız.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ


Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat