Tekme….

24 Eylül 2016 22:42
A
a

Bir kadın, ayaklarında kısa kesim şortuyla bindiği otobüste bir erkek yolcu tarafından tekmelenmiş…

       Hikayenin, ideolojik maksatla sağ muhafazakar düşünceye karşı tertiplenmiş bir kumpas olabilmesi mümkün değil, Zira tekmeci zat, anında yakalanmış sorgu sual ve akabinden meşhut suçlar faslından adliyeye sevk edilmiş…

       Suçunun, kanundaki karşılığına göre hükmedilecek.  Cezasının iki yıldan az oluşu itibarıyla salıverilmiş…                           

       Birisinin gözlerinden gözlüğünü gasp suçunun, adamın gözünü patlatırcasına kör ederek kaçıp toz olma suçuna nispetle çok daha ağır oluşunun verdiği utançtan ötürü ilgililer, acilen toplanarak bu nispetlemeyi tersine çevirince, tekmecinin içeriye atılması vacibiyet kazanmış. Suçlu kişi de hapse atılmış…

        Demek ki, bizim ceza kanunumuzda suçlarla cezaları arasında çirkin bir uyumsuzluk mevcut. Bu da en sonunda devleti utandırınca, bu utanç, devlet adına eylem koyan hükümeti harekete geçirtip bu utançlığı temizletmiş…

        Kanun böyle işte, bir şey söyleyemezsiniz. Ne AKP’nin şortperestliği, ne de muhafazakârların, bizim, mahalle hanımefendisi kadar çaçaron olamayışlarıdır, bu acil durum restorasyonundaki sebep…

       Hadisenin faili belli, fiili belli, mağduru belli ve neticede işlemin sonu da belli olmuş…

                                    xxxxxxxxx   

       

     

      Demokrasi diyor ve istiyor musunuz ?  Mesele buraya kadar gelir ve dosya kapatılır. Demokrasilerin bundan öteleri ve berileri yoktur…

       Demokrasi hakkındaki kendi görüş ve kanaatlerimi yeri geldiğinde zaman zaman seslendirmişimdir. Bendeniz efendim, isterseniz çağdışı olarak görünüz, demokrasiye olan tüm karşıtlığıma rağmen, bağrını demokrasiye açtığı söylenen bu ülkede yaşıyorum. Bu ülkenin müesses siyasi ve idari kurallarına riayet ederek…

          Kabullenilen formatındaki demokrasiye göre, ülkemizde çoğunluğun borusu ötüyor. Ve, öyle de olması gerekiyormuş. Bunun kitabiyatında, “azınlığın da isteklerinin karşılanması ve fikirlerine saygı gösterilmesi şartıyla” kaydı düşürülüyor.. Ne var ki bu şarta riayet, havanda su dövmek gibi bir şey...

         Bugünün demokrasisinde çoğunluğumuz, pantolon giymiş erkek ve kadınların dizlerinden uyluklarına ve paçalarına kadar uzayan ön kesiminde yırtık pırtıklık istiyor, arzuluyor, emrediyor ve karşı çıkılmasına şiddetle direniyor olmalı…

      Zira, manzara meydanda…

       Şeriatçı da olsanız muhafazakar da olsanız, mecbursunuz çoğunluğun bu isteğini kabullenmeye. Yolda otobüste, karada ve denizde, içinizden Lahavle çekmenin ötesinde bir tepki gösteremezsiniz…

        Aksi takdirde, ilk darbeyi piyasadan yersiniz. Büyük bir ihtimalle, tekstil piyasasındaki en yakın akrabanızdan…

       “Yahu, ayıp ettin emmi, şunun şurasında iki lokma ekmek yiyorduk, geldin aşımıza kan doğradın” derler…        

        Çünkü. Hâlihazırın dünyasında Müslümanıyla birlikte topyekün Beniadem’e Rezzaklık, şeytaniyetin eline bağlanmıştır, demokrasi sicimiyle…

       Ne kadar israf ve israf hızı, o kadar kalkınma ve refahta gelişme çapı…  

         Bir başka karın doyurucu şeytanlık ise, çıplaklaşma-çıplaklaştırmada işe karışıyor. Demokrasi, denizlerde bikini mayoyu anasını babasını aşırdıktan sonra elin cümle adamına sergilemeyi de, genç kızları için ebeveynlerine, temel haklarından saydırıyor…

          Merak edilmesin ve de şaşırıp oturulmasın…

           Yakın gelecekte şeffaf mayoya sıra gelecek. Dıştan bakıldığında iç tarafını gösteren mayo. Tabii ki, tek hamlede doğrudan doğruya olmamak kaydıyla…

        İlk ağızda altını göstermeyen kumaşlardan imal edilen üst giyim kuşamlı olarak modaya sürülmesi umulan kıçımızdaki şeffaf iç donlarıyla, bilahare açılması beklenebilir ikramiyeli yarışmalarla toplumun alt ve orta muhafazakar kesimini de çıplaklık kampında yaşamaya yönlendirmeye…

        Bundan hiç kimsenin şüphesi kalmaya. Demokrasi bu… Kimsenin kimseye zorlama yapmadan ve zarar da vermeden istediği biçimde gezip tozarak yaşama hakkı vermişse ki, vermiştir.  Bu durumda da pisliğin temizlenmesi, demokrasinin reddiyesine kalıyor…

 

                             Xxxxxxxxxxx

       Bizler kendimizi imam hatip ve başörtüsünü demokrasiyi  matah bir şey sanarak savunduk.  Kendi aklınca iyilikleri tavsiye kötülükleri de men etmeğe kalkışanlar da, bu sebepten baltayı hep taşa vuruyorlar…

           Çünkü, Müslümanlığın güzellik ve iyilikleriyle laikliğinkiler iyi kötü birbirleriyle benzeşirken, kötü ve zararlı olanlarıysa birbirleriyle tersleşiyorlar. Mesela caddenin orta yerinde veya vapur salonlarında mayomsu şortuyla dolaşan bir angelika gördüğümüzde aniden münkeri nehy damarımız kabarıyor, “Bu ne hal kız, ayıp değil mi ?“ sallandığında da, bu sallama, laik zeminde kıyametlerin kopartılmasına sebep oluyor…

          Ondan sonra münkerci masalları çorap söküğü misali dökülüveriyor ideoloji piyasasına.  Tacize uğrayanların kimisi annesiyle, kimisi çocuklarıyla, kimisi de AVM’lerde taş pudra standının önünde oluyorlar ve hemen her olayda da mütecavizler, kaçarak kalabalığa karışıp kayboluveriyormuşlar, falan filan…

         Hikayeler, masallar, nesil emniyetini parça ölük paçavralaştırmaya programlanmış kumpaslar, böyle senaryolaştırılıyor……

         Tacize uğrayan mağdurlar da tuhaf bir tesadüf, her seferinde o anlarda korkup büyük bir şok dalgasının altında kalıyorlarmış. Dilleri ve damakları, herbirinde öylesine kuruyormuş ki, ağızlarından “imdat” anlamında tek kelimecik çıkamıyormuş…

        Kemalist demokrasinin ideolojik klasikleridir bunlar…
1000
icon
Hikmet alb 25 Eylül 2016 13:35

ÜSTADIM OLAN VE OLACAKLARI ÇOK GÜZEL ANLATMIŞSINIZ TEBRİKLER BEN DE DİYORUM Kİ AHLAK ZABITASI GİBİ DAVRANANLAR BU HAKKI NEREDEN ALIYOR VE BUNLARA BU GÖREVİ KİM NE MAKSATLA VERİYOR ÇÜNKİ DİN DE ZORLAMA YOKTUR KANUNLARIMIZDA DA BU TÜR GİYİM TARZI SUÇ DEĞİLDİR O HALDE BU ANLAYIŞI TAŞIYANLARA SORMAK LAZIM SENİN DURUMUNLA BEN İLGİLENMİYORUM SEN KENDİNDEN KORKUYORSAN SEN BEĞENDİĞİN GİBİ GİYİN VE ETRAFINDAKİLERİNE DE BUNU TAVSİYE EDEBİLİRSİN DEMEK LAZIM TÜRK MEDENİ KANUNU VEYA CEZA KANUNLARIMIZDA YAZILI OLMAYAN ŞEYLERİ SUÇ KABUL EDEMEZSİNİZ YOKSA SİZ SUÇLU DURUMUNA DÜŞERSİNİZ DİĞER SÖYLEYECEKLERİMİ SİZ SÖYLEMİŞSİNİZ SAYGILARIMLA

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat