Loading...

Teneke kutunun içindeki ömür

10 Ocak 2019 21:30
A
a
Çalışmakla, mücadeleyle geçen bir yaşam onunki… 
Ancak çalışmak ve emeğinin karşılığını almak yok hikayesinin sonunda…
Hiçe sayılan emekler ve hakkını arama peşinde geçen yıllar …
Ve bu yıllardan payına düşen “Hayal kırıklığı” var…
Emine Arık’tan bahsediyorum. Geçtiğimiz hafta basında “teneke çikolata kutusu nedeniyle işinden tazminatsız atılan ve hukuk mücadelesini kaybeden kadın” olarak gündeme gelmişti.
Bursa’nın Yıldırım ilçesinde yaşayan 59 yaşındaki Emine teyze, yıllarını hakkını aramakla geçirmiş.
Sadece bu hak arayışından dolayı değil, tek başına ayakta kalma mücadelesi veren güçlü bir kadın olduğu için söyleşi yapmak istedim kendisiyle…
Sağ olsun kırmadı…
Emine teyze çok dertli, bir teneke kutu nedeniyle 16 yıldır çalıştığı kurumdan işten tazminatsız çıkarılması sonucu zaten güç koşullar altında süren yaşamı hepten güçleşmiş...
 “En çok zoruma giden hırsızlıkla suçlanmış olmak. Onurum incindi, sağlığım bozuldu” diyor...
Ama bu mücadeleden vazgeçeceği anlamına gelmiyor.
İşte merak edenler için Emine teyze ile teneke kutu zulmü üzerine mini bir söyleşi gerçekleştirdim:

“DOKUZ YILDIR MAHKEME KAPISINDAYIM”
En baştan başlayalım mı, bu olay ne zaman gerçekleşti?
2010 yılında oldu. Belediyeye ait bir kurumda taşeron temizlik işçisi olarak çalışıyordum. Boş bir teneke kutusunu almakla suçlandım, işten tazminatsız çıkardılar. 9 yıldır da mahkeme kapılarında hakkımı arıyorum.
İşten çıkarılmana sebep olan şu teneke kutudan bahseder misin, neredeydi ve niçin aldın?
Kurumun çöplerini ve atık malzemelerini koyduğumuz yerdeydi. Çöp bırakmaya gittiğimde atılan çöplerin arasında gördüm. Teneke olduğu için içine iğne -iplik gibi malzemeler koyarım, atılmasın değerlendireyim dedim, aldım. Kameralarda görünüyor zaten, saklamış değilim, çalıştığım yerde götürüp rafa koydum.
Aradan birkaç gün geçti şefimle karşılaştım. Beni güvenliğin çağırdığını söyledi. Güvenliğe gittim. Şefim kendisine ait olan teneke çikolata kutusunun kaybolduğunu söylemiş güvenliğe. Güvenlik personeli de kameralarda elimde kutuyu görünce beni çağırmış. Kutunun çöplerin yanına bırakılmış olduğunu ve oradan alıp iğne iplik gibi şeyler koyarak değerlendirmek amacıyla rafa koyduğumu söyledim… Şef de geldi, hırsızlık iftirası attığı için deliye döndüm, üzerine yürüdüm, araya girdiler. Akşamında da işten tazminatsız çıkarıldım zaten.

“HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM”
Kaç yıl çalıştın bu kurumda?
16 yıl… Üstelik aynı katta aynı memurlarla çalıştım. Herhangi bir ihtar almadım, disiplin suçu işlemedim. Kimseye saygısızlık yapmadım. Herkesin sevgisini ve takdirini kazanmıştım. Hep aynı katta, çalışma yerim hiç değişmedi.
Hukuk mücadelen nasıl başladı?
Avukata gittim durumu anlattım. Kamera görüntülerini aldı, inceledi… Dava açtık.  Kutuyu aldığım yerde keşif yapıldı. İncelemelerde bulunuldu, teneke kutunun boş olduğuna kanat getirdiler. Yerel mahkeme tarafından haklı bulundum, sonuca itiraz ettiler, tekrar haklı bulundum. Haklılığım hukuken tescil edildi. Bu defa Yargıtay’a gittiler ve en sonunda kıdem tazminatının reddi kararı çıktı.
Kararı duyunca neler hissettin peki?
Hayal kırıklığına uğradım. Yıllarım hiçe gitti… Beni haklı bulan da adalet, haksız bulan da...
Geçmişe dönelim istiyorum. İşten çıkarıldıktan sonra geçimini nasıl sağladın, hayatında neler değişti?
Neler çektiğimi bir Allah bir ben bilirim. Evi geçindiren bendim. Eşim hasta, çalışamıyordu hala da çalışamıyor.  İşten çıkarılınca sağlığımı kaybettim. Psikolojim bozuldu, hayatım hepten altüst oldu. Bağırsaklarımdan ameliyat oldum, tedavim hala devam ediyor. Hastalık nedeniyle çalışamadım bir daha… İşsizlik maaşı da alamadım. Neyse ki 6 yıl sonra yaştan maaşa bağlandım da kredi çektim, sağlık masraflarımı onunla karşılıyorum. Bazı ilaçları sigorta karşılamıyor.

“SADAKA DEĞİL, HAKKIMI İSTİYORUM”
Bu hak arama yolculuğuna devam edecek misin peki?
16 yıl boyunca dört çocuğumu evde tek bırakarak işe gittim … Başlarına bir şey geldi mi diye eve korka korka dönerdim hep. Namusumla edebimle çalışıp ekmek paramı kazanırken, böyle bir iftiraya uğramak çok zoruma gitti. Bunun içimde açtığı yarayı telafi etmeleri zaten mümkün değil ancak tazminatımı versinler… Sadaka değil, hakkım olan tazminatımı istiyorum sadece. Gittiği yere kadar gitsin, nefesim tükenene kadar bu işin peşini bırakmayacağım.
Konu basında yer aldıktan sonra arayan soran oldu mu peki?
Birkaç yerden ardılar destek olmak istediklerini söylediler, ben yardım değil, kazanılmış hakkımı istiyorum, böyle bilinsin istiyorum… Devlet büyüklerime de sesleniyorum. Bu mücadelemde bana yardım edin...

SADECE TAZMİNAT DEĞİL
Konuşurken gözlerinden yaşlar süzülüyor Emine teyzenin, çalıştığı o yıllara dalıp dalıp gidiyor...
Bir ara gülümsüyor: “İşimi iyi yapmak için herkesten daha çok çalıştım. Hatırlıyorum da akıllı fotokopi makinesi geldiği zaman önce bana öğretsinler diye memurlara rica etmiştim…” diyor.
Söyleşimiz esnasında eşi de yanındaydı. Rahatsızlığı nedeniyle konuşturmak istemedim. Hasta haliyle, eşinin verdiği mücadelede yanında olmaya çalıştığı ona bakışlarından belliydi.
Sadece tazminat meselesi değil de hayat yıpratmış Emine teyzeyi... Ailesini geçindirmesi, eşine bakması, çocuklarını büyütüp evlendirmesi hiç kolay olmamış…
Bütün yaşadıklarına rağmen, mücadele etmekten hiç vazgeçmemiş; bu yüzden hastalığına rağmen dinç bir kadın, boş durmayı sevmiyor. Konuşurken elindeki örgüyü bırakmadı…Sanki anlattıklarını ilmek ilmek dokuyordu…
Emine teyzenin yaşamı o boş teneke kutunun içerisine hapsolmuş da kapağını açsalar özgürlüğüne kavuşacak gibi…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat