Türkiye ne yöne yol almalı?

30 Kasım 2016 22:37
A
a
Fiilen yarım asrı, gerçekte 7 asrı geçen bir süredir batı ile bir serüven yaşayan Türkiye, gelinen süreçte bu ilişkilerin bir kırılma noktasıyla sonlanması olası mı?
Hiç kuşku yok ki, AB içinde de, Türkiye’de de AB karşıtları hep olmuştur ve olagelmektedir.
Türkiye'nin Batı serüveni yukarıda da değindiğimiz gibi ne 1963'te Ankara Antlaşması başvurusuyla, ne de Cumhuriyet tarihi ile başlamıştır.
Serüvenin başlangıç tarihi, ilk gününden beri gözünü Batı'ya diken Osmanlı'nın doğum tarihi olan 1299’dur.
Başından beri Osmanlı gözünü hep ama hep Batı'ya dikmiştir. Kendisine rakip olarak hep Batı'yı görmüştür.                                           Avrupa'ya adımın atıldığı ilk tarih ise 1453'tür.                                                          Ve O tarihten beri kimse bu toprakların insanını Batı'dan söküp atamamıştır.                                                                                              Kimsenin gücü buna bugüne dek yetmemiştir, yetmeyecektir.
* * *
 
Irak ve Suriye’deki iç savaş, DAEŞ’in ortaya çıkması, büyük bir mülteci ve sığınmacı sorunu, Kıbrıs sorunu, Ermeni sorunu ve süren anlaşmazlık, PKK terör örgütü ve onun siyasi uzantısının ülke içerisinde oluşturmak istediği kaotik durum ve FETÖ ile mücadele Türkiye’nin Batı serüveninde bir yol ayırımı doğurur mu?
Türkiye yüzünü 7 asırdır çevirdiği batıdan başka bir yöne çevirir mi?
Avrupa Birliği’ne üye olmak için çaba sarf etmeyi sürdürecek mi? Yoksa Avrupa’nın yanlı tutumu nedeniyle uğradığı hayal kırıklığı ve kendisi başa çıkılması çok zor mülteci akınlarıyla boğuşurken, yüzünü başka bir yöne çevirecek mi?
 
* * *
Türkiye, yaklaşık 80 milyonluk nüfusu, değişik alanlarda büyüyen ve dünyada ilk 20’ye girebilme başarısı göstermiş (Hedefi ilk 10 olan) bir ekonomisi, iyi derecede altyapısı ve endüstriyel kapasitesi olan, NATO’nun ikinci büyük ordusuyla dikkate alınması gereken, göz ardı edilemeyecek bir ülke konumundadır.
Bunun batı tarafından göz ardı edilemeyeceğini görmek gerekir.
ABD hiç zaman yitirmeden bütün gücüyle, Avrupa’nın ve NATO’nun önemli bir parçası olan Türkiye’nin yanında olmalıdır.
AB, önemli bir enerji koridorundaki Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerini iyi okuyup ona uygun tavır almalıdır.
AB, Türkiye’nin Avrupa için özellikle enerji ve güvenlik açısından kilit ülkesi olduğu gerçeğinin göz ardı etmesi beklenemez.
Avrupa’nın Rusya tekelinden ve enerji baskısından kurtulabileceği tek çıkış yolunun Türkiye olduğu gerçeğini hiç kuşkusuz bilmektedir.
 
* * *
ABD’de Trump sonrası bozulan dolar değerinin Türkiye’deki yansımaları, Ortadoğu’daki yeni gelişmeler, dış ticaret açığımız, AB ülkelerine yaptığımız dış satımın başka bir seçeneği olmaması, Turizm konusunda Avrupa potansiyeli gibi nedenlerle Türkiye’nin de AB’den kopması akılcı olmayacaktır.
Zaten birkaç gündür satır aralarındaki söylemlerden ve gelişmelerden de Türkiye’nin sağduyu ile soğukkanlılığını yitirmeyeceğini göstermektedir.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat