Ülke kalkınmasında sanayi mi, tarım mı önemli?

4 Eylül 2016 19:30
A
a
Bu başlığın, “Anneni mi, babanı mı çok seversin” sorusuna benzediğinin, yani ya anneyi yahut da babayı sevmek gibi bir ikilem yarattığını biliyorum.
Tarım ve sanayiden hangisi, seçmecisinin anlamsızlığını vurgulamak için bu girişi yaptım.
Ancak ve ancak ya tarım yahut sanayi önce olabilirin yanlışlığını perçinlemek için…
Çünkü kimileri hala tarımın, kimileri de sanayinin öne çıkarılmasından dem vurmakta.
 
* * *
Deniyor ki, “Sanayi bir ülkenin kalkınmasında daha önemlidir. Bir kutu duvar boyası almak için beş kasa domates satmak gerekir. Öyleyse sanayiye ağırlık verilmelidir.”
Bunu desteklemek için de şu örnek veriliyor;
 “Diyelim ki birçok tarımla ilgili alanlarınız var ve dış ülkelere meyve sebze pamuk çeşitleri satıyorsunuz ve para kazanıyorsunuz.... Buradaki geliri de fabrikanız olmadığı için silaha, makineye,   otomobillere v.s yatırıyorsunuz. Böyle mi daha iyi yoksa dış ülkelere daha fazla para getirecek sanayi ürünleri satıp sonradan sebze meyve gibi tarımsal malzemeleri almak mı daha kârlı sizce?”
Mantıklı değil mi?
Bunun karşısında ise tarımı öne alan görüşler de var…
Gün gelir otomobili yiyemezsin ama gıda üretiyorsan aç kalmazsın…
Bu iki görüşten hangisinin daha doğru olduğu gibi bir tuzağa düşmemek gerek.
İki görüşün de doğru yanlarının olduğunu görmek gerek.
 
* * *
Aslında tarım ve sanayi birbirini tamamlayan unsurlardır…
Tarımın sanayiye katkısı küçümsenmemeli elbet ama sanayisiz bir tarımın da tek başına yeterli olmayacağı bilinmeli.
Yeryüzünde görülüyor ki,  salt tarım ile ülkelerin kalkınması zor, hata olanaksız.
Öte yandan da sanayinin ön planda tutulması demek, tarımı yok saymak demek değildir zaten ve olmamalıdır.

* * *
 
Evet, insan refahı önce temel gıda gereksinmelerinin karşılanmasıyla başlıyor.
Tarım, üretimi (milli gelir), dış ticareti, piyasaları, üretim faktörlerini, gelir dağılımını ve kısaca insanın, toplumun sosyo-ekonomik yaşamını derinden etkiler.
2003-2013 sonu itibariyle Türkiye'de Tarımsal GSYH 56.4 milyar dolardan 60.7 milyar dolara yükselmiş.
Tarımın GSYH içindeki payı 2003 yılındaki yüzde 11,4 düzeylerinden 2014 yılında yüzde 8,73 düzeylerine gerilemiştir.
Burada tarımda bir gerileme var gibi görülebilir.
Oysa aynı dönemde GSYH 304 milyar dolardan 800 milyar dolar düzeyine çıkmıştır.
Başka bir deyişle sanayi ve hizmet sektörlerindeki artış tarım sektöründen daha hızlı olmuştur.
 
* * *

Ülkelerin arasında yüksek gümrük duvarları varken tarım ya da sanayide ileri ülke tanımı, o sektördeki ürünleri çok üretmekle ölçülüyordu.
Bugün öyle değil artık…
Gümrük duvarları yıkıldı.
Rekabet gücü önem kazandı.
En ileri tarım ülkesinin aynı zamanda yine en ileri bir sanayi ülkesi de olabileceğini görmek gerek.
Bunun nedeni, artık tarımın köylü, sanayinin de kentli yurttaşların uğraşı alanı olmaktan çıkıp her ikisinin de teknoloji esaslı birer sektör haline gelmiş olmasıdır.
 
1000
icon
Hikmet alb 5 Eylül 2016 00:13

Teknolojinin gireceği her işte üretim ve kalite artması doğaldır biz bu teknolojiyi çok mükemmel eğitim eğitim görmüş elemanlar ile yakalaya biliriz EĞİTİM SİSTEMİMİZ ÇOK MÜKEMMELLEŞTİĞİNDE HER KONU İLE İLGİLİ TEKNOLOJİYİ YAKALAYABİLİRİZ SAYGILAR

0 1 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat