Üst akıl İngiltere derin devletinin iç yüzü

1 Aralık 2017 21:38
A
a
Yazımızda kullandığımız başlık, bir zamanlar hudutlarında güneşin batmadığı bir ülke olan İngiltere devletini inceleme yoluna giden hayli uzun zaman üzerinde uğraştığını sandığım Sayın Adnan Harun Yahya’nın iki cilt halinde yayın hayatına sunduğu kitabın adıdır. İlk cildi 687 sayfa büyük boy, 2. cildi ise, 676 sayfa olarak, mecmuu 1363 sayfa. İlk cilde 423 kaynak verilmiş, 2. cildinde ise 562 kaynaktan müstefit olunmuş, 985 kaynak bu değerli çalışmaya vücut vermiştir. Eserin mizanpaj, kullanılan resimler, eşhas, ifade mükemmelleşmekte devam eden matbaacılığımızın nefis bir örneği. Kitabın; geçen yıl yaşadığımız 15 Temmuz 2016 vakasına da ehemmiyetle yer verdiğini görüyoruz ve de Akdeniz’de batmayan bir uçak gemisi mesabe sinde olan KKTC üzerinde bahse konu derin devletin nakıs kalan teşebbüsü de anlatılmış.
1. cildin 140. sayfasında “1. Dünya Savaşına Doğru Giden Süreç” başlıklı bölümünün devamı olan 141. sayfada, “İngiliz Derin Devletinin Osmanlı’yı Parçalama Stratejisi”ni ara başlığında yazar şu paragrafla satırlarını sunmuş : “İngiliz derin devleti Avrupa’daki ülkeler ve imparatorluklar arasındaki gerilimleri, sinsi taktiklerle, günden güne tırmandırarak, küçük bir kıvılcımla dev bir savaşın patlak vereceği bir ortam hazırladı. İngiliz derin devleti en sonunda kiralık bir katilin düzenlediği hain bir suikastla 1. Dünya Savaşı’nı başlattı” diyen yazar şunları anlatıyor:
“Osmanlı devleti en başından itibaren böyle bir savaştan İtilaf Devletleri’nin galip çıkacağını öngörüyordu. Bu nedenle ısrarla ve birçok girişimlerde bulunarak, İngiltere, Fransa ve Rusya’yla uzlaşmaya, onların tarafında yer almaya büyük gayret gösterdi. Dönemin Osmanlı hükümeti Enver, Talat ve Cemal Paşalar vasıtasıyla bu ülkelerle bir temas kurdu. Ancak, İngiltere’nin zaten bu savaşı çıkarmadaki en büyük amaçlarından biri Osmanlı topraklarını ele geçirmek olduğu için bu çabalar karşılıksız kaldı. İngiltere, Osmanlı’nın ittifak veya saldırmazlık paktı tekliflerini her seferinde reddetti. Osmanlı yönetimi de, başka seçenek kalmayınca, tam da İngiliz derin devletinin Almanlar’la ittifak kurarak, Almanya yanında savaşa girmek zorunda kaldı. Osmanlı Devleti savaşa girer girmez, İngiliz derin devleti hiç vakit kaybetmeden Osmanlı Devleti’ni parçalama politikasına başladı” diyen Sayın Adnan Harun Yahya Bey şöyle devam etmekte:
“İngiltere, Osmanlı Devleti’ne savaş açmadan sadece iki gün önce, 3 Kasım 1914’te Kuveyt’ i himayesine aldığını ilan etti. 5 Kasım’da da Kıbrıs’ı ilhak ettiğini ve 18-19 Aralık’ta ise, Mısır üzerine himaye kurduğunu açıkladı. Bu sayede Akdeniz ve Mısır’daki egemenliğini pekiştirdiği gibi Ortadoğu’ya giden deniz yolunun denetimini de sağlayabilecekti. Bu süreç devam ederken, İngiliz derin devleti, Osmanlı’yı içinden çökertmek amacıyla, Osmanlı’ya bağlı Hintlileri, Arapları ve diğer azınlıkları, merkezi yönetime karşı kışkırtma politikaları izliyordu” diyen yazar, ulusçuluk yapmak suretiyle tebaaları birbirine karşı kışkırtıp, bölgesel isyanlar ve ayrılıkları körüklediler. Burada Halifenin Cihad-ı Ekber-Büyük Savaş ilanıyla Osmanlı bayrağı altında birleşebilecek olan Hintli ve Arap topluluklarını durdurabilmek, muhtemel bir İslam ordusunun meydana gelmesini engellemekti. Arapları, Osmanlı’ya ve Halifenin Cihad-ı Ekber ilanına karşı kışkırtmak için İngiliz derin devleti, Albay Lawrens ve Gertrud Bell gibi dönemin ünlü derin devlet ajanlarını kullandılar, diyen Sayın Adnan Harun Yahya, kitabın 1. cildinin 143. sayfasına koyduğu Cihad-ı Ekber fetvasının yanında şu paragrafla dikkatimizi çekmekte:
İngilizlerin Arap ve Hintliler’in bu fetvaya uyarak gereğini yapmaya çalışacaklarını bildiklerinden, şu gerekçelerle fetvayı yetersiz kılma yoluna saptıklarına dair ifadesi de şöyle:
“...Osmanlı devletinin 23 Kasım 1914’te ilan ettiği Cihad-ı Ekber ilanı İngilizler’in Araplar üzerindeki bölücü faaliyeti nedeniyle etkisiz kaldı.”
İki önemli iddia ileri süren İngiliz derin devleti, Osmanlı’nın Hıristiyan bir ülkeyle Almanya ile ittifak yaptığı için ilanın geçersiz olduğunu ileri sürmesi diğeri de Almanlar’ın, Osmanlı’nın mali müzayaka içinde olup, bundan istifade ederek, para ve birtakım vaatlerle aldattığı ve yanlış bir savaşa soktuğunu ileri sürmesi, elbette cihad fetvasına uymak istemeyenlere bir kaytarma yolu açtığını da görmemiz gerekir. Bu dev eserin ifadatına zaman zaman temas etmek isterim, aziz okurlarım. Fiemanillah.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat