Uyansak...

15 Ekim 2016 22:04
A
a
Seksen öncesiydi... Onu gecenin üçünde çıkmaz bir sokakta kıstırmıştım... Silahımı çektim... Keskin nişancı biri için bu mesafeden birini vurmak çocuk oyuncağı bile sayılmazdı...birileri bana sağcı ona solcu diyorlar ve ona göre eğitiyorlardı bizleri... Kamplarda her türlü eğitimi alıyor ve birer ölüm makinesi olarak şehre iniyorduk...onunla aynı lisede okuyorduk... Beni yetiştiren abilerim onu muhakkak öldürmem gerektiğini,bunun Allah katında çok önemli bir Cihad olacağını söylüyorlardı... Silahımın ve aldığım eğitimin hakkını verecektim... Hiç bir tereddüdüm yoktu... Oydu ve birazdan ben onu tek mermiyle sırtından vuracaktım... O kanlar içinde yere yığılırken ben çoktan izimi kaybettirmiş olacaktım...
Arkadan nişan aldım... Tam ateş etmek üzereyken, o birden yere eğildi ve yerden bir kağıdı kaldırdı, öptü üç kere, başına koydu ve o kağıdı bir evin duvarına koymak üzereyken beni hissetti ve arkasını döndü... Şaşırmıştım...elimde silah kalakaladım... Yüzüme baktı ... Sonra elime baktı.. Hiç panik yapmadı... Beni takip ettiğini anladım dedi... Sonra bende onun yerden kaldırıp elinde tuttuğu kağıda baktım... Besmele idi elinde tuttuğu... Sıcak bir su döküldü kafamdan aşağıya... Dinsiz imansız diye öldüreceğim okul arkadaşım besmele-i şerif'i yerden kaldırmış ve öpmüştü... Onu koyacak bir yer ararken de beni görmüştü...
Seni bana böyle anlatmadılar dedim... Gülümsedi... Hadi çorba ısmarlayayım sana dedi... Hem sohbet ederiz biraz... Ne dersin? Ne diyebilirdim ki? Seni bana yanlış anlatanlardan hesap soracağım dedim... Bulabilirsen sorarsın elbette dedi... Çorbamızı içerken radyodan bir general darbe yaptıklarını, yönetime el koyduklarını söylüyordu... Ben ona kaç dedim... Seni benim köyde ki bağ evimde saklayayım dedim... Korkma ben temizim bana bir şey olmaz... Sen üzerindeki silahı hallet asıl dedi... Bir an düşündüm.. Hadi çıkalım dedim birazdan her yer asker kaynar... Parayı ödeyip çıktık... Her birimiz ayrı yönlere hızlı hızlı yürüyorduk... Ben silahımı metruk bir evin bahçesinden içeri attım... Ertesi gün sokaklar asker kaynıyordu....
Birileri bizimle oyun oynamış ve gençliğimizi mahvetmişlerdi... Geç de olsa anladık, ama artık dar ağaçları kuruluyor darbeciler gencecik fidanlara kıymaya devam ediyorlardı...ona gelince tam sekiz sene suçsuz yere yattı hapiste... Çıktığında onu ilk karşılayanlardan biri de bendim... Sarıldık.. Konuşacak o kadar çok şey olmasına rağmen sustuk... Hiç konuşmadık...Onu yıllar önce son çorbamızı içtiğimiz lokantaya götürdüm... Çorbalarımızı içtik... Evine bıraktım arkadaşımı yıllar onu benden daha fazla sarsmıştı... İçeride kim bilir ne işkencelere maruz kalmıştı... Sonra bir kaç ay sonra kanserden kaybettik onu...
Üzerimize oynanan oyunlar hala devam ediyor... Artık oyunlara gelmemek dileğiyle... Birlikte yaşamanın tadına vararak... Bu güzelim dünyanın üç günlük olduğunun bilinci ile... Aşk ile yaşayalım ve aşk ile ölelim..
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat