Loading...

Venedik Muharebesi

12 Ocak 2019 20:14
A
a
Cem Sultan'ın vefatı üzerine Devleti Aliye, daha rahat hareket etmeye başlamıştı. Buna mukabil Venedik hasmane bir tavır takınmaya başlamıştı. Şüphesiz ki, bunun esas sebebi Bayezid-i Veli'nin, Endülüs Müslümanlarına yapmaya karar verdiği yardıma memur Kemal Reis'in filosuna, Akdeniz'de rahat nefes aldırmaması ve yardımın ulaşmaması idi. H.904/M.1499 yılında orduyu hümayun karadan Edirne yoluyla harekete geçti. Rumeli Beylerbeyi Koca Mustafa Paşa ordunun serdarıydı. Orduyu Mora'ya doğru yürüten Mustafa Paşa Laponte (İnebahtı) kalesi önüne geldi dayandı. Bu sırada Kaptanı Deryalığa tayin olunmuş bulunan Davut Paşa yanına iki büyük denizcimizi de almış bulunuyordu. Bunlar; Kemal ve Burak Reisler idi. Onlar da gemilerle. Gelibolu'dan çıkıp Laponte (İnebahtı) körfezine gelecekler idi. Fakat mevsim icabı suların çok oynak olması, üç ay kadar denizde oyalanmalarına sebep oldu.
Bu da gösteriyor ki Osmanlı devleti hâlâ mükemmel bir donanma meydana getirememiş, karalardan yürütmeğe muvaffak oldukları gemileri, açık denizlerde istedikleri yere yanaştıramıyorlardı. Fakat bundan elli sene sonra Akdeniz’i “Türk gölü” saydıracak Barbaros, Oruç ve Turgut Amiraller bulunacaktı.
 
Kahraman Denizciler Ve Büyük Şehit Burak Reis
 
Havalar sakinleşince donanmamız bir kartal gibi İnebahtı üzerine süzülmeye başlayınca karşılarında yüz yetmiş parçalık Venedik donanmasını ve o devrin en ünlü denizcileri olan Amiral Grimani, Amiral Loredano ve Amiral Armeno'yu buldular.
Burak Reis'in kumanda, Kara Hasan kaptanın idaresindeki gemi düşman gemilerine doğru hücuma geçti. Venedik donanması Baş Amiral Grimani, gelen Osmanlı gemisine karşı Amiral Loredano ve Amiral Armeno'yu gönderdi. İki düşman gemisi Burak Reis'in kumandasında Kara Hasan kaptanın idaresindeki tek gemiyi kıskaca almak üzere iki ayrı yönden hücuma geçtiler ve kısa zamanda her ikisi de Burak Reis'in gemisine sağdan ve soldan rampa ettiler. Müslümanların gemisine her iki taraftan kâfir askeri hücuma geçtiler. Artık göğüs göğüse kılıç kılıca bu dar yerde amansız bir can alıp baş verme savaşı ayyuka çıktı. İslâm Mücahitleri 'Allah Allah' diyerek düşmanın üzerine atılıyor, onların kopasıca kafalarını gövdelerinden ayırıyorlar, cehenneme gönderiyorlardı. Fakat düşman bitecek gibi değil. Burak Reis; enli pala ile düşman kelleleri üzerinde daireler çizerken durumu tetkiki ihmal etmiyor, şehitlerimizin çoğaldığını gazilerin azaldığını kendisi dahil yaralı olmayan kalmadığını görünce, etrafına baktı. Rampa etmiş iki düşman gemisi Osmanlı gemisinden ayrılma hazırlıklarına başlamıştı.
Burak Reis kararını verdi. Biz bu vaziyette galip gelemeyiz o halde! Hemen geminin barut ambarına inen büyük gazi muhterem şehit; baruthaneyi tutuşturduğu gibi başta kendini ve Müslimini şehitlik rütbesiyle Peygamberi Zişânın aguşuna vasıl eylerken, keferei fecereyi de, gemileriyle, amiralleriyle beraber cehennemin esfeli safilinine göndermeye muvaffak olmuştu. Denizcilik tarihimizin bu mümtaz şehitlerine şu satırları okuyan her okuyucunun, bu cümlenin sonunda bir Fatiha okumalarını istirham ederim...
Üç gemi de berhava olmuş sulara gömülmüştü ki, Venedik donanmasının savaş alanından kaçmayı kendine gaye edindiği, yaptığı manevralardan anlaşılmaya başlanmıştı.
Bu mağlubiyeti gören Laponte (İnebahtı) kalesi muhafızı müdafaadan vazgeçip zaferler padişahının ordusuna teslim oluyordu.
Bayezid-i Veli körfezin iki tarafına birer sur yaptırma emrini verdikten sonra Dersaadet'e döndü. Bu sırada da Sadrazam İbrahim Paşa vefat etmiş yerine Mesih Paşa tayin edilmişti. H.905/M.1500 biterken, Bayezid-i Veli Hazretlerinin emriyle kırk beş parça gemi yaptıran Preveze Muhafızı Mustafa Paşa, H.906/M.1501 yılında ani bir baskına uğradı. Yapılan gemiler ve limandaki diğer gemiler kamilen düşman tarafından yakıldı. Kara askerimiz H.907/M.1502'de Navarin körfezinin bazı mühim kalelerini fetih eylemişti.
 
Navarın Baskını:
 
Hadim Ali Paşa Mora’ya Beylerbeyi olmuş ve o sırada da Osmanlı Ordusu fetih ettiği yerleri bir beyanname ile başta Papa, Fransa, Ceneviz, Milano Dukalığı, Macaristan, İspanya krallıklarına bildirmişti. Bazı tarihlerde, o sırada Papa'nın başkanlığında ve teşvikleri ile bir ehli salip tertibi için çalışmalar yapıldığı dolayısıyla, böyle beyannameler göndermenin yeri yoktur, diye tenkitlerde bulundular. Bu beyannamenin onların bu çalışmalarını olgunlaştırdığını ve ittifak-ı salip, yani yeni bir haçlı seferi kararı almalarına vesile olduğunu ileri sürerler.
Biz de deriz ki:
Devleti Aliye; mutlaka her devlet gibi muhtelif ülkelerde casuslar bulundururdu. Dolayısıyla onların bu çalışmalarının varlığından şüphesiz ki haberdardı. Müzakerelerin dönülmez bir noktaya geldiğini görerek, bu beyannamelerle onların üstüne üstüne gitme yolunu tutmasını nedense hesaba katmazlar. Çünkü düşman ittifakları, tarihte daima içlerinde yan çizenler bulunma şekliyle tahakkuk etmiştir. Bu ehli salibe katılan ülkeler arasında hemen ilk anda bize hücum edebilecek bir Macaristan olduğunu düşünmek varsa da, bizim de ilk önce hücum edebileceğimiz bir Macaristan olduğunu hesaba katmak icap eder. Kâfirin kalbine korku düşürmenin politik bir yolu da budur. Ama netice verir veya vermez, o başkadır.
Birdenbire Navarin körfezi önlerinde beliren Venedik Amirali Pizaro, ani bir hücumla körfeze dalıverdi. Limanda duran on iki gemimizden birini yakıp batırdı. Diğerini ise zapt etti. İşte o sırada körfezin başına yetişen ünlü Kemal Reis körfeze daldı ve Amiral Pizaro'yu perişan eyledi. Fiemanillah. (devam edecek)
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat