Yoksulluk yazgı mıdır? (1)

16 Ekim 2016 22:36
A
a
Bu gün, Dünya Yoksullukla Mücadele Günü..
Birleşmiş Milletler Örgütü, hani o 5 devletin dünyaya egemen olduğu BM, yoksulluğu ortadan kaldırmak ve bu konudaki farkındalığı artırmak için 17 Ekim'i 'Yoksulluğu Ortadan Kaldırma Günü” olarak kabul etmiş!..
Bilindiği üzere iki dönemdir görev yapan BM 8. Genel Sekreter Ki-mun’un görevi 31 Aralık'ta sona ermekte.
Yerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından önerilen eski Portekiz Başbakanı Antonio Guterres, BM Genel Kurulu’nca oybirliği ile yeni BM Genel Sekreteri seçildi.
Guterres, 5 yıllık görevine 1 Ocak 2017'den itibaren başlayacakmış.
Bakalım yeni genel sekreterli BM, uluslararası alanda yaşanan siyasal, ekonomik, kültürel ve toplumsal sorunlara yeni yaklaşımlarla, yeni çözüm yolları bulabilecek mi?
 
* * *
 
Yoksulluk, gerek gelişmiş gerekse az gelişmiş ülkelerin karşı kaşıya olduğu temel sorunların başında gelmekte bu gün hala.
Türkiye’de de yoksulluk halen bir sorun olmakla birlikte ortadan kaldırılması adına son yıllarda epey yol kat edilmiştir.
Yoksulluk, aslında küresel bir sorundur…
Salt dünyanın azgelişmiş bölgelerinin yaşadığı bir sorun değil, gelişmekte olan ülkelerin ve hatta gelişmiş ülkelerin bile önemli bir sorunudur bugün.
Günümüzde dünya nüfusunun yüzde 10’u toplam dünya gelirinin yüzde yemiş’ten fazlasını elde etmektedir.
Bu rakam, dünyada gelir dağılımı adaletsizliğinin en açık anlatımıdır.
Yoksullukla birlikte ülkeler ve bölgeler arasındaki eşitsizliğin boyutlarının da giderek arttığı görülmektedir.
Yani yoksullukla birlikte bir büyük sorun da “gelir dağlımı eşitsizliği” olarak karşımıza çıkmış bulunmaktadır öteden beri.
 
* * *
 
Yoksulluk, tüm ülkelerin en çok zorlandığı konuların başında yer almaktadır öten beri.
Çünkü yoksulluk, tarih içinde şekil ve tür değiştirerek sürekli yayılmaktadır.
Ayrıca yoksul olmanın ölçütleri de değişmektedir kuşkusuz.
Yoksullukla mücadelede kamu yönetimlerinin kullandığı politikalardan biri olan sosyal yardımlar, yoksul kesimlerin bu durumdan kurtulmalarını hedeflese de, bunda da bugüne kadar önemli bir yol alınmış görünmemektedir.
Salt yoksulluğu yönetmeyi amaçlayan sosyal yardımlar sürdürülebilir yardımlar olarak kabul edilmemiş ve uzun vadede yoksulluğa çözüm üretemediği de görülmüş bulunmaktadır.
 
* * *
 
İslâm da, doğrudan ya da dolaylı olarak yoksulları gözetmiştir.
İslâm'da yoksullara yardımın pek çok yolu vardır.
Zekât ve fitre sadakası yanında, kurban, hibe, vasiyet, kısas, diyet, şer'î cezalar, adaklar, kefâretler, yoksullara devlet hazinesi tarafından sağlanan yardımlar gibi pek çok düzenleme içerisinde yoksullara doğrudan ya da dolaylı maddî kaynak aktarımı söz konusudur.
 
* * *
Türkiye’de yoksulluk, öteden beri toplumun hayırseverlik anlayışı üzerinden anlaşılmaya çalışılmıştır.
Bu anlayışın bir gereği olarak devletin yoksulluğu önleme politikaları kısmi kalmış ve süreklilik kazanamamıştır.
1980’den sonra büyük çaplı dönüşüme uğrayan Türkiye Ekonomisi, başlarda uyguladığı yapısal değişim politikalarının bir sonucu olarak çeşitli ekonomik krizlere maruz kalmıştır.
Sonrası geliştirilen rekabet politikaları ile dengeler düzeltilmeye çalışılmış ancak, makro alandaki iyileşme ve gelişmelere karşın gelir dağılımı dengesizliğinin sürdüğü gözlenmektedir.
Neler yapılabilir, yapılmalı yarın sürdüreceğiz.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat