Loading...

Zaman...

8 Haziran 2018 21:43
A
a
Özellikle teknoloji ile beraber insanların çoğunluğunun boşa geçirmekte olduğu şey.
Kur’an'da şöyle geçer;
"Ve zaman. 
İnsan zarardadır.
İnanıp hayra ve barışa yönelik iyi işler yapanlarla, birbirine gerçeği ve sabrı önerenler müstesnadır." 
(Asr suresi)
Zaman...
Kıyamete kadar asla durdurulamayan şey. İsteseniz de istemeseniz de, yaşasanız da ölseniz de akıp gitmeye devam edecek olandır.
Devamlı akıp geçen ve her saniye aleyhimize işleyen süredir.
Yeryüzünün ya da belki de varoluşun en ilginç mefhumlarındandır bu.
Göster deseler gösteremezsin, tanımla deseler beynin dolaşır, diline sıra gelmez.
Ama en "kral" ateisti bile önünde secde ettirir.
Ah, azizim, meyveler zamanla olgunlaşırmış..
Bu kavramın göreceliğini anlamak isteyen, bir köyde şöyle bir hafta kalmayı deneyebilir.
Ama yanınıza teknolojik vakit öldürücüleri almak yok.
Bir kere köyde temiz havadan dolayı uykunuzu çabuk aldığınızdan erken kalkacaksınız.
Sabah, kuşların ötüşüyle karşılayacak sizi. Dışarıdaki buz gibi hava yavaştan ısınmaya başlarken güzel bir kahvaltı yapacaksınız.
Sonra sıcak çökmeden önce dışarı çıkıp yapılacak işleri halledeceksiniz.
Güneş hiç acele etmeden göğün tepesine varacak. Terli bir vaziyette tekrar eve dönüp öğle yemeğiyle kendinize geleceksiniz, menüde tercihen salçalı patates yemeği.
Bunun üstüne konu komşu bir araya toplanacak, dışarıda sıcaktan bunalan hayvanlar gölgelere kaçışırken, hep beraber çay içilecek.
Sohbet, muhabbet derken hava serinlemeye başlayacak, tekrar iş vakti.
İkindi akşama varırken dağlarda dolaşan koyunların boyunlarındaki çan sesleri ortalığı dolduracak.
Sonra akşam olacak, önce ufukta birkaç yıldız göreceksin, sonra bir bakmışsın tepende binlerce ışığın dans ettiği bir evren...
Böceklerin sesleri, kurbağa seslerine karışırken eve girip kapıyı kapatacaksın.
Sonra saate baktığında gece yarısına iki üç saatten daha fazla süre olduğunu göreceksin. Ve anlayacaksın; doğayla baş başayken zamanın nasıl genişlediğini.
Muhtemelen yorgun olduğun için erken uyuyacaksın.
…Ve zaman su gibi akacak, tekrar sabah olacak. Ve yine kuş sesleri...
Zaman...
Eski işyerimde bir çalışma arkadaşım vardı, çok entelektüel, çok güler yüzlü bir adam.
20 yaşından beri aynı kadınla birlikte, yaşlar olmuş 40-42.
2013'te evlendiler, kısa süre sonra da eşi hamile kaldı. 
Bir gün bizim odaya dalıp, büyük bir heyecan ve mutlulukla şöyle dedi,
-Selam. Eşimin içinde pıtpıt eden bir şey var!
Ondan sonra ben o "şeye" hep pıtpıt dedim.
Zaman sonra gayet sağlıklı ve tatlı bir kızı oldu,
Allah ailecek çok mutlu yaşatsın.
Kendisine de o kadar benziyor ki, zannedersiniz kızı babası doğurmuş.
Bir gün sohbet ederken, kızını kucağına aldığı ilk anı şöyle tarif etti bana:
"Zamanın bir derinliği de olduğunu o an anladım. bu sadece çizgisel bir şey değilmiş.."
Bu benim için, babalığın en güzel ifadesi oldu.
Ki kendi babamı tarifsiz severim ve onun da beni aynı şekilde sevdiğini bilirim, buradaki anafikir babalık duygusuyla ilk defa karşılaşmak değil.
Nitekim ilk defa karşılaştığım bu değil, "zamanın derinliği" ifadesiydi.
Zamanın uzunluğu ve ruhu olduğu gibi, bir derinliği de var.
Her şeyin olduğu gibi...
Mutsuzluğun konusunda anlatmak istediğin bir şey var mı?
Sebebini biliyorsun zaten…
Hayır konu başlığını sormuyorum.
Onun bir de derinliği var…
Zaman bir konu başlığı.
Hepimiz analitik düzlemin bir yerlerinden bir yerlerine daimi bir devinim halindeyiz.
Bulunduğumuz yere konan noktanın altında birkaç katman daha var.
Üzerinde yürüdüğün kağıtla senin çizgin ve o çizgiyle de üzerine konan nokta arasında kalan bir alan var.
Ve o noktadan geçen bir sürü çizgi daha.
Ve bunların her biri arasında başka derinlikler...
Ben geriye çok fazla bakan biri değilimdir.
Çok ağır pişmanlıklarım ya da geçmişe dair acımasız sorgulama huylarım yoktur. 
Ama geçtiğim yerlerde önüme, önüme derken ayaklarımın dibine, yani bulunduğum yerin derinliğine çok bakarım…
Bu da ilerlemeyi çok yavaşlatan bir şey.
Yani zaman, benim için çok da hızlı ilerlemeyen, altı açık unutulmuş süt gibi ama taşıp dökülmeyen, mangal üzerinde bırakılmış toprak güveçteki yemek gibi ağır ağır pişen, yüzey dalgalanmalarına değil büyük tektonik hareketlere sebep olan bir şey. 
Her anımız ve her ânımız çok derin. 
Muhtemelen bu yüzden uzayamıyorum, derinliğim artmasın diye.
Ama zaman dediğin böyle güzel.
İçine sine sine.
Çok yoğun geçmiş bir günün sonunda rahatça oturup, oturaklı bir Türk kahvesi içer gibi...
Biri için harcandığında, o kişiyi değerli yapan bir çeşit kimyasal.
Kendine yardım (İngilizce'den çeviri):
Zamanı durdurmak için: Öp
Zamanda gezinmek* için: Oku
Zamandan kaçmak için: Müzik dinle
Zamanı hissetmek için: Yaz
Zamanı serbestleştirmek için: Solu
Zaman...
Sadece çizgisel bir şey değil...
Kesinlikle derinliği var.
Her an...
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat