Bursa Geylani’yi ağırlıyor…

Röportaj1 Ağustos 2015 21:23
Bursa Geylani’yi ağırlıyor…
A
a

Seyyid Abdülkadir Geylani’nin torunu bir ziyaret sebebiyle Bursa’ya gelince bizde kendisini bir ziyaret etmek istedik… Kendisiyle oldukça güzel ve mana yüklü bir sohbet etme şansımız oldu... Birinci bölümünü bu gün bir sonraki bölümünü de daha sonraya sakladığımız bu söyleşiyi sizlerle paylaşmaktan onur duyuyoruz aziz okuyucularımız…

Seyyid Abdülkadir Geylani’nin torunu bir ziyaret sebebiyle Bursa’ya gelince bizde kendisini bir ziyaret etmek istedik… Kendisiyle oldukça güzel ve mana yüklü bir sohbet etme şansımız oldu... Birinci bölümünü bu gün bir sonraki bölümünü de daha sonraya sakladığımız bu söyleşiyi sizlerle paylaşmaktan onur duyuyoruz aziz okuyucularımız…
 
Abdülkadir Geylani’nin 23. kuşaktan torunu olan daha öncede Bursa’ya gelen ve bundan sonrada gelecek olan Seyyid Şerif Prof.Dr. Muhammed Fadıl Ceylani El- Haseni’ den…
‘’Elbette’’ diyor ve başlıyor anlatmaya şeyh…

İsmi Seyyid Şerif Muhammed Fadıl Ceylani El-Haseni. 1954 yılında, Türkiye’nin doğusunda âlimleri ile ünlü Siirt ilinin Kurtalan ilçesinin Cimzerk köyünde doğmuş. Şu anda İstanbul’da ikamet etmekte…
Dedesi seyyid, şerif, âlim, muhterem ve kâmil insan Şeyh Muhammed Sıddik Ceylani El-Hasenı’nin ve babası seyyid, şerif, âlim, allame, fehim denizi Muhammed Faik Ceylani El-Haseni’nin terbiyelerinde büyümüş...
DEDEM BENİ ÇOK SEVERDİ…
‘’Ben daha iki yaşımda iken dedem beni Geylani neslinden seyyid ve şerifleriyle meşhur olan köyü Teylan’a (Allah orayı korusun) yanına aldı.’’diye devam ediyor şeyh… ‘’13 yaşıma kadar onun yanında yetiştim. Beni çok severdi. O beni Medine-i Münevvere’ye gönderdi. Oradan da âlimler membaı olan Cimzerk’te yaşayan babamın yanına döndüm. Yeni ilimleri onun yanında tahsil ettim. Allah onların hepsine rahmet eylesin, yüce sırlarını mukaddes eylesin ve o tertemiz insanları bizler için faydalı eylesin.’’diyerek duayla bitiriyor sözlerini…
Araştırmalara nasıl başladığını merak ediyoruz… Anlatıyor sağ olsun…


20 ÜLKE DOLAŞTIM…

Daha sonra Medine-i Münevvere’ye gidiyor şeyh... ‘’Orada ikamet etme şerefine nail oldum.’’diyor…’’Abdülkadir Geylani’nin kitaplarını orada araştırmaya başladım. Bu araştırmam 1978 yılında başladı. Ve 2002 yılına kadar devam etti. Bu tarihten itibaren bütün meşguliyetlerimi bir yana bırakarak tüm zamanımı Seyyid Abdülkadir Geylani’nin kitaplarını araştırmaya ayırdım. Bu durum halen devam etmektedir. ‘’

Yaklaşık 20 ülkede 50 resmi ve onlarca özel kütüphane dolaşmış Seyyid Şerif Prof.Dr. Muhammed Fadıl Ceylani El- Haseni… Bu kütüphanelerden bazılarını da 20 kereden fazla ziyaret etmiş. Bu çalışmaları sayesinde şu anda aralarında ona göre dünyada bir benzeri daha bulunmayan Tefsiru-l Geylani de dâhil olmak üzere 17 kitap ve 6 risaleye ulaşmış…

KAYIPLARIN PEŞİNDE BİR ÂLİM…
 
‘’İlim müminin yitiğidir ‘’diyor Allahın elçisi… Asırlar öncesinin peşine düşmüş sohbet ettiğimiz mübarekte…
‘’Bu pek çok ilim merkezini ziyaretim esnasında, Şeyh’in 14 kitabının kayıp olduğunu tespit ettim. Bu kayıp kitapları araştırmaya başladım ve onlara ulaşmaya çalıştım. Sonunda Allah-u Teâlâ’ya sonsuz şükürler olsun ki, kayıp eserlerin pek çoğunu buldum. Ceddim Şeyh Geylani’nin kitaplarından tefsir hariç toplam dokuz bin yedi yüz elli iki varaklık bir yekûna ulaştım. Bütün bunlar ceddim Kutb-ı Geylani sayesinde benim iç dünyamda büyük bir mutluluğa ve sonsuz bir sevince garg olmama vesile olmuştur…’’

DOĞU’DA ŞEYHÜL İSLAM BATI’DA FİLOZOF…
 
 
Araştırmalar yapmak için gezerken başından geçen unutamadığı bir anısını da paylaşıyor Seyyid Şerif Prof.Dr. Muhammed Fadıl Ceylani El- Haseni’
‘’Şeyhin kitaplarını araştırmak için Vatikan’ın o meşhur kütüphanesine gittiğim zaman, Vatikan gümrüğünden geçerken, pasaport kontrol memuru ülkeye giriş sebebimi sordu. Bana refakat eden İtalyan arkadaşım, ona benim dedem Geylani’nin kitaplarını araştırdığımı söyledi. Memur saygıyla ayağa kalktı ve şöyle dedi: 'Evet, evet. İslam filozofu Abdülkadir Geylani.'… Kütüphaneye ulaşıp çalışmalarıma başladıktan sonra bir katalogda ve bazı kitapların üzerinde Abdülkadir Geylani’nin isminin yanında İtalyanca olarak “İslam filozofu” ve Arapça olarak da Şeyhül İslam vel Müslimin (İslam’ın ve Müslümanların şeyhi) “ ibarelerinin yazılı olduğunu gördüm. Üç kıtada Vatikan dışındaki diğer hiçbir kütüphane kayıtlarında bu iki lakaba rastlamadım."
Hikâyelerimiz aynı olmasa da Şeyh ile yolculuğumuz aynı… O mübarek dedesi Seyyid Abdülkadir Geylani’nin yitik olan eserlerinin izinde yollar ve yıllar tüketmiş… Biz iz sürenlerin izindeyiz ancak… Lakin biliyoruz ki Allah hiçbir gayreti boşa çıkarmaz… Kendisine uzanan hiçbir eli geri çevirmez… Şeyh Seyyid Şerif Prof.Dr. Muhammed Fadıl Ceylani El- Haseni ile sohbetimizin geri kalan kısmını da inşallah önümüzdeki günlerde sizlere sunacağız… Ama unutmadan çok değerli büyüğümüz Bursa halifesi Şeyh Sebahaddin Dömek el Haseni’ye teşekkür edelim ki o bizim Seyyid Şerif Prof.Dr. Muhammed Fadıl Ceylani El- Haseni ile buluşmamıza vesile oldu…
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
duyurular DUYURULAR



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat