Sosyal Medyadaki Kirlilik ve Sazan Avı

Eğitim 21 Kasım 2016 14:39
Videoyu Aç Sosyal Medyadaki Kirlilik ve Sazan Avı
A
a

“Sosyal medya ve internet, art niyetli kişiler tarafından çeşitli yöntemlerle sizleri kandırmak içinde kullanılmaktadır. Bu yöntemlere karşı dikkatli olmalı ve her paylaşıma, habere inanmamalısınız.”

MURAT GEZER / ÖZEL HABER
 Sosyal medyayı hepimiz kullanmaktayız. Dünyadaki her üç kişiden biri sosyal medya kullanıcısıdır. Sosyal medyanın geleneksel medyadan en büyük farkları olan “çift taraflı olma”, “konuşmaya teşvik etme”, “herkese açıklık” gibi özellikleri insanların sosyal medyada kolaylıkla içerik üretmesine, bilgi paylaşımı yapmasına ve yapılanları da çevresine duyurmasına yol açmıştır.
Sosyal medyada herkesin özgürce paylaşımda bulunması, kendini ifade edebilmesi büyük bir avantajdır. Zaten bu avantajı da sosyal medyayı çağımızın en güçlü iletişim araçlarından biri yapmıştır. Herkesin sosyal medyada kolaylıkla içerik üretip paylaşması birçok ciddi sorunu da gündeme getirmiştir.
Sosyal medyadaki özgürlük, kontrolsüzlük ve art niyetli kişilerin de burada olması gibi nedenler, büyük sıkıntılara ve mağduriyetlere yol açabilmektedir.
Bunlardan biri de, aslı olmayan veya çarpıtılmış olay veya haberlerin sosyal medyada gerçekmiş gibi paylaşılması ve insanların da buna inanıp bu paylaşımların taşıyıcılığını yaparak kendi çevrelerinde dağıtmalarıdır. Bu da, sosyal medyada büyük bir kirlilik oluşturmaya başlamıştır. Bu kirliliğin çok farklı boyutları vardır. Ama kirliliğin önemli türlerinden biri de ‘sazan avı’ denen eylemler, girişimlerdir. İnsanlar bu tarz eylemlerle kandırılmakta veya dolandırılmaktadır.
Denetimsizliği fırsat bilen bazı kişiler, kendi kişisel fayda veyahut sadece eğlence amaçlı olarak da sosyal medya kanalları üzerinde gerçek dışı içerikler üretip ortaya atmaktadır. Genelde bu içerikler, insanların ilgisini çeken veya korkutarak onların dikkatlerini toplayan mahiyette olmaktadır.
İnternet dünyasında insanları kandırıp, istenen şeyleri yaptırmanın (Sazan Avı’nın) çok farklı şekilleri mevcuttur. Ben bu yazımda, bunun biraz daha ‘yalan içerik – manipülasyon’ tarafına değinmeye çalışacağım. Nasip olursa gelecek yazılarımızda da diğer boyutlarına bakarız.

Konuyu açıklamak adına gerçekleşen birkaç olay üzerinden gitmek isterim. Geçmiş aylarda özellikle facebook mecrasını işgal eden MİT veya Jandarmaya aitmiş gibi gösterilen güvenlik temalı (Sosyal Ağ Bildirgesi) yazısı insanlara korku vermiştir. Herhangi bir suçlama veya takibattan korkan çoğu kullanıcı bu metni sosyal medya hesaplarında paylaşma gereğini görmüştür.  Bu şekilde de, o dönemde neredeyse facebook paylaşımlarının önemli bir bölümü bu görselden oluşmaya başladı. Fakat bu metinde bahsedilen ‘MİT Sosyal Ağ Güvenliği Bildirgesi’ bir yalandan ibaretti. Aslı astarı olmayan bir şey yüzünden insanlar korkuya kapılmış, gereksiz yere paylaşımlar yapılmış, bilinçli birçok kullanıcı bile bu oyuna gelmiştir.
Bu metinde bulunan “Not: Paylaşmayın! Kopyalayıp Yapıştırın.”  uyarısı da bunu birçok kullanıcının sayfasında yer vermesine yol açtı ve giderek de yayıldı. Bu yazı kullanıcıları bir yönüyle tedirgin etmekteydi, bu metne sayfasında yer vermezse oluşabilecek sıkıntılardan kendilerinin sorumlu olacağı düşüncesi insanda oluşturulmaktadır.
 
Bu metin şu şekildedir: “RESMİLEŞTİ DİKKAT, T.C. Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 16.02.2016 tarih ve 69471265-010-06/1955 sayılı Milli Güvenliği tehdit eden örgüt ve yapılarla irtibatlı kamu çalışanları hakkındaki Genelge (2016/4) Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Ayrıca MİT Müsteşarlığı Sosyal Ağ Bildirgesi doğrultusunda Facebook’un güvenlik açığından ötürü hesabım üzerinde bulunan tüm verilerimin (IP, fotoğraflarım, paylaşımlarım vs.) çarpıtma yolu ve yasa dışı bir şekilde sahte kişilerce kullanılmasından ve doğabilecek tüm zararlardan ilgili Türk Ceza Kanunu maddeleri gereğince Facebook sorumludur. Bu hesabımdan başka bir hesabım olmadığını bildirir ve gereğinin buna göre yapılmasını tarafınıza arz ederim” denilmektedir.
İlk olarak başbakanlığın böyle bir tebliği veya genelgesi yoktu. Yani bahsedilen bu genelge bir yalandan ibaretti. Ayrıca metnin devamında bahsedilen MİT’in ‘Sosyal Ağ Bildirgesi’ diye bir çalışma da yoktu. Kısaca metinde bahsedilen Genelge veya Bildirgeler bir yalandan aldatmacadan ibarettir. Mevcut olanlar da sosyal medyayı ilgilendirmemekteydi.
 
 Bu metnin devamında Türk Ceza Kanunu ile ilgili maddelerin yer alması da insanları sadece korkutma, kullanıcıların bu metni daha ciddiye almalarını sağlama için bir olta işlevi görmektedir. Çünkü Türk Ceza Kanunu’nda sosyal medya platformlarında sizin adınıza sahte hesap açılmasından doğacak zararlarla ilgili bir madde bulunmamaktadır. Facebook, hesabınızın kopyalanması ve benzeri durumlardan dolayı sorumlu da olmaz. Zaten sosyal medya evreni hukuki boşluklarla da dolu bir yerdir. Hâlihazırda Facebook ve diğer sosyal medya platformlarında hesap açarken ilgili platformun kullanıcı sözleşmesini onaylamış olmaktasınız. Eğer bu platformla ilgili bir sıkıntı oluştuğunda kabul ettiğiniz kullanıcı sözleşmeleri öncelikli olarak geçerlidir.

İşte bu kabaca ‘sazan avı’ denilen yöntemdir. Ortaya insanların ilgisine çekecek, genelde “ücretsiz - hediyeli”, “bu fırsat kaçmaz”, yâda “korkutma” temalı bir konu atılır. Ve bundan etkilenen kullanıcılar, istenenleri yaparlar. Mesela, hemen linki tıklayarak ilgili sayfa veya internet sitesine yönelirler. İstenen prosedürleri yaparlar. Sosyal medyada bu tarz oltalarla sıklıkla karşılaşılmaktadır.
 
Benzeri 2. eylem de geçen hafta meydana gelmiştir;
Hafta içinde whatsapp gruplarından başlayarak, facebook, messenger ve diğer kanallarda hızla yayılan bir paylaşım vardı. Buna göre, “Singapur Televizyon Kanalı açıklama yapmıştı. Gece yarısından sabah erken saatlerine kadar tüm elektronik iletişim araçları, bilgisayarlarınız kapalı kalmalıydı. Gerekçesiyse, Dünyanın yüksek radyasyona maruz kalacağı, tüm cep telefonlarının bu sürede kapalı kalması gerektiğiydi. Tabii, belli bir fizik bilgisine sahip bir kişi normalde uzaydan gelen yüksek radyasyonla evinizdeki cep telefonunuzun alakalı bir şey olmadığını bilebilir. Maalesef çoğu vatandaşımız buna inanmış olacak ki bir anda sosyal medya kanalları bu paylaşımlarla doldu taştı. Hatta bazı insanlar her şeyini geceleyin kapatıp yatacaklarını hemen deklare ettiler.

Böylece ortaya atılan mahiyeti belli olmayan sade bir metne bakarak insanlar davranışlarını değiştirip, dış dünyayla iletişimini kesecek hale getirilebildiler.


Neyse ki, amaç gerçekleşip de herkes offline hale gelmeden Sosyal medya uzmanları, dernekleri yaptıkları yazılı açıklamalarla bunun aslının olmadığını, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını ifade ettiler. Olayın vahameti Bilişim Teknolojileri Kurumu’nun (BTK) da dikkatini çekmiş olacak ki konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.  
 
 Bazı kişilerin böyle metinleri sosyal medyaya yayaraktan kullanıcıları yokladığını düşünebiliriz. Politik, ekonomik, terör korkusu oluşturma gibi amaçlarla da böyle sahte haberler ortaya atılabilmektedir.
Tabii insanların bilgisizliğinden yararlanıp kendine “Eğlence” çıkarmak isteyen kişilerin eylemleri olması da muhtemeldir.
Çocukluğumuzda birilerinin telefonunu çevirip çaldır kapat oyunları, seni karakoldan çağırıyorlar vb. şakalar yapılmaktaydı. Şimdilerdeyse onun yerini sosyal medya şakaları ya da manipülasyon oyunları aldı. Böyle durumlarda insanımızın yaptığı en büyük hatalardan birisi tek bir kaynakla yetinip araştırma yapmadan sunulanlara inanmalarıdır. Bir paylaşımın doğruluğunu birkaç kaynaktan mutlaka kontrol etmeniz gereklidir.
Bahsettiğim nedenlerden dolayı kullanıcıların, bu ve benzeri metinlere itibar etmeyip, sayfalarında yer vermemelerini ve arkadaş çevrelerini bu gibi durumlara karşı uyarmalarını tavsiye ederim.

İşin bir de dolandırıcılık boyutu vardır:
Sazan Avı’nın diğer bir alanı da dolandırıcılık amaçlı paylaşımlardır. Kullanıcılar, ilgisini çekecek bir içeriği gördüklerinde hemen haberi okumak veya ilgili videoyu izlemek için tıklarlar. Bu ‘yem’ genelde sevgililer günü, maçlar, anneler günü, müstehcen videolar, ilgi çekici reklâmlar, bedava adı altında dağıtılan hediyeler vb. şeylerdir. Bu tarz yöntemlere de phishing (oltalama) denir. Dolandırıcılar buna benzer içerikler üretip ortaya atarlar.
Dolandırıcılar, öncelikle bilgisiz ve dikkatsiz kişileri hedef alırlar. Bu tarz paylaşımları ve linkleri tıklayarak dolandırıcıların hedefi haline gelirsiniz.
 
Bu linklerin arkasına istenmeyen bazı yazılımların uzantıları da eklenir. Siz tıkladığınızda o istenmeyen yazılım bilgisayarınız veya tabletinize hemen kurulmaya başlar. Bu yazılım kurulur kurulmaz, bilgisayarınızda bulunan sosyal medya hesabınızın şifrelerini, bilgilerini karşı tarafa aktarır. Böylelikle, dolandırıcılar sosyal medya hesaplarınıza erişmiş olurlar. Facebook’ta arkadaşlarınızdan ‘zor durumda kaldım, 100TL para gönderir misin?’ diyerekten para isterler. Eğer facebook hesabınıza kredi kartınız tanımlıysa, birtakım harcamalar yapıp sizi borçlandırırlar.

Bu şekilde dolandırılan zarara uğrayan çok sayıda kullanıcı vardır. Haricen, sizin hesabınızı kullanaraktan gayri meşru işler yapılması, başkalarına uygunsuz mesajlar atılması gibi olaylarla da karşılaşılmaktadır.
Sosyal medya evreninde her yazılana, her paylaşıma itibar etmemek gerekli. Özellikle spekülatif, ilgi çekici sayılacak haber veya paylaşımlara dikkat etmeli. Bir linki tıklarken adres çubuğundan hangi linke yönlendirildiğimize bakmalıyız. Haberin mahiyetini resmi kurum veya muteber haber - bilgi kaynaklarından doğrulamalıyız. Aksi takdirde ciddi mağduriyetler kaçınılmaz olur.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat