Şuku’ya kulak ver!

Sanat 12 Ekim 2016 20:18
Videoyu Aç Şuku’ya kulak ver!
A
a

Bursa’dan bir gazeteci… Yıllarca yetişkin dünyasının haberleri arasında boğuşurken, çocukların sihirli dünyasına giriş yapıp Şuku’yu yazdı…

Ece ERDENK / Özel Haber
Bursa’dan bir gazeteci… Yıllarca yetişkin dünyasının haberleri arasında boğuşurken, çocukların sihirli dünyasına giriş yapıp Şuku’yu yazdı… Çocuk edebiyatına barış ve sevgi mesajlarıyla giren Emel Demir, ötekileştirmenin ne denli kötü bir şey olduğunu çocuklara Şuku ile anlatıyor…
Öncelikle Emel Demir’i kısaca tanıyalım…
1982 İzmit-Karamürsel doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Basın ve Yayın bölümü mezunuyum. Bursa'da çeşitli yerel gazetelerde, muhabirlik, editörlük, sayfa sekreterliği ve köşe yazarlığı yaptım. Dört yıldır bu sektördeyim ve çocuk edebiyatıyla ilgileniyorum. Geçtiğimiz haftalarda Kar Baykuşu Şuku isimli kitabım yayınlandı. Bir kitabım yakın gelecekte yayınlanacak ve umarım bu şekilde devam eder.
Edebiyat dünyasına çocuk kitabıyla giriş yapmanızın özel bir sebebi var mı?
Edebiyatla çocukluğumdan beri ilgileniyorum. Lise yıllarından beri yazdığım denemeler, hikayeler ve şiirler var. Yazmakla haşir neşirliğim geçmişten yani. Ancak çocuk edebiyatında yeniyim. Çocuklara hitap etme isteğim de son dönemlerde çevreye, doğaya, insanlara ve birbirimize olan duyarlılığımızın azalmasından kaynaklı. Karakterlerimizin giderek ticarileştiğini ve olması gerekenden saptığımızı düşünüyorum. Bunun nedeni de yanlış yetiştirilmiş çocuklar olmamız. Temelde doğruyu kaybettik. Her insan doğduğunda içgüdüsel ve maneviyatla hareket eder. En doğru insan çocuktur yani. Onların bunu kaybetmemesi geleceğimize ışık tutacak diye düşünüyorum. Doğruyu bildiğimden değil de doğruyu istediğimden hareketle, çocuklara yönelik dikte mantığı olmayan mesajlarla derdimi anlatıyorum. Bu nedenle çocuk edebiyatı...
Peki, çocukların dünyasına girmek zor mu? Hikayeleri yazarken nereden veya neyden besleniyorsunuz?
Çocuklarla iletişim kurmak, onların sizi sevmesi zor. Çünkü bizden daha samimiler. Çocuk sevmezse söyler çünkü. Hikayeleri yazarken hem çevremdeki çocuklardan, hem de çocukça kurduğum hayallerden besleniyorum. Şöyle ki Kar Baykuşu Şuku'yu yazarken sloganım: ‘Farklı olmak normaldir’ oldu. Bu da nereden çıktı? Açıkçası zorbalığımızdan ve bizim gibi olmayanı ötekileştirme mantığımızdan. Çocuklara ötekileştirmenin yanlış ve yıpratıcı olduğunu anlatmaya çalıştım.
Başka projeleriniz veya hikayeleriniz var mı?
Elbette var. Not defterimde en az 10 tane masal projem var... Elimde yazdığım ve yazmak için heyecanlandığım çok hikayem var.
Günümüz dünyasında çocukluğu nasıl değerlendirirsin?
Bizim zamanımızdaki gibi değil çocuklar… Yani artık oyun kültürü, arkadaşlık kültürü farklı. Biz sokaklarda oynayarak yetişmiş çocuklarız ama şimdi dijital bir ortam var. Bu yanlış bir şey mi? Hayır, takibi doğru şekilde yapıldığı sürece zaman ve insan birbirine uyum sağlamalı elbette. Bizim temelinde yani ezelden evvele kaybetmememiz gereken kavramlar var ve benim derdim onlarla. 'Adalet', 'eşitlik', 'barış', 'çevre duyarlılığı', 'vicdan' 'merhamet' gibi kavramlar...
Kar Baykuşu Şuku neyi anlatıyor?
Şuku, daha önce de bahsettiğim gibi ötekileştirmenin yanlışlığını anlatıyor. Özetle, Şuku kendi yuvasından bir şekilde uzaklaşmış ve Kargakent'te bir karga ailesi tarafından yetiştirilmiş bir kar baykuşu. Siyah ve beyaz bir arada yani. Hikaye, Şuku'nun kendini tanımasıyla, aramasıyla ve farklılığının nedenlerini bulmasıyla ilgili... Kargaların arasında mutlu değil, çünkü kendi dahil hiç kimse onu olduğu gibi kabul etmiyor. Mutluluğu nasıl bulduğunu anlatıyor hikayede...
Türkiye eğitim sisteminde çocuklara kitap ve okuma kültürünün aşılandığını düşünüyor musunuz?  Çocukların daha fazla kitap okuması için neler yapılmalı?
Türkiye'de eğitim sistemi ezberci ve tekdüze... Klişe gelecek ama doğrudur ki sınav sistemi üzerine kurulu bir sistemde yetişiyoruz. Rekabet ve zorbalık içindeyiz. Dolayısı ile sadece edebiyat değil sanattan da uzağız. Yani Sanata bulaşmamış bir eğitim sistemi de yarımdır. Bu yadırganamaz... Ne yapılmalı özellikle çocuk edebiyatı konusuna odaklanmalıyız bence. Ana sınıfından başlayarak çocuklara sevebilecekleri ve tercih şanslarının olduğu sanatsal aktiviteler sunmalıyız. Sinemada, edebiyatta, resimde ve tiyatroda klasikleri bilmeyen lise öğrencilerimiz olmamalı bizim. Sanat insanı yetiştiren ve geliştiren bir unsur. Sanat kişiyi şiddetten, yozluktan kısacası yanlıştan ayırır. Çocuğu sanatla yoğurmalıyız ki gerçek anlamda gelişmiş insanlar, oradan hareketle toplum olalım.
Günümüzde çocukların en çok neye ihtiyacı var?
Çocukların her şeyden önce kendilerini geliştirmiş anne babaya ve öğretmene ihtiyacı var. Bizler gelişmeliyiz ki çocuklarımız gelişsin. Kitap okumayan anne babalar, çocuğa 'ders çalış' ya da 'oku' deme lüksüne sahip değildir. Çocukların birey olduğunu düşünmek önemli. Yani biz eşitiz. Benim yapmaktan zevk almadığım hiçbir şeyi çocuk da yapmak zorunda değil. Bunu bilmeliyiz. Annelerin ve babaların çocukları rekabet unsuru haline getirmeleri, onların üzerinden 'doğru anne' ve 'doğru baba' figürü yaratmaları yanlış.  Bunun dışında çocukları sevecek bir eğitim sistemine ve sevecek bir topluma ihtiyaçları var elbette ki.
Teknoloji geliştikçe çocuklar da değişiyor mu? Çocukları tekrar kitaba nasıl yönlendiririz?
Ben dijital ortamda bulunmalarını günlük hayatlarına zarar vermediği sürece yanlış bulmuyorum. Zamana uygun olmalı her şey. İnternet ortamında da çok güzel masallar okuyabilecekleri ve kendilerini geliştirebilecekleri siteler var. Aynı şekilde sinema, tiyatro ortamları da mevcut. Çocuklara kitaba yönlendirmek için, öncelikle rol model olan anne, babaya iş düşüyor. Çocukları kitaplarla tanıştırmak, kitap dünyasının sihirli dünyasına yolculuğa çıkarmak için teşvik etmemiz çok önemli. Bugünün meşgul anne babaları, sırf çocuklar ayak altında dolanmasın diye ellerine, çocukların eline tablet veriliyor, televizyon karşısına bırakılıyor. Ancak, kitap okuma kültürünün yerleştirilmesi emek istiyor. Bu emeği çocuklardan esirgememeliyiz.
Bursa'da bir imza günü ya da bir etkinlik yapacak mısınız?
Bursa'da okullarda yazar söyleşilerine ve çocuk edebiyatı üzerine olan fuarlara katılacağım. Bunun üzerine projeler var. Umuyorum, daha çok okuyan, elinden kitap düşmeyen bir nesle katkıda bulunabilirim. Teşekkür ederim...
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat