Loading...

“Fırıncılık sektörünü gençler tercih etmiyor”

Bursa 8 Kasım 2019 10:30
Videoyu Aç “Fırıncılık sektörünü gençler tercih etmiyor”
A
a

Yıllardır fırıncılık mesleğinin içinde bulunun Aynur Dilekmen, fırıncılık sektörü ve sektörde yaşanan zorluklarla ilgili gazetemize önemli değerlendirmelerde bulundu.


ÖZEL HABER / HANİFE ÖRSOĞLU

Yeşilyayla’da bulunan Yayla Ekmek Fırını’nda çalışan Aynur Dilekmen, fırıncılık mesleği üzerine gazetemize açıklamalar yaptı. Yeni nesilin bu sektörde çalışmak istemediğini belirten Dilekmen, artan dolar kurunun fırıncılık sektörünü de etkilediğini vurguladı. Ekmek fiyatlarının olması gerekenin çok altında olduğunu belirten Dilekmen, “Belirlenen fiyatlardan biz memnun değiliz. Bu fiyatlar kesinlikle fırıncıyı kurtarmıyor. Bu konuda da biz devletimizden yardım ve destek bekliyoruz. Çünkü piyasa çok karışık durumda. Herkes ekmeğin Fırıncılar Odası tarafından belirlenen fiyatta satıldığını söylüyor. Ama kesinlikle böyle bir şey yok. Her taraftaki fırıncılar kendi kafalarına göre fiyat belirleyip piyasayı düşürüyorlar. Bu da hakkıyla belirlenen fiyatları satmaya çalışan fırıncıya zarar olarak geri dönüyor. Bizim avantajımız işlek bir caddede bulunmamız. Yeşilyayla semtinin en işlek yerindeyiz. 1976’da açıldık, 46 yıldır da buradayız. Hemen dibimizde Ahmet Hamdi Tanpınar İlkokulu var. Okulun bizim satışlarımıza çok katkısı var. Poğaça, pasta, ekmek olsun her anlamda bize hem cadde üstünde olmamızın, hem de dibimizde okul olmanın çok faydaları oluyor” diye konuştu.  Hayalinde basın sektöründe çalışmak olduğunu söyleyen Dilekmek, “Bu mesleği bilinçli olarak seçmiş değilim. Benim hayalimde basın yayın yüksekokulu okumak vardı. Fakat olmadı nasip buralara kadar sürüklendi. Baba mesleği olduğu için de çalışacak eleman lazımdı, bende gönüllü elemana razı oldum. Ama mesleğimi seviyorum ve severek yapıyorum. Çok anlamlı, maddi ve manevi doyurucu bir iş. Mahiyetini bildiğin zaman ekmek sektöründe olmanın manevi getirisi de maddi getirisi de çok fazla. Bence bu sektörde de herkesin gönüllü olarak çalışmasını tavsiye ederim. Esnaflık en zor meslek bana göre. Kime sorarsanız bütün esnafların tek sıkıntısı tatil olmamasıdır. Bizim burada çalışan bayan olarak bizim tatilimiz var. Ama işte diğer çalışan erkek arkadaşımız, ağabeylerimiz buranın sahibi oldukları için tatil yapma şansları olmuyor. Bir cenazen oluyor gidemiyorsun, çünkü yerine çalışacak adam gerekiyor. Bir düğünün oluyor, senin işini yapacak adam bulamazsan gidemiyorsun, çocuğun hasta oluyor, aynı şekilde onunla ilgilenemiyorsun, çünkü hep seni idare edecek birisi lazım. Bu sektörde de ağır iş olduğu için genç nesil bu sektörde çalışmıyor. Genelde yaşlılar çalışıyor. Yaşlıların eğitim düzeyleri düşük olduğu için, yani ilkokul veya ortaokul mezunu belli bir yaşa geldikten sonra başka yerlerde çalışma imkânı zor. Bir de küçüklükten kalkmış bu mesleği öğrenmiş, bu meslek artık ona diğerlerinden daha kolay geliyor. Bir de genç nesil tercih etmediği için sonuçta zor bir iş. Öyle göründüğü gibi ekmek, o aldığımız ekmek o kadar değişik işlemlerden geçip sizin elinize ulaşıyor ki zor olduğu için ve gelecek görmediği için fırın sektöründe genç nesil tercih etmiyor. Hâlbuki fiyat olarak bir asgari ücretin üstünde alıyorsun girdikten sonra daha da artıyor. Ama genç nesil burayı kendisi için gelecek vaat etmediğini gördüğü için ve iş zor olduğu için tercih etmiyor. Şu anda ben bakıyorum gençler fazla sıkıya gelemiyorlar. Oturduğum yerden çalışıp para kazanayım modundalar. Daha fazla bilinçli değiller. Bu iş hep ayakta olan bir meslek. Mesaisi olan bir iş bazen zor, geceli gündüzlü çalışman gerekiyor. Bazen bazı bölümün vardiyası da yok. Gece 3’te gelip öğlen 4’te gidebiliyorsun. O yüzden tercih edilmiyor. Genç nesil tercih etmediği için hep orta yaş kesim çalışıyor burada” açıklamasını yaptı.  İş ilanı verdiklerinde hep orta yaş ve üzerinin başvuru yaptığını aktaran Dilekmen, “Gelen elemanların hepsi 30 yaş ve üzeri. Yani 30 yaşın altında çok nadir başvuruya geliyor.  Dediğim gibi genç nesil burayı bana bir gelecek olmaz diyerek tercih etmiyor. Onların daha yüksek hayalleri var. O yüksek hayallerinin peşinde gittikleri için belki bu sektörü tercih etmiyorlar. Bu sektörü genelde bizim gibi ortakların patronların çocukları devam ettiriyor. Baba mesleği olduğu için ona saygı tutmak için devam ettiriyor. Zaten bizim sülalemiz fırıncılık mesleğini yapıyor. Üniversite okuyan çocuklar bile babalarının mesleğini devam ettirmek için fırın sektörüne girmişler. Babalarından kalan malı mülkü sektörü devam ettiriyorlar. Şu an bizim meslek piyasa ona döndü. Çocuklar hep üniversite mezunu oldu, ama baba mesleğine sahip çıkacak kimse olmadığı için baba da artık yaş itibariyle olgunlaştığı için hep üniversiteli çocuklar var. Dışarıdan kimse gelip yapmıyor” ifadelerini kullandı.

“DOLARIN ARTMASI BİZİ DE ETKİLEDİ”

Kurun dalgalanmasından da etkilendiklerini belirten Dilekmen, “Şimdi dolar zaten piyasayı allak bullak etti. Un fiyatları birden bire 15-20 lira fark attı. Biz 15-20 lira farkı ekmeğe yansıtamadık, buna müsaade edilmedi. Ekmeğe yansıtamayınca, hani fakir babası derler ya biz de fakir babası olduk. Açıkçası o dönem cepten yedik. Sonra tekrardan geriye çekilince biraz daha düzeldi gibi. Ama dediğim gibi ucuz satan fırıncılar ve merdiven altı fırıncılar olduğu sürece hakkıyla çalışan fırıncı her zaman emeğinin karşılığını alamamış olacak. Diğer sektörleri bilmem ama bizi yerin dibine vurdu. Çünkü bizde ekmeğin dışında pasta, unlu mamul ve poğaça da var. Bir çuvalı diyelim ki 60’a alıyorsun, atıyorum birden fiyatlar 100 - 105 liraya yükselirse sen o aradaki 30 lirayı mecbur yansıtmak zorundasın. Ama biz yansıtamıyoruz. Fırıncılar Odası’ndan çıkmış bir karar var. Fırıncılık Odası ne derse biz çok köklü bir firma olduğumuz için ne derse onu uyguluyoruz. Onun dışında 25 kuruş ucuz verelim, müşterimiz artsın düşüncesine girmiyoruz. 46 yılın vermiş olduğu bir tecrübe var. Hani merdiven altı ruhsatsız fırıncılarla aynı kefede olmak istemiyoruz. O yüzden prosedür neyse onu uyguluyoruz. Bunun dışına çıktıkları için diğer fırıncı arkadaşlar onlar bizi etkiliyor. Dolar bizi çok alt üst etti. Çok büyük bir şekilde etkilendik. Ama bunu müşteriye yansıtmadık. Sonradan tedbirler alındı, bir şeyler yapıldı ama bu bile yeterli değil” dedi.  Fiyat belirleme kriterleri hakkında bilgi veren Dilekmen, ”Fiyatları belirlerken zorlanmıyoruz. Çünkü aldığımız malın alış fiyatını biliyoruz. Ustamıza ne verdiğimizi ve bunun vergisini hesaplayarak ortalama bir fiyatla kimseyi mağdur etmeyecek şekilde ayarlıyoruz. Aynı zamanda doları da baz alıyoruz. Tabii ki doları ve piyasayı takip ediyoruz. Ama biz dolara göre fiyat belirlemiyoruz. Çünkü doların ne olacağı hiçbir zaman belli değil. Sadece fiyatlar bir dönem yükseldi, dolar arttı ve düşmedi. O dönem dolar fırladıktan sonra gerilemediği zaman bir tek biz değil bütün piyasa aldıkları malı ucuza satmak zorunda kaldı. 5 liraya aldığı malı 10 liraya almaya yani 2-3 katına almaya başladı. Fiyatı da Fırıncılar Odası ayarlıyor. Biz ayarlayamıyoruz. Ama diğer mallarda mesela pastada yağ, çikolata kullanıyorum. 10 lira aldığım çikolata 20 lira oldu. Mecburen bunu pastaya yansıttık. Ama yine de çevredeki esnaf kardeşlerimizle bizimle aynı işi yapan iş biriliği içerisinde onlara sorarak siz ne yaptınız biz de sizden yüksek alçak olmasın aynı olsun fikrinde hareket ederek istişare yaptık. Her zaman piyasadaki arkadaşlarımızı dolaşıyoruz, ona göre ortak bir fiyat belirliyoruz. Ya da onların ne altında ne üstünde aynı fiyatı koyuyoruz.  Tek olumsuz karşılaştığımız şey dolar. Onları da rahatsız eden dolar bizi de rahatsız eden dolar. Yoksa kişisel olarak olumsuzlukla hiçbir zaman karşılaşmadık. Buradaki esnaf birbirine çok saygılı. Dün mesela ustam hastaydı. Müşteri geldi hemen ilerideki pastaneye gönderdim, ‘Gidin o da bizim tanıdığımız’ dedim.

“FIRINCI MAHALLENİN FAKİR BABASIDIR”

Dilekmen, “Bizim tek sorunumuz şu: biliyorsunuz biz zam yapamıyoruz. Çok ufak bir zam yapsak halk çok büyük tepki gösteriyor. Bursa’nın başka bir bölgesinde; mesela Nilüfer’de, Ertuğrul’da ekmeği 2 liraya insanların sesi çıkmıyor. Neden? Alım gücü yüksek çünkü. Ayrıca bu ekmek bu fiyatı hak ediyor. Ama buradaki halk o zamlarda çok etkileniyorlar. 5 ekmek alan insan 3 ekmeğe düşüyor. Hani belki yoktur, ama genelde ekmek en ucuz şeylerden biridir. Bir sigaraya 15 lira verip de acımıyorsan günde 1 paket içiyorsan sen günde 3 ekmeğe 4.30 lira verdiğin zaman içinin yanmaması lazım. Bunun da bize yansıtılmaması lazım. Genel sorunlardan biri de piyasanın çalkantılı olması bizi çok etkiliyor. Birden bakıyorsunuz dolar yükseliyor. Şimdi yine beklemedeyiz. Yılbaşına doğru dolar şöyle olacak böyle olacak düşüncesiyle biz her ay geriliyoruz. Ona göre strateji, plan yapmamız lazım. Genel sorun olarak fırıncının sorunu belli hak ettiği maddi kazancı hiçbir zaman fırıncı alamıyor. Manevi olarak fırıncı o mahallenin muhtarıdır ve büyük babası gibidir.  Lüks semtlerdeki fırıncılar bizim yaşadığımız fiyat sorunlarını yaşamıyorlar. Bulundukları çevrenin hem eğitim seviyesi hem de alım gücü yüksek. Bilinçli insan olunca ekmek gibi bir nimetin aslında 1.30 lira değil de çok yüksek olduğunu düşünüyorlar. Oradaki semtlerde hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım. Ayrıca o bölgelerde çok fazla çeşit yapabiliyorsun ve satabiliyorsun. Sen istersen 100 çeşit koy alıcının kesinlikle alacağı şey belli. Bulunduğumuz çevrenin şartlarına göre üretim yapıyoruz” diyerek açıklamalar yaptı.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat