Loading...

'Fotoğrafçılık benim hayatım'

Bursa 22 Haziran 2019 15:07
Videoyu Aç 'Fotoğrafçılık benim hayatım'
A
a

13 seneden beri fotoğraf çeken Kazım Torun, kendisine fotoğrafçılığına ve hayata dair sorularımıza samimi cevaplar verdi.

Fotoğraf çekmeye 2006 yılında kuaförlük yaptığı dönemlerde başladığını belirten Torun, “Sokak fotoğrafçılığından yola çıkarak o dönem küçük kompakt Sony marka küçük 8 megapixel bir makine almıştım. Güzelliğin göreceli bir kavram olduğu bilincinde her şeyi çekerim. Şu an İnegöl’de düğün sektöründe, insan odaklı özel gün çekimleri yaparak hayatımı kazanıyorum. Yani fotoğrafçılık benim hayatım” dedi.

KAZIM TORUN KİMDİR?
Adım Kazım Torun, nam-ı diğer (Keeazım torun) 1975 İnegöl/ Alibeyköy doğumluyum. İlkokul mezunu evli ve bir kız çocuğu babasıyım. İsmim konusunda merak uyandıran soruya da bu vesileyle açıklık getirmek isterim. Bu benim sahne ismim gibi bir şey. Üye olduğum ilk fotoğraf sitesinde kullandığım bir rumuz. Bu isimle tanındığım için yine bu isimle yoluma devam ediyorum. Dükkânımın tabelasında bile bu isim yazılıdır. Suriyelilerle karıştıranlar oluyor, değilim öz be öz Türk’üm.

FOTOĞRAF ÇEKMEYE NASIL BAŞLADINIZ?
Fotoğraf çekmeye 2006 yılında kuaförlük yaptığım dönemlerde başladım. Sokak fotoğrafçılığından yola çıkarak o dönem küçük kompakt Sony marka küçük 8 megapixel bir makine almıştım, tabi bunu ilk başta aile içi hatıra fotoğrafları çekme amacıyla almıştım. Sonraları gittiğimiz piknik/mesire alanlarında dere, çiçek, böcek çekimleri yaparak manzara, portre, mimari derken fotoğraf dünyasına ilk adımlarımızı atmış olduk. Güzelliğin göreceli bir kavram olduğu bilincinde her şeyi çekerim. Şu an İnegöl’de düğün sektöründe, insan odaklı özel gün çekimleri yaparak hayatımı kazanıyorum.

BU KONUDA EĞİTİM ALDINIZ MI VE DERNEKLERLE BİR BAĞINIZ VAR MI?
Bu konuda eğitim almadım. Daha doğrusu akademik bir eğitim almadım. O yıllarda sadece fotoğraf paylaşımı ve kendini geliştirme adına kurulan yüzlerce, binlerce üyesi bulunan fotoğraf siteleri vardı. Bu sitelere üye olarak yaptığımız çalışmaları amatör ve usta fotoğrafçıların görüşlerine sunuyorduk. Onların bizlere yol gösterici, öğretici yorumları sayesinde kendimizi geliştiriyorduk. Bunun yanında ilerleyen dönemlerde gelişen sosyal medya ortamında (Facebok, Youtube, İnstagram) gibi platformlarda çalışmalarımızı daha geniş kitlelere ulaştırma açısından imkânlar genişleyince sadece fotoğraf adına kurulan siteler miladını doldurmaya başladı. Bugün bu sitelerden sadece birkaçı ayakta diyebiliriz. Şu anda İnegöl Fotoğraf Sanatı Derneği (İFSAD) üyesiyim.

BAŞARILARINIZ NELERDİR?
Geçmiş dönemde ulusal ve uluslararası yarışmalarda aldığım dereceler var (1.lik, 2.lik mansiyon v.s) Bu dönemde sırf yarışma fotoğrafçılığı bir kulvar oluştu. Şehir şehir dolaşıp ödül avcılığı yapan fotoğrafçı kitlesi var. Hem geziyorsun hem para kazanıyorsun.

UNUTAMADIĞINIZ BİR ANINIZ VAR MI?
Fotoğrafla ilgili anım… Yani aslında düşündüğünüzde fotoğrafın her karesi başlı başına bir anı içeriyor. Bugün arşivinizden bir fotoğraf önünüze koyduğunuzda o güne dair birçok yaşanmışlık hatırlıyorsunuz, emek hatırlıyorsunuz, dostlar hatırlıyorsunuz. Kullandığınız ekipmandan tutunda yediğiniz tostun kaşarlı mı sucuklu mu olduğunu hatırlıyorsunuz. Ama illa akılda yer etmiş bir anınız yok mu derseniz ben bu soruya fotoğrafa ilk başlamama daha doğrusu bana başlama kararı aldıran “o an”dan söz etmek isterim.
Şöyle ki; Bir gün bir matbaacı arkadaşımı ziyarete gitmiştim. Onu PC başında fotoğraf üzerinde çalışmasına şahit oldum. Bu bana elektronik, dijital argümanlarla resim yapma sanatını çağrıştırdı. İlkokulda da resim benim en sevdiğim dersti. Belki de beni en çok bu cezp etti… Dijital resim üretme sanatı. Bu “resim” tanımım çoğu fotoğrafçılar arasında bazen tartışma konusu olmuştur. Benim için pek önemi yok bunun. Fotoğraf da bir görseldir bunun ne ile üretildiği değil izleyene ne anlattığı ve ne hissettirdiği ile ilgilenirim ben. Bunu kabul edersiniz veya etmezsiniz benim açımdan bu böyle. Yani demem şu ki;”Fotoğraf/resim” üretme adına çağın getirmiş olduğu tüm imkan ve olanakları öğrenebildiğim kadarıyla sonuna kadar kullanma taraftarıyım.

SANATINIZIN ZORLUKLARI NELER?
Bugün fotoğrafa başlayan bir sürü arkadaşımız var. Ama hobi ama ticari hayallerle yola çıkan arkadaşlar var. İlk adımda başlaması kolay gibi görünse de ilerleyen evrelerde fotoğrafın aslında çok da ucuz bir hobi dalı olmadığını düşünebiliriz. Bu mevcut ülke ekonomik koşullarında heves kırıcı bir olgu olarak karşımıza çıkıyor. Fakat her şey istemekle hatta istek duygumuzun içimizdeki büyüklüğüyle alakalı.


GENÇLERE NELER ÖĞÜTLERSİNİZ?
Sonuçta ilk adımı atmak gerekiyor. Gençlere tavsiyem, bu yola girer girmez ekipman manyağı olmasınlar! Eski fotoğrafçıların ne zor şartlar altında ne güzel çalışmalar ürettiklerini akıllarından çıkarmasınlar. Bir önceki soru içinde de söylediğim şey bunda da geçerli.
Güzel bir fotoğraf/resim ürettiğinizde hiç kimse size öncelikle ekipmanınızı sormaz aslolan fotoğraftır ortaya ne koyduğunuzdur!
Ve ayrıca sanata olan ilginiz, hayallerinizi, kendinizi anlatma biçiminizi, yaratıcılığınızı ortaya koyun. Ve bunun için mevcut teknolojik imkânları sonuna kadar zorlayın. 
Son olarak “fotoğraf yaşamdır, yaşadığınızın farkına varın” diyor, bir gün kadrajından çıkacağınız bu hayattan geriye sadece güzellik kalsın diliyorum.

Karlar altında dörtnala özgürlük
Kaynak : Reyhan Değirmenci Batut
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat