Loading...

“Zehir soluyoruz”

Bursa 27 Mart 2018 22:03
Videoyu Aç “Zehir soluyoruz”
A
a

Kestel’de 1966 yılından bu yana faaliyet gösteren Bursa Çimento Fabrikası yaydığı zehirli gazlarla ilçe halkına tehdit oluşturmaya devam ediyor. İlçe halkı fabrikanın yakınlarına kurulan yerleşimlere izin verilmesine tepki gösterirken, bölgede yaşayan her yaştan vatandaş için de endişe duyduklarını söyledi.

Bursa Çimento Fabrikası 1966 yılından bu yana Kestel’de faaliyet gösteriyor. İlçedeki yerleşim alanlarının fabrikanın yakınlarına kurulması sebebiyle fabrikadan salınan gazlar ilçe halkının sağlığı için tehdit oluşturuyor. Yakın zamanda kapasite artışı ve atık ısıdan enerji üretimi için yaptığı projenin 2. İdare Mahkemesi tarafından reddedilmesi ile gündeme gelen fabrikanın ilçe halkına verdiği zararları kendilerinden dinledik. İlçe halkı fabrikanın yakınlarına kurulan yerleşimlere izin verilmesine tepki gösterirken, bölgede yaşayan her yaştan vatandaş için de endişe duyduklarını söyledi. 


 
KAPASİTE ARTIŞI REDDEDİLMİŞTİ
Geçtiğimiz yıl kapasite artışı ve atık ısıdan enerji üretimi için fabrikanın hazırladığı projenin reddedildiği ÇED raporunda yer alan ‘NO2, (Nitrojen Dioksit) PM10 (Partikül Madde) ve çökecek toz miktarı açısından çalışma yapılmış görünse dahi, halk sağlığını tehdit eden diğer gazlar ile akciğerlerden geçecek kana karıştığı bilimsel olarak kanıtlanmış. Kanserojen etkisi de bilimsel olarak kanıtlanmıştır.  Açığa çıkacak toz ile birlikte salınacak olan PM 2,5 ve diğer gazlar insan sağlığını tehdit edecektir’ ifadelerine rağmen hala fabrikanın faal durumda olmasına anlam veremeyen Kestelliler, fabrikanın sağlıklarını, düzenlerini ve ilçenin toplum yapısını değiştirdiğini ifade etti. Vatandaşlar, son zamanlarda ilçede kanser oranlarının artığını da iddia ederek, bu artışın asıl sebebini fabrikanın faaliyetleri ve zaman zaman filtresiz çalıştırıldığını iddia ettikleri fabrika bacaları olarak gösterdi. Fabrika çevresinde yaşayan çok sayıdaki çocuk nüfusuna da dikkat çeken Kestelliler, ilçenin en büyük sorunu olarak Bursa Çimento Fabrikası’nı işaret etti. Kestelli bir esnaf işletmesinin fabrikanın yakınında olmamasına rağmen gelen toz ve dumandan etkilendiğini ve gıda satışında bulunan bir işletme olarak bu yüzden müşteri kaybettiğini söylerken, ev hanımı olan bir vatandaş ise balkona astığı temiz çamaşırları kirli olarak topladığını ve camları her gün bu kirlilik yüzünden silmek zorunda kaldığını belirtti. 

ZEYTİNLER NEDENİYLE İPTAL EDİLMİŞ
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği Başkanı Caner Gökbayrak ise dünyada 'kirletici sanayi' adıyla bilinen tehlikeli sanayi kolları içerisinde yer alan çimento fabrikasıyla ilgili yaptığı yorumda, yerleşim yerlerinin fabrikaya uzak veya yakın olmasının önemli olmadığını, uzakta da olsa yayılan tehlikeli gazların insan sağlığı ve doğa için tehdit oluşturduğunu söyledi. 'Kestel Çevre İnisiyatifi'nin yakın zamanda tesislerini büyütme kararı alan Bursa Çimento Fabrikası'na açtığı davayı kazanmasının geri planını anlatan Gökbayrak, "Biz davayı açmadan önce Gıda ve Tarım Bakanlığı fabrikanın etrafında bulunan zeytinlikler için projeyi zaten reddetmişti. Ancak daha sonra etraftaki zeytinliklerin küçük bir bölüm olduğunu ve taşınabileceğini belirterek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan çıkan onayla büyütme projesine onay verildikten sonra biz devreye girdik. Mahkemeyi kazanmamızdaki en önemli faktör insan sağlığı değil, birçok zeytinliğin davaya konu olan bölgede olması ve Zeytincilik Kanunu'ydu" dedi. Bursa Çimento Fabrikası'nın dava sürecinde en büyük dayanağının çevreye kurulan yerleşim yerlerinin fabrikadan sonra kurulmuş olması olduğunu söyleyen Gökbayrak, davayı kazanmış olsalar da ÇED'in raporu yeniden değiştirebileceğini söyleyerek DOSAB davasını örnek gösterdi. 




 
“KESTEL’İN SOSYAL YAPISINI DEĞİŞTİRİYOR”
Çimento fabrikasının yaptığı gaz salınımının zararları konusunda ilçe halkının kafası karışık… Bazıları bacaların zaman zaman maddi açıdan kar etmek için filtresiz çalıştırıldığını iddia ederken, bazıları da rüzgarın yönü sebebiyle fabrika dumanının yerleşim yerlerine bu derece sert ve yoğun şekilde geldiğini söyledi. İlçe halkının iddiaları arasında fabrikanın tıbbi atıkları da burada işlediği dahi yer aldı. Kestel’de yaşayan Emre Özkan, “Çimento fabrikasının en büyük zararını Saitabat Şelalesi’ne çıkarken ağaçların üzerindeki tozlardan görebilirsiniz” sözleriyle fabrikanın ilçeye zararını anlatırken, ilçe esnafından Turgay Çavuş ise, “Fabrika maliyetleri düşürmek için bacaların filtrelerini her zaman kullanmıyor. Sağlığımızı bozmasının yanı sıra arabaları, dükkan ve evlerin camlarını her gün silmek durumunda kalıyoruz. Bunun yanı sıra Kestel’deki bürokrat, memur halk fabrikadan dolayı sağlıklarını korumak için ilçeden gidiyor. Onların yerine ise fabrikada çalışan işçiler geliyor. Bu da ilçemizin sosyal dinamiklerini değiştiriyor” şeklinde konuştu. 


 
ÇAMURLU YAĞMUR TEPKİSİ
Fabrikanın endüstriyel ve tıbbi atıkları yakma yetkisini de elinde bulundurduğunu söyleyen Gökbayrak şöyle konuştu: "Bölgede boyahanelerin de olması Kestel'deki hava kirliliğine neden oluyor. Tabi bu boyahanelerin tümünün dahi Bursa Çimento Fabrikası kadar zararı yoktur. Bu fabrika toprağı alıp işleyerek çimentoya çeviren bir fabrikadır. Bursa'nın etrafı da ya orman ya tarım alanı ya da mera... Toprağın alınması için de o alanların tahrip edilmesi gerekiyor. Haliyle toprağın niteliğini bozarak bozduğu yerlerin de sanayi bölgesine çevrilmesinin yolunu açıyor. Çimento sadece bacasından çıkan duman nedeniyle tehlikeli değil. Toprağı alıp başka bir forma sokuyorsunuz, bunun için de enerji yakmanız gerektiğinden kömür kullanıyorsunuz. Verilere göre 1 ton çimento üretmek için 1 ton karbondioksit açığa çıkarılıyor. Yakılan maddeler havaya karışıyor, bu ağır metaller canlılara ve etrafında bulunan tarım arazilerine dağılıyor. İnsanların fark edebileceği, duman gibi gözlemleyebileceği atıklar değil bunlar, havada bulunan küçük partiküller. Sigara içerseniz vücut nikotini bir haftada içinden atar ancak beden bu ağır metalleri atamıyor. Bu oran belli bir oranın üzerine çıktığı zaman da kanser meydana geliyor. Şimdi Bursa Çimento'yu kapatsak bile 30 yıllık kanser hastalığı potansiyeli var. Atıklardan yakarak kurtulmak çözüm değil. Yakmak daha büyük sorunların doğmasına neden olacaktır." Geçtiğimiz günlerde Bursa’nın çoğu ilçesinde maruz kalınan çamur şeklinde yağan yağmurun, Kestel’in fabrikaya yakın bölgeleri için artık normalleştiğini belirten Kestel halkı ise bu durumun Bursa’daki olayı da tetikleyebileceğini iddia etti. Gaz salınımının ortaya çıkardığı pis koku ise vatandaşları bıktırdı. Bölgede yaşayan insan ve hayvanların sağlığını, işletmelerin ve kuruluşların ise faaliyetlerini tehdit eden fabrikayla ilgili son alınan ‘büyütmeyi durdurma’ kararından sonra ümitlendiklerini belirten Kestelliler, konunun unutulmamasını istiyor. Kestelli vatandaşlar, durumun gittikçe daha da kötüleştiğini, fabrikanın yakınlarına halen yerleşim izni verildiğini ve fabrikanın faaliyeti durdurması yönünde ümitlerinin olmadığını belirtti. Yetkililerden konu ile ilgili çözüm bulunmasını isteyen halk, ‘işten önce sağlığımız önemli, zehir soluyoruz’ dedi. 
Kaynak : Ezgi ÖZDAŞ - ÖZEL HABER
1000
icon
Neslihan 29 Mart 2018 02:28

Çok güzel bir haber olmuş ezgi hanım başarılarınızın devamını dilerim

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat