Türkiye tarihinde en büyük öneme sahip günlerden biri, 19 Mayıs 1919.

Bu önemli tarih, yeni Türk devletinin temellerinin atıldığı gün…

Atatürk’ün Büyük Söylev’i bu olay ile başlattığı, doğum günü olarak işaret ettiği gün 19 Mayıs.

Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

Bu tarih ilk kez Gençlik ve Spor Bayramı olarak 1926 yılında Gazi Günü adı altında Samsun'da kutlanmış, 24 Mayıs 1935'te Atatürk Günü adı altında resmiyet kazanmıştır.

19 Mayıs, "Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kabul edilmesinin yanı sıra, Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı olarak da kabul edilir.

Atatürk'ü anma" ibaresi ise Kenan Evren tarafından eklenmiştir.

 

* * *

 

19 Mayıs 1919 Milli Mücadele tarihimizde ve yeni Türk Devleti’nin kuruluşunda çok önemli yere sahip olduğundan Atatürk bu olayı hem milli kurtuluş hareketinin başlangıcı saymış, hem büyük Söylev’ini bu olayla başlatmış, doğum gününü soranlara 19 Mayıs’ı işaret etmişti. Devletin içeride ve dışarıda karşılaştığı sorunlar nedeniyle 1925’te kutlamaların yapılmamış, belki yapılamamış olduğu düşünülebilir.

Bu günü ebedileştirmek isteyen Samsun halkı 1926’dan itibaren 19 Mayıs’ı ‘Gazi Günü’ olarak kutlamaya başladı.

Gazi’ye Atatürk soyadının verilmesinden sonra, 1935 yılı 19 Mayıs’ından itibaren ‘Gazi Günü’nün adı ‘Atatürk Günü’ oldu.

1936 da kutlamalar Ankara’da 19 Mayıs’ı çağrıştıracak biçimde hipodromda yapıldı.

1937 yılından itibaren kutlamalarda önemli değişikliklere gidildi.

Zaten öteden beri, yaklaşık 1916’dan itibaren Türkiye’de bahar aylarında bir jimnastik şenlikleri, mektepliler bayramı yahut idman bayramı vb. isimler altında etkinlikler yapılmakta idi.

Milli Mücadele günlerinde unutulmaya yüz tutmuş söz konusu etkinlikler, 25 Şubat 1927 de yürürlüğe giren Talebe Bayramı Hakkında Talimatname ile yeniden canlandırılmıştı.

1937 törenleri Milli Eğitim Bakanlığı’nın (Maarif Vekâleti) genelgesine bağlı olarak öteki illerde de gerçekleştirildi.

 

* * *

 

Aslında TBMM’nin açılmasından 1926 yılına kadar ayrı ayrı yasalarla kabul edilen dört adet, bir de Osmanlı Devleti’nden kalan 25 Haziran 1325 (8 Temmuz 1909) tarihli Meşrutiyet Bayramı olmak üzere toplam beş adet milli bayramımız arasında 19 Mayıs yoktu.

Hatta 27 Mayıs 1935 tarih ve 2739 Sayılı Kanun’la ulusal bayram ve genel tatiller yeniden belirlenirken bazı eksiltmeler, bazı arttırmalar yapıldı.

Ne ki, 19 Mayıs’ın bayram ilan edilmesi yine gerçekleşmemişti.

Atatürk’ün özel ilgisi olmasaydı milli bayramlarımız arasında yer alması olası görünmüyordu.

19 Mayıs çoğu devlet yöneticilerinin hafızalarından kaybolup gitmişti.

Ancak başlangıcından bu yana Samsun’un ‘Gazi Günü’ ile ilgili kutlamalar Atatürk’ün bilgisi dâhilinde cereyan ettiğinden, Söylev’ini bu olayla başlatması ve doğum gününü bu tarihle belirlemesi, söz konusu yasanın kabulünden bir yıl kadar sonra sözün yeniden19 Mayıs’a getirilmesine neden oldu.

Atatürk’ün 19 Mayıs 1936 da İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda etrafındakilere bu günü hatırlatmasıyla, resmi bayramlar arasında yerini alması sürecine girilmiş oldu.

Sonradan da ‘Atatürk’ü anma’ ibaresinin Kenan Everen tarafından eklendiğini yineleyelim…

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı’nı içine alan Gençlik Haftası da bu yıl salgın nedeniylesosyal mesafe kurallarına uygun kutlanacak.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında ve yaşatılmasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde tutarak ve19 Mayıs’ları Atatürk’ün emanetine daima sahip çıkarak,sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle bu haftayı halkımızda bu kez balkonlardakutlayacak.

19 Mayıs AtatürkAnma, Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun.