Tarihe Büyük Temizlik ya da Büyük Terör dönemi olarak geçen ve Moskova Duruşmaları ile başlayan dönem Josef Stalin’e Komünist Parti’de tek adam olmasının yolunu açmıştı.

1936 – 1939 yılları arasında süren bu siyasi tasfiye hareketi sırasında yüz binlerce insan ya kurşuna dizildi, ya da arkasında hiçbir iz bırakmadan kayboldu. 1988’de açıklanan Rus kaynaklarına göre bu dönemde 1,5 milyon insan öldürülmüş, milyonlarcası ise unutulmaz acılara katlanmak zorunda kalmışlardı.

1934’ün Aralık’ında, halkın sevgilisi, Komünist Parti yöneticilerinden Sergey Kirov, ofisinde öldürüldü. Kendisine rakip olabileceğini düşündüğü için  Stalin’in emriyle düzenlenen Kirov cinayetinin azmettiricisi olarak, iki parti yöneticisi Grigori Zinovyev ve Lev Kamenev ile birlikte Komünist  teorisyen Buharin tutuklandılar.Daha sonra “Moskova Duruşmaları” olarak adlandırılacak olan eski Bolşeviklerlere yönelik büyük siyasi davaların ilki Ağustos 1936’da başlatıldı. Davanın başlıca sanıkları 1934’de Kirov’un öldürülmesinin ardından hapse mahkum edilmiş bulunan Grigori Zinovyev ve Lev Kamenev’di. Vatana ihanetin söz konusu edilmesi nedeniyle Moskova Duruşmaları’na SSCB Yüksek Mahkemesi’nin askeri kurulu tarafından bakılıyordu. İddia makamında SSCB Başsavcılığı’na getirilmiş olan Andrey Vişinski'nin  bulunduğu ve “Onaltılar Davası” olarak adlandırılan davada sanıklar, hükümeti devirmek üzere komplo kurmak ve Stalin başta olmak üzere Politbüro üyelerini öldürmeyi planlamakla suçlanıyorlardı. Mahkeme, iddianamesinde “tüm kudurmuş köpeklerin idamı”nı isteyen Vişinskiy’nin talebine uygun olarak “Troçkist-Zinovyevci Terör Merkezi” yöneticileri oldukları gerekçesiyle bütün sanıkların idamına hükmetti. Mahkum edilen 16 kişi, ertesi gün kurşuna dizilerek öldürüldü. Zinovyev son sözünün ne olduğu sorulduğunda şunları söyledi: “Benim Bolşevizm’im, Troçkizm aracılığıyla anti-Bolşevizm’e vardı, hatta dahası faşizme vardı. Zinovyevcilik Troçkizmin, Troçkizm de faşizmin bir biçimidir.” Kamenev ise çocuklarına “Karar ne olursa olsun, bunu adil kabul edin. Geriye dönüp bakmayın, yolunuza devam edin. Sovyet halkının yararına olacağı için Stalin’in peşinden gidin” tavsiyesinde bulundu.Kurşuna dizilmeden önce Buharin karısına bir son bir mesaj bıraktı: Yaşamım sona eriyor. Bu korkunç makine karşısında kendini tamamen güçsüz hissediyorum. Bütün Merkez Komite üyeleri bile her an tutuklanabilir. Benim ölümüm başkalarının da ölümüne neden olacak, çünkü onlara bir örgüt gerek. Partinin gelecek kuşaklarına bu dönemin iğrenç uygulamalarına otopsi yapmalarını salık veriyorum. Lenin için her zaman yaşamımı verirdim. Stalin’e karşı hiçbir şey yapmaya kalkmadım. Partinin sonraki yöneticilerinden beni tartışmalarını ve beni tekrar parti saflarına almalarını istiyorum. Yoldaşlar, biliniz ki, taşıyacağınız bayrak benim kanımla da ıslanmıştır.

Bu süreçte otuz binden fazla olası muhalif Sibirya’ya ve diğer bölgelere sürüldü. Stalin Komünist Parti içindeki tek adam konumunu iyice güçlendirmek için, Merkez Komite’yi oluşturan yüz otuz dokuz üyeden yüz onunu “güvenilir olmadıkları” gerekçesiyle tutuklattırdı. Bunların büyük bölümü ya öldürüldü ya da toplama kamplarına gönderildi.Güvenilir olduğu düşünülen yöneticilere, bulundukları bölgede öldürülmesi ve toplama kampına gönderilmesi gereken “halk düşmanları” için iki farklı kota veriliyordu. Kotaların büyüklüğü ise değişiyordu: on beş bin, otuz bin, elli bin . Bu kotaları doldurmayan yöneticiler ölüme gönderildikleri için, herkes “kotasını” fazlasıyla dolduruyordu, zira en fazla “halk düşmanını” öldüren yönetici en güvenilir kişi kabul ediliyordu.  Büyük Temizlik boyunca Kızıl Ordu’nun üst kademesi neredeyse tamamıyla yokedildi. Kırk bin subay tutuklandı, bunların içinden en az yarısı öldürüldü. Öldürülenler yalnızca alt düzeydeki subaylar değildi: Beş mareşalden üçü, on altı ordu komutanından on beşi, altmış yedi emniyet müdüründen altmışı, on yedi halk komiserinin ise tamamı idam edildi.Yüz binlerce insan ise arkalarında hiçbir iz bırakmadan kayboldular.Ortadan kaybolanlar arasında  Demokratik Merkeziyetçilerin hemen tümü, işçi muhalefeti önderleri , Buharin yandaşı Uglanov, Marx-Engels Enstitüsü Müdürü Riyazanov, Ekim Devrimi’nin önde gelenlerinden Askeri Devrimci Komite Başkanlığı ve Adalet Bakanlığı yapmış olan Kirilenko, sayılabilecek isimlerden yalnızca bir kısmıdır. Temizlikten kurtulan önde gelen tek eski muhalif  Kollantay’dı. 1937-38 yıllarında iz bırakmadan “ortadan kaybolan” bu kişilerin çoğunluğu NKVD tarafından yok edilmişlerdi.

Kurbanlar arasında, Stalin’in en yetenekli mareşali Tuhaçevski de vardı. Bu general, Almanya’daki Guderian örneğine benzer şekilde Kızıl Ordu’nun hızla mekanize hale getirilmesini, geleceğin silahlarının uçak ve tanklar olduğunu savunmuş ve bu fikirleri yüzünden, Rus İç Savaşı’ndaki anılarının ötesine geçemeyen, hala trenler ve süvariler döneminde yaşadığını sanan diğer komutanlarla anlaşmazlığa düşmüştü.1930’ların ortasında Rusya  zırhlı araç üretiminde dünya lideriydi. Bu zırhlıların kullanımına yönelik teorilerde de Almanya’nın ilerisindeydi, dünyanın ilk mekanize kolordularını  1932 yılında Kızıl Ordu kurmuştu. Ancak Rus subay sınıfının üzerinden silindir gibi geçen Büyük Temizlik, bu avantajları tamamen yok etti. Tuhaçevski’nin idamı, bu komutanla özdeşleşen zırhlı birlik kullanımı teorilerinin de çöpe atılmasına neden oldu. Kendisinin teorik yazıları toplatıldı ve imha edildi.

Stalin Sovyet Rusya'yı süper bir güç yaptı bu inkar edilemez yöntem ise tartışılır.Stalin 1931 tarihindeki konuşmasında şöyle diyordu: “Gelişmiş ülkelerden elli, hatta yüz yıl gerideyiz. Bu açığı on yıl içinde kapatmazsak, bizi dümdüz ederler.”Churchill, Stalin önderliğindeki Rus sanayileşmesini şu sözlerle tanımlamıştır: “Stalin Rusya’yı tahta sabanla devraldı, nükleer silahlarla bıraktı.”

 

Yazıyı bir fıkra ile noktalayalım.O yılların Rusya'sını o dönem çok anlatılan bu fıkra çok iyi anlatıyor:

“Bir grup tavşan Polonya sınırına gidip göçmenlik hakkı istemişler. Sınırdaki nöbetçi “Neden göçmen olmak istiyorsunuz?” diye sorunca, yaşlı tavşan cevap vermiş: “NKVD bütün develerin Sovyetler Birliği’ni terk etmesini emretti.”

Nöbetçi şaşırmış: “İyi de, siz deve değilsiniz ki Tavşansınız”

Yaşlı tavşanın cevabı şöyle olmuş: “Bunu NKVD’ye anlat da görelim.”