Loading...

200 milyonluk dev proje

Bursa 22 Eylül 2019 17:11
Videoyu Aç 200 milyonluk dev proje
A
a

On TV ekranlarına özel açıklama yapan Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Osmangazi Belediyesi’nin çalışmalarını anlattı. Dündar, Osmangazi Meydanı projesinin bütün şehri etkileyecek büyük bir proje olduğunu söyledi.

BATUHAN ERSEK/ ÖZEL HABER

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, On TV'de Orhan Kaplan ve Mehmet Çetinkaya'nın konuğu oldu. Kaplan ve Çetinkaya'nın sorularını yanıtlayan Dündar Osmangazi Belediyesi'nin çalışmaları ve kentsel dönüşüm süreci hakkında açıklamalar yaptı. Devlet denildiği zaman vatandaşın aklına ilk olarak belediyelerin geldiğini belirten Dündar, "Belediyelerden her şey isteniyor. Dolayısıyla her şeyi yapmaya çalışıyorsun. Bunların yanında ana işlerin ve genel ekonomik durum da var. Bu durumda ‘Benim öncelikli işim, yapmam gereken nedir’ diye bakıyorsun. Bu konuyu bulup önceliğe aldıktan sonra diğerlerini arkaya sıralayabiliyorsak orada da başarı olmuş olur. Sonuçta şehirlerdeki vatandaşın yaşamı yükseliyor. 25 – 30 sene önce Türkiye nüfusunun yüzde 65’i köylerdeydi. Şimdi ise yüzde 80 üzeri kişi şehirlerde yaşıyor. Dolayısıyla buradaki hizmet noktası ve belediyelere düşen yük de fazlalaşmış oluyor. Bu yüzden öncelikli hizmetlere bakmak lazım. Bu hizmetler; altyapı ve temizlik hizmetleridir. Tabi ki diğerlerini de yapmak gerekiyor. Bursa 30 sene önce 200 bin nüfuslu iken şimdi 3 milyona dayandı. Bakıldığında çok eski bir şehir olmamasına rağmen düzgün yapılaşması olmayan bir şehir. Ayrıca şehrimizin sağlam konutları da yok. O günün şartlarında hızlı ve plansız büyümüş. Burada ekonomik hareketlilik olduğu için çok insan gelmiş. O zamanki yönetimler altyapıyı oluşturmadığı için vatandaş bunu kendine göre oluşturmuş. Bu durumda çarpık bir şehri ortaya çıkarmış. Merkez Osmangazi olduğu için büyüme buradan diğer taraflara doğru olmuş. Bu çarpık şehirleşme ile birlikte vatandaş kendi altyapısını oluşturmuş. O günün şartlarında vatandaşa başını sokabileceği bir göz oda yetmiş. Çalıştıkça ve ekonomik refahı yükseldikçe ikinci ve üçüncü katı çıkmaya kalkmış. Daha önce hiç araba olmayan o mahallelerde üç katlı binalarda, üç dört araba olmaya başlamış ama otopark yok. Bu aşamada kentsel dönüşüm diyoruz. Ama dönüşümde böyle kolay bir şey değil. Bu yüzden yeni hükümetin en önemli konusu kentsel dönüşümdür. Bu dönüşümdeki maksat deprem kuşağı üzerinde bir ülke olmamızdan kaynaklanıyor. Burada depreme dayanıklı konutlar üretilmesi gerekiyor. Bunu yaparken de plansız ve sağlıksız yapılaşmanın ortadan kalkması hedefleniyor. Kentsel dönüşümde işin içine kim giriyorsa burada dengeyi sağlamak gerekiyor. Vatandaşın bir yaşam tarzı var. Standartlar kötü de olsa orada ailesini barındırıyor ve yeni yapılacak yer biraz daha pahalı oluyor” açıklamasını yaptı. Kentsel dönüşüm sadece konut yapmak olmadığını vurgulayan Dündar, Osmangazi Meydanı projesi ile ilgili de bilgi verdi:
“Makineler çalışıyor, hafriyatlar başladı. Bu büyük bir Bursa projesi ve ilçe belediyesinin maddi imkanlarını zorlayan bir yapı. Bu proje 200 milyonluk bir iş. 150 milyon sadece kamulaştırmaya para harcandı ve orası yıkıldı. Daha yıkılacak yerler de var. Bu işi iki etapta götürüyoruz. Burası kamunun kendi gücü ve imkanlarıyla kamuya yapmış olduğu bir olay. Orada ticaret yok. Bir bölge ticarete ayrılıp satılarak onun karşılığında bir meydan yaptırma olayı yok. Bu işi belediye tamamen kendi imkanlarıyla yapmış olacak. Bu da bütçeyi de belediyeyi de zorluyor. Dolayısıyla bunlar şehre yapılan katkılardır. Biz bu projeyi çok konuştuk ve siyasilere, meclis üyelerine, sivil toplum kuruluşlarına, vatandaşlara ne yapılabilir diye danıştık. Eski ve tarihi bir şehirde yaşıyoruz. Tarihi şehirde çarşıyı gezdiğimizde vatandaşın derdinin otopark olduğunu gördük. Buraya gelen müşteri arabasıyla gelsin istiyoruz ve orasını açık bir AVM olarak düşünüyoruz. Ama AVM şartlarını orada oluşturamıyorsun. O şartları bu proje ile oluşturmaya çalışacağız. Osmangazi Meydanı ve altında 2 bin araçlık otopark olacak. Metro orada bulunuyor. Vatandaş arabasıyla oraya gelir, aracını bırakır ve metroyla veya yürüyerek yukarı çıkabilir. Bir de eski stadyumun orada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Büyükşehir Belediyesi’nin birlikte yaptığı Millet Bahçesi projemiz var. O bölgede de otopark olacak. İsteyen istediği taraftan gelecek ve aracını bırakıp devam edebilecek. İki bölgede metroya yakın. Bu şekilde düşünmek ve şehri bütünleştirmek lazım. Bu projenin etkisi çarşıya ve tarihi bölgeye olumlu yönde olacaktır. Dolayısıyla araç akışının çarşıya gitmesini engellemiş olacağız. Bu proje üç yıllık bir süreci kapsıyor. Çalışmalar bayram öncesi başladı. Orası büyük bir yer toplam 40 dönümü kapsıyor. Biz projeyi çalışırken tüm bölgeyi etkileyecek şekilde planlıyoruz. Ulubatlı Hasan Bulvarı’nın alta alınması daha sonraki aşamada olacak işlerden biridir ve proje bittiğinde gerçekleşecek. Bu karşı tarafın da dönüşüme girmesi demektir” dedi.


“SOĞANLI’DA ÖRNEK BİR ŞEHİR İNŞA ETTİK”
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte Soğanlı Kentsel Dönüşüm Projesi’ni başlattıklarını aktaran Dündar, “Soğanlı, bakanlar kurulu kararıyla riskli bölge ilan edildi. Orada örnek bir şehir inşa ettik. Cumhurbaşkanımızın istediği zemin artı beş katı biz orada uyguladık. Bu Türkiye’de özellikle metropol kentlerde çok zor bir olaydır. Proje çok fazla uzamadan bitti. Bu durum yaşanabilir, mahalle kültürünün olduğu ve insanların birbirini tanıdığı bir yapı ortaya çıkardı. Bu işler önceden TOKİ ile birlikte yapılıyordu. Bizler bakanlık ile birlikte bu işin projesini yaparak ihale ettik. Kat karşılığı şeklinde verildi. Riskli bölgeden, anlaşanlar da anlaşmayanlar da oldu. Ama modern, güzel, sağlam bir şehir ve Bursa’da Türkiye’nin en önemli yapısı orada ortaya çıktı. Anlaşan bu işten memnun, anlaşmayan memnun değil. Her günün ekonomik ve sosyal farkları kendine göre farklıdır. Bugünün şartlarında bir yere girip bu tür büyük bir projeyi yapmak zordur. Projeye hem ekonomik olarak girme durumu hem de vatandaşın durumu zor olur. Biz o projede 4 etabı tamamladık, 5’inci bir yer vardı onun da inşaatları bitti. Şimdi 6’ncı etabı yapıyoruz. Bu şekilde çalışmalarımız Yunuseli’nde de var. Biz bu işlerde kamu ile görüşüp anlaşıyoruz. Hazineye ait olan yerleri Soğanlı’da yapmış olduğumuz dairelerle takasta bulunduk. Şimdi diğer bölgeye geçmiş olacağız. O bölgedeki planlar geçti ve kesinleşti. Kükürtlü bölgesindeki bu yer çok önemli, Bursa’nın en kıymetli yeri. Orası da eski yapılaşmanın olduğu bir yer. Orada apartman yaşamının olduğu kendine göre bir sistemi var. Biz de o sisteme göre planlar yaptık. Caddeleri genişletecek bir çalışma yapıyoruz. Öncü olarak hazineye ait olan almış olduğumuz yerlerin çalışmalarını başlattık. Sonrasında orada yeni bir yapı ortaya çıkacak. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ile eski stadyumun karşısında hazineye ait lojmanlarla ilgili görüştük ve o lojmanları talep ettik. Oradaki yerin karşılığında başka daireler verelim, orası belediyeye geçsin ve belediye orada bir çalışma yapsın istiyoruz” diyerek kentsel dönüşüm süreci hakkında bilgi verdi.

“KAMU BU İŞİ TEK BAŞINA YAPAMAZ”
Belediyenin tek başına bir şehri dönüştüremeyeceğini vurgulayan Dündar, “Kamu bu işi tek başına yapamaz. Bu işe özel sektörün de girmesi gerekiyor. Önemli olan oradaki talebi anlayabilmek ve vatandaş ile birlikte onu ortaya koyabilmek. Geçtiğimiz haftalarda Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız kentsel dönüşüm ile ilgili açıklamalarda bulundu. Her şehrin kendine has bir uygulaması olması gerektiği söylendi. Bence de bu doğrudur. Bu iş daha hızlı nasıl yapılır, vatandaş ile diyalog nasıl kurulur, kimisi anlaşır kimisi anlaşmaz bu işin orta yolu nasıl bulunabilir. O duruma bakmak lazım bu işin önü açılsın. Yoksa bu işin dava süreci olur, vatandaşın isteği yerine gelmez, talebin sonu yoktur. Herkesin malı kendine kıymetlidir. Dolayısıyla orta yolu bulmak gerekiyor. Bu iş yürüdüğü zaman şehrin güzelleşmesi bir yana vatandaş sağlam konutlara geçmiş olur. Konutlar ömrünü yitirmiş ise vatandaş da bunu yapacaktır. Belki müteahhit ile kendi anlaşarak böyle bir işe girmesi gerekir. İnşallah girsin ki süreç bu şekilde başlasın ve vatandaş daha sağlam konutlara geçsin. Çünkü 50 sene önceki yapıyla bugün arasında dağlar kadar fark var. Bugünün yasal düzenlemeleri ve bir inşaat için gerekli olan şartlar çok daha ağırdır. Hangi tip betonu kullanacaksın ne kadar demir olacak. Projenin bir sürü incelikleri var. Teknoloji çok ilerledi ve inşaat kalitesi çok yükseldi. Ama o günün şartlarında demir az kullanılmış, deprem düşüncesi yok, tesisat kötü ve yapıların da bir yaşı var. Keşke bu değişim sürecine girilse. Ama bu durum vatandaşın kendi ekonomisiyle ilgilidir. Onunla ilgili bakanlık tarafından şehirlere göre güzel bir altyapı ve yasal bir düzenleme yapılabilir. Burada her iki tarafı da memnun edecek bir şey lazım” ifadelerini kullandı.

“ASIL AMAÇLARI HİZMETLERİMİZİ GÖLGELEMEK”
Yapılan projelerin belli bir kesimde rahatsızlık yarattığını söyleyen Dündar, “Hizmetten rahatsız olan bir kesim var ama hizmeti kötüleyemezler. Çünkü bunu ben yaptım bu proje benim diye bir egoistlik bizde yok. Biz kurumsal olarak otururuz, tartışırız ve en doğrusu neyse onu yaparız. Ben başkanım istediğim olur düşüncesi söz konusu değil ne olacaksa tartışılır ve öyle yapılır. Tahtakale Hanı çalışmalarımızı bitirdik. Çöküntü halinde olan 54 tane dükkanı restore ettik. Orada sadece bir çorbacı bir de peynirci vardı. Şimdi o dükkanlar doldu ve oraya hareket geldi. Ama adamlar, ‘Şehre değer katıldı Allah razı olsun’ düşüncesinde değil, Ak Parti’nin ve Mustafa Dündar’ın başarısına nasıl vururum düşüncesindeler. O bölgede 5 – 6 tane hemşerimiz satış yapıyorlar ve onlardan işgaliye alınmıyor. Orada konuşuldu ve bir düzenleme yapıldı. Orada saat 1’e kadar tezgah açılabileceği kararlaştırıldı. Çünkü orada Uludağ köylerinden gelen ürünler satılıyor. Ama sabahtan akşama satılırsa köylünün ürünü bitecek. Bu durumda satıcı gidecek ve halden alacak. Biz de istedik ki direkt köylünün ürünü satılsın. Köylü zaten sabahtan oraya geliyor ve öğle saatinde işini bitirip gidiyor. Oradan gelip alışveriş yapan kişi Uludağ Köyü’nden gelen ürünü yiyorum zannederek başka yerden gelen ürünü almasın. Bu durumun önüne geçilmek için bu yapıldı. Oraya gidildi ve bizim arkadaşlarımız uyarılarını yaptılar. Tabi tezgahlar kaldırılmayınca arkadaşlar ürünleri almışlar. O ürünler alınırken 91 yaşındaki bir teyzemiz göze batıyor. Onun üzerinden biri görüntüyü çekiyor ve bu görüntü kullanılıyor. Sosyal medyadan bu iş patladığında bu insanlar yine orada satışını yapıyor. Ürünler alınsa da geriye verildi. O görüntüden vurun abalıya misali kurgu yapılıyor. Sonra ben de o bölgeye gittim. O gün o teyzemiz yokmuş ben de oturdum esnafla konuştum ve durumu anlattım. Herkes kendine göre bir şey konuşuyor. Teyzenin gönlünü alalım ürünlerin parasını verip gidelim diyorlar. Tamam alalım da yarın teyzenin ürünlerini kim alacak. Kimse teyzenin derdinde değil, herkes ben kendimi nasıl öne çıkarırım düşüncesinde. Teyze bu yaşta niye çalışıyor diyorlar bu kadını 91 yaşına getiren şey zaten çalışmak. Bu kadın evde yatamaz öyle alışmış. O kadını tarlada bulduk ve görüştük. Gönlünü aldık ki zaten kırgınlığı yoktu. ’Zaten bizim malımızı almadınız onu geriye verdiniz’ dedi. Alın teriyle çalışan bir kişi hakkında alın teri ile çalışmayan bir kişi onun hakkında hüküm kurmasın. Bu çalışan insanın eli öpülür. Bu konuda ürünü alayım diyenlere gelin size 10 tane adam göstereyim onlara destek olun dedim, orada yoklar. Biz belediye olarak her gün 4 bin 500 kişiye bedavaya ekmek dağıtıyoruz. Orada o insanları hiç görmüyoruz. Hepsi bizden fazla politikacı, samimiyet lazım. Burada yapılan teyzeyi sevmek değil bizim hizmetleri gölgelemektir” açıklamasını yaptı. 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat