İnsanlık bir kâbus gibi geçen 2020’den kurtuldu.

Artık 2021 yılının ilk günlerindeyiz…

Kuşkusuz içine girdiğimiz yılın yine en büyük gündemi Koronavirüs salgını olacak ve geliştirilen aşılarla insanlık bu beladan sıyrılma çabalarına yoğunlaşacak.

2020'nin getirdiği salgın karmaşası 2021 yılında sürecek dahi olsa bilimsel çalışmalar hem Covid üzerine hem daha pek çok alanda sürecek gibi…

Aşı çalışmaları, tıbbi gelişmelerçevre, iklim, uzay çalışmaları ve daha pek çok alanda bilimi yoğun bir ajanda bekliyor içinde bulunduğumuz yılda.

Ayrıca 2021 yılı iklim değişikliği bakımından önemli bir yıl olacak…

* * *

İnsanlığın içinde bulunduğumuz yılın gündeminin dışında daha ileriye yönelik plan, program ve projeleri de var hiç kuşkusuz. 

Teknoloji, insanlığı ileriye taşıyan araçların tümü olarak tanımlanmakta…

Teknolojik gelişimin hızı gün geçtikçe artıyor.

Bu da yakın gelecekteki gelişmeleri öngörebilirken, uzun süreçte nereye varacağını üzerine kafa yormayı dayatmakta.

* * *

Acaba önümüzdeki 10 yılda gerçekleşebilecek teknolojik gelişmelerle 2030’lara girerken nasıl bir dünyada olabileceğiz? Gelişmeler ve bilim insanlarının öngörülerine göre;

Bu süreçte en çok sözü geçecek teknoloji yapay zekâ olacak.

Bunun nedeni de yapay zekânın birçok alanda gelişim hızını arttırması.

Bunu 1900’lerin başındaki elektrikle kıyaslayabilmek olası.

Elektrik nasıl çok şeyi değiştirdiyse, yapay zekâ da öylesine bir değişim sürecini belirleyecek.

O dönemde herhangi bir ürünü elektrikli yapmak emek ve zaman tasarrufu sağlayıp nasıl pazara büyük bir yenilik getirmişse yani

Elektrikli matkap, çamaşır makinesi yahut elektrikli süpürgenin yaşamımıza dâhil olması insanlığa nasıl bir yarar sağlamışsa, yapay zekâ da bugün mevcut ürün ve servislere eklendiğinde yarattığı iyileşmelerle birçok alanı değiştirecek.

* * *

Bu süreçte çok fazla verimli olmayan okullar daha çok değişikliğe uğrayacak…

Şimdiki sistem tüm öğrencilerin aynı eğitimi farklı öğretmenlerden aldığı ve konu üzerine çalışmak için eve gönderdiği bir sistem.

Bunun yerine tüm öğrencilerin akşam evde en iyi öğretmenin anlattığı video dersi izleyip gündüz okulda yapay zekâ destekli olarak konuya çalıştığı bir düzen olacak.

Hatta sanal gerçeklik teknolojisi kullanılarak evden sanal olarak okula gidilen bir gelecek de olası…

* * *

Günlük teknoloji kullanımımızın kalbinde yer alan cep telefonları ve onların içerisindeki dijital asistanlar da büyük bir değişime uğrayacak. Yapay zekâ bizim için özelleştirilmiş bilgileri sunacak ve bizim yerimize kararlar verip, alışveriş yapacak.

Toplantı ve telefon görüşmelerimizi dinleyip derleyecek, programımızı ayarlayacak, bize özel yemek seçecek ve iş yaşamımızda başarılı olmamız için bize sürekli koçluk yapacak.

* * *

İş gücümüzü robotlar değil, uzaktan çalışanlar ele geçirecek!

Yani nalbantlığın sona erdiğinde nalbantın kaportacı olması, at arabacısının şoför olmasına benzer bir süreç yaşanmayacak.

Kaybolan işlerin yerine gelecek olanların daha yüksek bilgi seviyesi gerektireceği bir yapı gelişecek.

Yani depoda çalışan 10 kişinin yerini bu depoda çalışacak robotları programlayacak ve denetleyecek yüksek bilgi seviyeli 2 kişinin alması gibi…

Devletlerin yapacağı bütün çalışmalara karşın büyük olasılıkla birçok ülkede bu değişikliğe hazırlıksız kitleler doğacak.

Bu kitleler para kazanamayıp, harcama yapamaz hale gelince hem ekonomiyi hem de sosyal düzeni sarsma riski doğabilecek.

Bu nedenle de herkesin çalışmadan devletten bir baz maaş aldığı düzen yahut buna benzer düzenler gündeme gelecek.

Özellikle 2025 ve sonrasında politik düzeni etkileyecek ve seçimleri kazandıracak ana başlıklardan birisi bu olacak gibi duruyor.

Yarın sürdürmek dileği ile…