İnsanlık 2021 yılında Koronavirüsten kurtulmanın yollarını ararken bununla birlikte 2030 yılına odaklanacak.

2030 yılı yaşamımıza çok yeni şeyler getirecek…

Yine, gelişmeler ve bilim insanlarının öngörülerine göre;

Sosyal güvence sistemini sarsabilecek sağlıkla ilgili bir gelişme yaşanacak.

Sağlık alanındaki gelişmeler bireyler için olumlu olurken mevcut sağlık güvencesi sisteminin sürdürülebilirliği ise pek kalmayacak.

Çünkü pek çok hastalık daha gelmeden önlenebilecek…

Gen değiştirme sistemiyle hücredeki DNA zincirinin insan için problem yaratan kısmımın kesilip yerine problem yaratmayan dizilimin yerleştirilmesi işlemi gelişecek.

Böylece kanser yahut doğuştan olan hastalıklar gibi hastalıkların tedavisinde iyileşmeler yaşanacak.

* * *

Yapay zekâ yapay organ yapımına büyük katkı sağlayacak.

Önümüzdeki 10 yıl içinde bu noktaya geleceğimizi düşünen bilim insanı çok…

Ancak gelişimin en minimal olduğu düzeyde bile, ortalama insan ömründe iyileşme bekleniyor.

Hatta 80’li yaşların yeni 60’lı yaşlar olması hayali bugünlerde gündemde.

Bu da, bu günlerde doğanların 2100 yılını görmesi büyük olasılıkla muhtemel olması demek.

İşte bu da bizi sağlık alanındaki gelişimin devletler için zorluk yaratacak tarafına getiriyor.

Mevcut emeklilik sistemlerinin artan ortalama ömür dolayısıyla şu anda bile sürdürülebilir finansal temelleri yok.

Ortalama insan ömrünün daha da artması bu sistemleri ayakta tutmayı olanaksıza yakın hale gelecek.

Şu an Avrupa’da 4 çalışan, Türkiye’de ise 1,9 çalışan bir emeklinin maaşlarını karşılayabilecek bir sosyal güvenlik sistemini sürdürebilmekte.

İnsan ömrü uzadıkça bu sistemin işleyişi sürdürülebilir olmaktan çıkacak.

Bu da BES sisteminin gelişmesini getirecek…

* * *

Tarımda teknoloji kullanımı ve verimlilik artışı bugünün bile konusu ancak bu hız bile artan dünya nüfusunu beslemek için yeterli değil. Verimliliğin ciddi ölçüde artması gerekecek bu da dikey tarımla yani topraksız tarımla olacak gibi duruyor.

Türkiye’nin bile Afrika ülkelerinde toprak kiralamalarına yönelmesi nedensiz değil.

Topraksız tarım, bitkiler direkt olarak toprağa değil kendileri için gerekli vitamin ve gübrelerle bezenmiş plastik poşet içindeki toprağa konularak üretilmesi yöntemi.

Akıllı seralarda yapay zekâ yardımıyla ürünler yetiştirilecek.

Bu teknolojinin daha yaygın şekilde uygulanmasıyla hem Afrika gibi tarım kıt bölgelerde hızlı bir gelişmeye, açlığın ve çocuk ölümlerinin azalmasına olanak sağlanabilecek.

Benzine elveda denip, elektrik ve nükleer enerjiye yönelinecek.

Güneş ve rüzgâr enerjisi daha çok kullanılır hale gelecek.

Asıl teknolojik yenilik ise Nükleer füzyon yani atomu parçalamak yerine atomları birleştirme işinde olacak.

Ama bununla birlikte gelir dağılımı adaletsizliği üzerinde de durulması gerekecek.

* * *

Bitcoin gibi blokzinciri tabanlı paralar bankaları aradan çıkartıp gizli işlemlere izin vermeye başladı bile.

Bu, yeni bir bankacılık düzenini gündeme getirdi.

Blokzinciri yüzünden paranın takip edilebilirliğini yitirmek istemeyen ve yeni teknolojinin diğer avantajlarından yararlanmak isteyen ülkeler kendi dijital para birimlerini geliştirmeye koyuldu.

Çin bunların başında geliyor ve Türkiye’de bu konuda araştırmalara başladı.

Bu gelişme ticaretin dijitale kayması ve kredi kartlarının artmasıyla birleşince 2030’da fiziksel paralar ortadan kalkması olası ve bu dönüşüm çoktan başladı.

Bu aydan itibaren New York şehrinde 25 doların üzerindeki tüm işlemlerin nakit kullanılmadan yapılması zorunlu hale geldi bile. Danimarka’da dijital ödeme oranı yüzde 80’e ulaştı ve Hindistan bir gecede kâğıt paraların büyük bir kısmını tedavülden kaldırdı.

Bu süreç açlık sınırı altındaki kişi sayısını azaltacak.

İnsansız hava araçları mı, dediniz?

Onlar başladı bile…