Erkenden heyecanla uyandım; yıkandım, tıraşımı oldum; limon kolonyasını süründüm, saçlarımı taradım; akşamdan ütülediğim en güzel giysilerimi giydim.

Annemin çocukken bana dediğince “mis gibi’’ olmuştum; babamın dediğince “çakı’’ gibiydim.

********************************

Bağımsızlığımızın simgesi şanlı bayrağımızı balkona astım; çalışma odamdaki Atatürk tablosunun önünde İstiklal Marşımızı okudum; masamdaki vazoya yaşama sevincimin simgesi olan çiçekleri koydum; şehit ve gazilerimizin aziz hatıralarına saygı duruşunda bulundum; milli marşlarımızı dinledim eşlik ederek.

Ve telefonla aradım büyüklerimi, dostlarımı; 29 Ekim’i konuştuk. Bir ara, açtım, Nâzım Hikmet’in Bursa’da yazdığı “Kuvâyi Milliye Destanı’’ndan bölümler okudum.

Mutlukla, heyecanla, gururla, hayranlıkla, minnettarlıkla, umutla kutladım Cumhuriyetin kuruluşunun 97. yılını.

**********************************

Evet, “umutla’’ dedim; çünkü içimde karamsarlığın zerresi yok.

Tarihin çarkları ileriye doğru döner. Duraklamalar olabilir ama tarihle kavga edilemez. Tarihi kişilikler olgular yok sayılamaz.

Atatürk sevgisi, Atatürk devrimlerine bağlılık; laik cumhuriyet düşüncesi, cumhuriyetin kazanımlarının farkındalığı; halkımızın aklında ve vicdanında kök salmıştır; zor günlerden geçse de Türkiye’nin geleceği aydınlıktır.

Dün, halkımızın yaşadığı büyük coşku; 29 Ekim’i canı yürekten sahiplenişi en etkili kanıttır umuduma.

CUMHURİYET NÖBETİ

Bu satırları yazmadan önce arşivimi taradım.

Atatürk, laiklik, cumhuriyet, milli bayramlar, emperyalizm; demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti hakkında yazdığım yazıların bir kısmını okudum.

Atatürk’e olan bağlılığımı; cumhuriyete olan sadakatimi; demokrasiyi, hukuku, insan haklarını ve özgürlükleri savunma kararlılığımı; vatanıma,şehrime, halkıma duyduğum sevgiyi tazeledim.

***************************************

Atatürk devrimleri ve cumhuriyettir beni bir köşe yazarı olarak var eden ve bana mesleğimi sürdürme azmi veren.

Gazetecilik bir cumhuriyet nöbetidir benim için; nöbetteyim.

**************************************

Şunun farkındayım; laiklik, düşünce ve inanç özgürlüğünün; gazetecinin gerçeği arama mücadelesinin; sanatçının güzellik yaratabilmesinin özüdür.

Laiklik, bu manada; din ve devlet işlerinin ayrılmasından daha derin bir anlam taşır; toplumsal yaşamı bilime felsefeye dayamak demektir; çağdaşlaşmadır.

‘’Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür ‘’olmaktır laik cumhuriyet.

 

CUMHURİYET DEVRİMİ

Ne mutlu Türkiye’ye

Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, emperyalizme karşı verdiğimiz ve mazlum milletlere ilham olan ulusal bağımsızlık savaşımızın ardından, uygarlık tarihinin en büyük adımlarından birini attık, cumhuriyeti gerçekleştirdik.

İslam coğrafyasında laik bir cumhuriyet kurmak, insanlığın en büyük devrimlerindendir ve bu nedenle Atatürk tarihin en büyük devrimcilerindendir.

Kuldan bireye; ümmetten ulusa; feodaliteden sanayi toplumuna; medreseden üniversiteye; padişahlıktan demokrasiye geçiş olan Cumhuriyeti coşkuyla kutlayalım.

Ama…

Daha önemlisi dayanışmaktır, örgütlü olmaktır, siyasete girmektir.

Meslek odamızda, sendikamızda, derneğimizde, kooperatifimizde, sivil toplum örgütümüzde daha bir heyecanla, azimle, kararlıkla omuz omuza; cumhuriyet değerlerini, demokratik laik sosyal hukuk devletini, Atatürk devrimlerini sahiplenmektir.

Cumhuriyete bağlılık ona emek vererek mümkündür.

Ve anti-emperyalist olmadan vatansever olunamaz.

**********************************

Nice 29 Ekim’lere.

 

NOT: Yazımdaki siyah beyaz fotoğraf Bursa’da 1938’deki 29 Ekim kutlamasından.