On TV’ de yayınlanan Yüz Yüze programına konuk olan 44 yıllık Kayhan Mahalle Muhtarı İsmail Tamuroğlu,Gazeteci-Yazar Mehmet Ali Yılmaz ve Can Ertan’ın sorularını yanıtladı.

ÖZEL HABER- TUĞBA AYHAN

“Oyları ben almadım mahalle halkı bana verdi”

Moderatör Yılmaz’ın 44 yıl boyunca nasıl oldu mahalle sakinlerinden oy alıp iktidar da kalabilmeyi nasıl başardınız sorusunu Kayhan Mahalle Muhtarı İsmail Tamuroğlu şöyle yanıtladı: “Oyları ben almadım mahalle halkı bana verdi o da neden verdi, sevdiğinden, takdir ettiğinden çalışmalarımdan dolayı verdi. Bana neden ara verdirmediler de bazı arkadaşlarımız ara verdiler demek ki var bir kusurları, kusurlarından mütevellit cezasını gördü ama Allah’a çok şükür Kayhan mahallesi halkı beni sevdi takdir etti ve bugüne kadar da getirdi. Bundan sonra Allah bize sağlık verirse bir 4 sene daha hizmet edeceğim ondan sonra yeter artık diyorum.”dedi.

Peki bir mahallede muhtar nedir, neler yapar, insanların ihtiyaçlarını nasıl karşılar bize biraz bunu anlatır mısınız? sorusuna ise Tamuroğlu; “Muhtar demek mahallesinin cumhurbaşkanı, mahallede ne kadar dert varsa ne kadar şikayet varsa ilk önce gelirler muhtara şikayet ederler ve muhtarda dinler. Allah razı olsun yetkili merciler muhtarın şikayetlerini veyahut ta dileklerini çok çabuk yerine getiriyorlar oda neden işte halk ilk önce bize geliyor bende notumu alıyorum gereken yerlere iletiyorum gereken yerler de Allah razı olsun yerine getiriyorlar. Hem halk memnun oluyor hem de ben memnun oluyorum.” Dedi. Bizim Bursa Muhtarlar Derneği Başkanımız Beytullah Kalfa’mız vardı o 1993 senesi 12 Mart gecesi Ulucami’de 13.rekatta secdede kaldı vefat etti, rahmetli cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’i Ankara’da baş muhtar olarak o ilan etmişti.

Parasız kalan sizde, muhtaç olan sizde, ısınamayan sizde, geçinemeyen sizde nasıl geçti bunca yıl neler kaldı geriye sorusuna Tamuroğlu: “Devlet bize güzel maaş veriyor. Biz maaş almıyoruz devlet bize ödenek veriyor. Verdiği ödenekte maaş kadar. Ben bugüne kadar belki gelen kişiler olmuştur, mahallemdekiler görüyordur ben aldığım maaşın yarısını hayra ve yardıma kullanıyorum. Şu anda benim muhtarlığımda ben senelerden beri bütün fakir fukaraya devamlı ayakkabı dağıtırım, ayakkabılar alırım. Çünkü dediğim gibi bu paraların yarısını hayra kullanıyorum. 44 seneden beri de   mahalle sakinlerinden bir ücret bile almadım.” Diyerek aynı zamanda yardımseverliğe de değindi.

“Reyhan ve Kayhan UNESCO tarihi eserlerine girdi”

 Kayhan’ın nüfusundan ve esnaflarına değinen Tamuroğlu: “ Çok iyi bilirim benim zamanında 1700-1800 nüfusum vardı, her 5 senelik seçimde bakıyorum 50-60 kişi eksiliyor. Mesela 2019 seçimi oldu, 2014 seçiminde 1060 ile 1080 arası seçmenim vardı, 2019 seçiminde 1007 ye düştü çünkü bütün yerler iş yeri oluyor. Bir daireyi ev olarak verse en fazla 1000 TL ye verecek ama onu 2-3 tane işyeri yapıyor 1000’er TL verse 3000 lira yapıyor. Benim şuanda ki günlük gündüz nüfusum bilmem ama 50 bin olur. Çünkü Sönmez İş Sarayı, İnegöl Çarşısı, Meridyen Çarşısı, Atatürk Caddesi, Setbaşı Köprüsünden saate kadar, saatten aşağıdaki köşedeki camiye kadar, camiden de tramvay istasyonuna kadar bende, şimdi bizim Bursa’da Reyhan ve Kayhan UNESCO Tarihi Eserlerine girdi. Reyhan, Kayhan ve Irgandı Köprüsü dünyada belirli bir yer. Cumbalı evler oldukça çok fakat yeni bir kanunlara göre bununda kolay yolu bulundu. Adam yıkıyor cumbalı evini yapacağım diyor yapmıyor 10 sene müddet veriyor sonra gidiyor bir 10 sene daha alıyor bitiyor bir 10 sene daha alıyor yapmıyor sonra unutuluyor. Şimdi herkes otopark yapıyor. Gördünüz o kadar çok otoparkımız oldu ki, peki neden bu kadar çok otoparkımız oldu parasından dolayı çok güzel parası var, girdi çıktı 10 TL alıyor. Muhtarlığımda her şey buzdolabından tutun yiyecek içeceğe kadar fakat en çok da ayakkabı vardır. Sonrasında muhtarlığın arka tarafına ramazanda hanımlar için bahçe yaptım. Hanımlar teraviye giderken çayı demliyorum, camiden çıkan hanımlar çaylarını yapıp oturup içiyorlar. Bizde eskiden 1774 sayılı kanun gereği 80 ihtilalinden sonra kart çıkarttık ve o kartlar elimizde iken herkesi takip edebiliyorduk. Şimdi ise teknolojiye geçince kimseyi takip edemiyoruz. Şunu söyleyeceğim ben Türkiye’de olmayan bir şeyi yapıyorum. Benim mahallemde oturanların hepsine doğum gününde doğum günü kartı gider. Ben bunu Allah razı olsun Mustafa Bozbey’den öğrendim. Mustafa Bozbey ilk geldiği zaman ailemizin doğum gününde herkese yolluyordu. Bende ondan esinlenerek aynısını yaptım.  Ancak herkesin doğum tarihini bilmediğimizden seçmen listelerinden kontrol ediyorum. Mesela şuan 3. Ayın listesini çıkardım doğum günleri geldiğinde kargo ile doğum günü kartı gider. Şimdi seçimden önce seçim beyanında şu vardı. Ben bir daha bu seçimi kazanırsam ve tekrar buraya gelirsem mahalle halkına söz verdim. Ya dedim Eskişehir ya Gönen, ya İstanbul yada Bolu bu şehirlerden birine götüreceğim dedim. Mahalle halkı Eskişehir istedi. Allah razı olsun Mustafa Dündar Başkanım iki tane araba verdi.” İfadelerini kullandı.

“Muhtar’ın partisi olmaz”

‘Muhtar’ın partisi olmaz. Şimdi size şunu söyleyeyim.’ Diye söze başlayan Tamuroğlu şunları söyledi; “10 sene evvelki seçimde benimle beraber 6 tane adaydık. Başka bir seçimde bir kardeşimiz muhtar adayı oldu ve dedim ki kardeşim aday olma, bana bir şey olmaz. Dedim sen benim mahallemden 100 oy al ben muhtarlığı bırakırım. Bana oy almayacağım muhtarlığı alacağım dedi. Bende tamam dedim çıktık. Seçim günü oldu sonrasında bir telefon geldi. Yakını vefat etti seçimi bırakıp gittim. Akşam haber geliyor yüzde 88 oy ben almışım. Yüzde 12 oy da aday olan kardeşimiz almış. Bu kardeşimizin bir azası vardı. 2009 seçiminde azası aday oldu. Sonra azası bana geldi dedi ki; İsmail Bey işin kötü bu aday şimdiden 400 oyu garantiledi dedi. Bende dedimki; O benim mahallemden 100 tane oy alsın istediğini veririm ama onun alacağı oy 80 tane dedim. Hepsinden haber alıyorum. Benden sonraki adayın oylarını topladım 1800 oy yapıyor fakat aralarında ben yoktum. Oy kullanacak olan 1700 kişi, bunlar 1800 tane oy düşünüyorlar. O akşam seçim oldu. Ben tek başıma yüzden 52 oy almışım. Diğer 5 kişi de yüzde 48 oy almış. O kendine çok güvenen kişi mahvoldu. Ondan daha evvel aday olan kişi geldi bana dedi ki; Bu mahallede kimse seninle iddia edemez dedi. Senin her söylediğin çıktı. Bu mahallede senden başka aday olamaz ve kimsede kazanamaz. Ben sabah 8’de muhtarlıkta oluyorum. Kışın akşamları 7’den evvel gitmiyorum. Ama yazın 8-8 buçuğa kadar kalıyorum. Benim başka işim yok, benim işim muhtarlık. Bizim şuanda ki işimiz daha kötü. Benim mıntıkam iş yeri ve ticarethane. Biliyorsunuz ki evrakların çoğu ticarethanelere geliyor. Şimdi ise postacılar ile bizim işimiz sıkı. Şuanda muhtarların işi postacılarla. Bazı şeyleri Avrupa’dan örnek alıyoruz. Fakat bundan örnek alınmadı. Peki bu sizin dediğiniz olayı neden Avrupa’ya göre yapmadılar. Ben Bulgaristan’da gördüm eski Zağra’da stadyumumuz gibi 4-5 kat büyüklükteki yeri bunlara vermişler. Bunun 4’te 1’ne TOKİ evleri yapmışlar, 4’te 1’ne 50 metrekarelik hayvan bağlamak için yer, yarısını da parselleyip kişilere vermişler. Kimi evleri tahtadan yapmışlar kimi evleri tenekeden yapmışlar ama hepsi tek bir yere toplamışlar. Recep Altepe’de hata etti. Burada konuşuyoruz da söyleyeyim. Oradaki yerleri 1000’er liraya metrekaresini ödeme yaptı. Şimdi kötü tarafını da konuşuyoruz. Peki orası daha evvel onlar kendilerini 10 liradan gösterdiği yerin metrekaresine Recep Bey 1000 lira verdi. Osmangazi’de 136 tane muhtar var. Neredeyse yarısı ile tanışıyoruz. Ayrıca beni Nilüfer, Gemlik, Osmangazi, Yıldırım tanır çünkü her toplantıda beni herkes tanır. Benden sonra gelen Ferhun Sevimgil kardeşimiz var. İlk başta da söylediğim gibi Ferhun Sevimgil kardeşimiz de 1993 senesinin Mart ayının 13’ünde muhtar oldu. O seneden beri Tuzpazarı Muhtarı görevine devam etmekte. Bizim başladığımız dönemde mesela kadın muhtar yoktu. Başladığımız dönemden sonra kadın olarak İpekçilik muhtarı vardı. Daha önceleri bizde de kadın olarak 3 tane muhtar vardı. Öyle zannediyorum ki şimdi 14 tane Osmangazi’de muhtar adayı var.”