65 yaş üstü okurlarım, dostlarım şunları yazmamı rica ettiler:

‘’Uzun süredir evde kalmaktan ruh ve beden sağlığımız olumsuz etkilendi. Büyük bir mağduriyet ve haksızlık yaşıyoruz. Pazar günü uygulanan sokak izni nefes almamıza yetmiyor. Değişik ihtiyaçlarımız için hafta içi en az bir kaç saat sokağa çıkma izni istiyoruz. 1 Haziran’da normalleşme başlıyor. Biz de normalleşme, rahatlama bekliyoruz.”

Haklılar; çözüm şart.

 

BENİ ANLAMIYORLAR

 

‘’İnsan ilişkileri’’ üzerinde niçin duruyorum?

Çünkü bu konu; hayat pahalılığı, işsizlik, terör ve seçimler kadar önemli. Bu konuda yapılan hataların sonucu ölümcül olabiliyor; dahası bireysel bir alan gibi görünmesine rağmen toplumu da etkiliyor. Mutsuz ilişkiler üzerine huzurlu bir toplum kurulabilir mi?

**************************

Şimdi adını çıkaramadım bir romancı şöyle demişti, ‘’Dostlarım ne olur beni bu kadar çabuk anlamayın.’.

Ben de, ne vakit biri; ‘’sizi anlıyorum’’ dese ürperirim; ‘’ya yanlış anlamışsa’’ diye.

*************************

Anlaşılmamaktan şikâyetçi o kadar çok insan var ki.

Evlilikte, siyasette, aşkta, işte, sosyal çevrede anlaşılamadığını düşünenler çığ gibi artıyor.

Artınca da kalabalık içinde yalnızlıklar yaşanıyor.

Kendine haksızlık yapıldığını, yalnız bırakıldığını, engellendiğini, hak ettiği konumda olmadığını, beklediği değeri anlayışı göremediğini, istediği dostlukları kuramadığını, istediği işte çalışamadığını, istediği kariyeri yapamadığını, istediği parayı kazanamadığını düşünenlerle çevreliyiz.

*****************************

Aşklarda da durum vahim. Boşanmalar, ayrılıklar çoğalıyor .‘’Neden ayrıldınız?’’ diyorum; ‘’tanımamışım,  gerçek yüzünü sonra gördüm’’ yanıtı alıyorum.

Önce aşık olup sonra tanımaya çalışınca tökezliyoruz tabi.

***************************

Bilgi, kültür, kişilik, ideolojik kimlik insani yakınlaşmalarda hayati önemde.

İnsan ilişkileri; evrimci psikiyatriden, sosyolojiden, felsefeden, sanattan beslenmeli. Yoksa bu ilişkiler mağduriyet ilişkilerine, kölelik ilişkilerine dönüşüyor.

İnsan tanımayı bilmezseniz yanlış aşklar, yanlış evlilikler, yanlış dostluklar yaşamanız kaçınılmazdır.

Hayalinizde bir insan yaratırsınız; gün olur, o hayal gerçeklerin kayalıklarına çarpar parçalanır.

************************

Kendini yeterince tanımayanlar karşısındakini hiç tanımıyor ve bu anlaşılamama anlayamama durumlarından trajediler dahi ortaya çıkabiliyor.

ÖZGÜR KİŞİLİK

 

‘’Bulantı’’ ve ‘’Özgürlük Yolları’’ romanlarının yazarı varoluşçu filozof Jean Paul Sartre ne güzel demiş:

‘’İnsan özgürlüğe mahkûmdur’’.

***********************************

İnsan ne kadar özgür peki?

Genetik özellikleri, kişiliği, yaşadığı dönemin ruhu, ailesi, sosyal çevresi, toplumun değer yargıları, tabular, gelenekler, feodalite, alt kimliklere sıkışıp kalma insanın özgürlüğünü sınırlıyor.

Özgürlük kişilik; bilinçlenme, bilgi-kültür ve cesaret konusudur. Özgürlük toplumsaldır aynı zamanda, örgütlülük gerektirir.

Bir sorum var:

Özgürlük istiyorsun, güzel; peki ne yapacaksın o özgürlüğünle?

************************

Özgür ilişkiler, özgür toplumlar; özgür bireylerce oluşturulabilir ancak.

Yoksa başkalarının hayatlarını yaşar ziyan edersiniz ömrünüzü.