Bodrumlular der ki:

Bodrum'dan Kos Adasına gece baktığında bir dizi inci kolye görürsün.

Ama Kos Adasından Bodrum'a baktığında, Bodrum, bir elmas gerdanlıktır.

Geçen gece Erdek'ten Marmara Adasına dönerken aklıma bu geldi.

Marmara Adası bir elmas gerdanlık.

692 metre yüksekliği ile İlyas dağları... Tarih öncesinin Proconnesos'u… Elafonesos'u.

Yemyeşil bir ada. Boş... Bâkir... El değmemiş bir genç kız. Tepeler... Derin yarıklar... Girintiler...  Çıkıntılar... Kumsallar...

Ve muhteşem kayalıklar...

İklim Akdeniz ikliminin en kuzey ucu. Makilikler... Aralarında koşuşan ada tavşanları. Yılkı atları...Tilkimiz de var.

Masmavi bir sema ve içindeyken lacivert, uzaktan bakınca bulut rengi bir deniz... Sakin, sessiz... Ama kızmayagörsün. Öfkesinin önüne geçilmez…

Bozulmamış bir tabiat. Hiç rutubetsiz bir rüzgâr. Kekik kokuları… Adaçayı kokuları...

Kimbilir kaç bin yüzyıldan beri böyle. Bir denizin ortasında bekleeer durur. Bu ülkenin ikinci büyük adası...

İç kısmı sürprizlerle dolu. Derin yarıklar, uçurumlar, sakin düzlükler. Ve Kleopatra'nın sarayını süsleyen mermerler. Kuzeyini kaplamış mermer yatakları... Tarihe tanıklık etmiş.

Ve karadutları…

Kargaları.

Ada'ya simge olmuş kargaları…

Bir hikaye anlatılır Ada'da.

Çağlar öncesi çağlarda… Bir Belediye Başkanı varmış. Arestee!

Bu Belediye Başkanı hep siyah bir pelerin giyermiş. Bir gün bir seyahate çıkmış deniz aşırı bir ülkeye. Atina derler, bir yer varmış. Bir butikte dolaşırken aniden yerde ölüsünü bulmuşlar. Siyah pelerini sırtında. Törenle gömmüşler. Memleketinden uzak yere. Oysa, bilse memnun olmazmış Arestee.

Yüzyıllar geçmiş aradan. Görenler olmuş Arestee'yi memleketinin merkez mahallesinde. Sırtında siyah pelerini ile daldan dala konarken.

Ve teftiş ederken çevreyi. Keskin gözleri ve çelik gibi gagası ile. Ve yüzlerce çoğalmış hâli ile...

Bir daha asla terk etmemiş Ada’sını Arestee.

Bir su varmış Ada'da. Kamara suyu. O sudan içermiş Arestee.

Derler ki: Kim bulup da içerse o sudan; o da terk edemezmiş Ada'yı.

Bu ada bekler sizi de... Suyunu içirmeye, karadutunu ikram etmeye.

Korkmayın, uzakta değil. Hemen; Güney Marmara'da.

Bir vapur ötede…