13.01.2020 tarihli gazeteler de okuduğum haber Allah var beni ziyadesi ile mutlu etti.

Haber özetle şöyleydi. Sayın ulaştırma bakanımız M.Cahit Turan beyefendi, verdiği demecinde, Kanal İstanbul bittiğinde, Türkiye olarak yıllık ne kadar kazanabileceğimizi hesaplamış ve kamu oyuna sunmuştur. Konuşması özetle şu minval üzerine idi. Şu anda İstanbul Boğazından günlük 118 -125 arası gemi  geçtiğini, Kanal İstanbul dan ise günde 185  geminin güvenli bir şekilde geçebileceğini, yılda geçecek 68.000 gemiden gemi başı 100 bin dolar alınması durumunda Türkiye’nin net gelirinin 5 milyar dolar olabileceğini,  hazirunun ve TV başındakilerin gözlerinin içine bakarak açıkladı. 
Sayın bakanın hesap ve açıklamalarına itibar edecek olursak, Kanal İstanbul’u  açmada geç bile kalındı. Zira Kanal İstanbul bu hesaplama tarzıyla dört yılda kendini amorti eder. Resmi ağızların ağzında çıkan rakamlara bakarsak projenin bütün maliyeti 75 milyar TL olarak açıklandı. Bugünkü dolar kurunu altı TL den kabul edersek, dolar bazında 12-13 milyar dolardır. Bu maliyet hesaplarını kim veya kimler yapar, oda muamma, zira devletin bugüne kadar hizmet adı altında yaptığı devlet garantili yap işlet devret modelli işletmelerin maliyet hesaplarının hiçbirisi tutmadığı gibi, işin bitiminde hazineden en az bir misli fazla para ödemek zorunda kaldık. Bir örnek verecek olursak;
İstanbul İzmir Otoyolu ve Osmangazi köprüsünün ihale aşamasındaki maliyeti 6-7 milyar dolar olarak açıklandı. İhale aşamasında kur 1.5 TL Düzeyindeydi. Bunu TL ye çevirirsek başlangıçtaki maliyet 11 milyar TL deniliyordu. Bursa da sayın Cumhurbaşkanın açıkladığı ve medyada yayınlanan maliyet bedeli 11 milyar dolardı. İktidarın bugüne kadar yap işlet devret modeli ile uygulamaya koyduğu projelerin hiçbirinde maliyet hedefleri gerçek olmadı. Bütün ihalelere, başlangıç da tesbit edilen bedelin en az  iki misli paralar ödendi. Ama hiçbir Allah’ın kulu da niye böyle oluyor, bu hesaplamaları kim veya kimler yapıyor? Sorgulayan olmadı. Bir hesap sistemimiz var, ama nasıl işlediğini kimse kavrayamıyor. Bazen hava limanı kurulan illerin nüfusundan fazla, uçuş garantili hava alanları yapılabiliyor. Yadaköprü yapıyoruz, ama parası olan bile zor kullanıyor. Köprüden geçen zengin 138 TL öderken, geçmeyen fakir ise o zenginin adına 150 TL daha ödüyor. Belki de hayatı boyunca o köprüden hiç geçmeyecek insanlar bile, geçenlerin parasını ömür boyu ödüyor. 
Özall’a başlayan Devlet Garantili yap işlet devret modelinde, projeler ilk başta halka açıklanırken, sayın büyüklerimiz, kasadan bir kuruş para çıkmadan bu yatırımları gerçekleştiriyoruz.  Diyerek meydanlar da övünüyorlardı. Köprüler, otoyollar havalimanları, şehir hastaneleri hep bu hesaplarla yapıldı. Bizler de iktidarları bu hizmetleri nedeniyle şakşak yağmuruna tuttuk. Bu projelere büyük paralar yatıran şirketlerin, kamu yararınaymış gibi büyük meblağları  bedava yatırmayacakları aklımıza bile gelmedi. Projeler açılıp çok pahalı fiyatlar ortaya çıkıncada  Sayın büyüklerimiz atılan kazığı yontmak içinde de, merak etmeyin taşlar  yerine oturunca bunların üç yılda garantileri dolar  diyorlardı, üç yıl oldu beş yıl geçti ama dolan olmadığıgibi , boşalan bizim devlet hazinemiz olurdu. Görüldüki her yıl mecliste bütçe plan komisyonları toplantısında yedi milyar dolar civarında garanti ödemesi farkı yapıldığı, bu paraların her yıl artacağı ortaya çıktı. 
Sayın bakanın basın karşısında açıkladığı kanal İstanbuldanikibin otuz beş yılında elli bin gemi geçecek gemi başına yüz bin dolardan her yıl beş milyar dolar net karımız olacaktır. Sözü rahmetli Nasrettin hocayı hatırlattı. Uzun süredir hocadan borcunu tahsil edemeyen adam gelir. ‘ hocam borcunu ödeyecekmisin diye sorar oda ödeyeceğim der. O pişkinlikle ,evimin duvarına dikenli tel çekeceğim, oradan koyunluğa geçecek , sürtünecekler bende bu yünleri toplayacağım senin paranı ozaman ödeyeceğim.’ Misali. Hani avcı hikayeleri vardır. Adam ördek avına çıkar , havadan üzerinden beş yüz ördek geçer , attığı hep karavana,akşam boş bir torba veya tesadüfen tek bir ördekle döner , gerçek, havadaki tek bir ördektir. Havada uçup giden beş yüz ördekle övünemezsin. Borsacılar arasında bir deyim vardır. Efendim aldığımız hisse bir adım gitti ama, ilk darbenin ivmesiyle on adım daha gidebilirmiş. Ama gerçek yatırımcı satışı yapıp cebine indirdiği kara bakar. Havadaki sürüye göre hesabını yaparsan işin bitti demektir. Kanalistanbul konusunda da büyük hayallere kapılmamamız lazım. Zira eskiden yapılan hizmetlerden ülkemiz çok büyük zararlara uğradığını gözden ırak tutmamalıyız.