Kocasının şiddet uyguladığı kadını korumak için araya girdiği ve bu sırada talihsiz bir kaza sonucu öfkeli adamın ölümüyle sonuçlanan olayda, genç öğrenci Kadir Şeker'e 12 yıl ceza verildi.

Tahliyesi beklenirken tam tersi oldu. 

İnsanın aklı almıyor.

Yardım eden mi suçlu.

İnsanlık yapmanın, iyiliğin bedeli bu olmamalı.

Kadir'i koruyamayan, korumayan yargı, kadını da koruyamıyor.

Hatta Kadir'e verilen bu ceza ile adeta 'kadını korumayın' diyor.

Yolda benzer bir şiddet olayıyla karşılaşanlar, bundan böyle kafasını çevirip mi geçecek?

Yardım etmeleri için çevresine medet uman gözlerle bakan kadınlar öldürüldüğüyle mi kalacak?

Bu nasıl adalet?

Son günlerde yine çok sayıda kadın cinayeti işlendi.

Varilde, ormanda, bataklıkta kayıp kadınların cesetleri bulunuyor.

Genellikle de ya kocası ya da sevgilisi tarafından öldürüldükleri ortaya çıkıyor.

Uzmanlara göre, reddedilmek bazı kişiliklerde aşağılık duygusuna sebep olmakta.

O sırada ilkel benlik devreye giriyor, küfür, hakaret, tehditler havada uçuşuyor, 'ya benimsin, ya toprağın' düşüncesi oluşuyor.

Bu konularda kadınları suçlayanlar da var.

Neymiş?

Kadınlar zemin oluşturuyormuş.

Bunu söyleyenler kadına meta gözüyle bakanlar.

Kadın, kocası ya da sevgilisinin olumsuz yönlerini zaman içinde öğreniyor ve yolunu ayırmak istiyor.

Hayat arkadaşı olsun diye tanıştığı kişi, baktı ki uygun değil, görüşmesine nokta koyuyor.

Bundan doğal bir şey olamaz.

Fakat ne yazık ki, bu saplantılı kişilikler durumu kabullenmiyor ve kadının peşini bırakmıyor.

Yaşamın içinde ne olaylara tanık oluyoruz.

İnsanca bir tebessümü, oturup bir çay içmeyi bile farklı değerlendirebilen kokuşmuş zihniyetler var.

Kıyafetinden, gittiği mekandan, döndüğü zamandan anlam çıkaranlar, kadına kötü davranışı müstehak görüyorlar.

Yüz karası bu tipler.

Resmen utanç tablosu.

Sadece bu da değil.

Yemeğin tuzu neden eksik diyerek şiddet uygulayanlar da çok.

Bahane mi yok.

Kadının sorunu çok fazla.

Erkeğin kadına bakış açısındaki gelişmemişlik düzeyi had safhada.

Ne zaman ki cinsiyet ayrımcılığıyla değil, insan olarak bakılır, işte o zaman değişir bir şeyler.

Eğitim sisteminde vurgulanması, altı çizilmesi gereken husus burası.

Erkek çocuklarının eğitiminde, kadına sevgiyi, saygıyı çok iyi öğretmek gerekiyor.

Karısını katleden adama, 'neden öldürdün' sorusunun cevabı, çıldırtacak cinsten;

“Çok seviyordum!”

Bu nasıl bir sevgi?

Böyle sevgi olmaz olsun, yerin dibine batsın.

Bunlarınki sevgi filan değil, saplantılı, hastalıklı bir durum. Duygu ve düşünce bozukluğu.

Seven insan sevdiğinin saçının teline kıyamaz, en ufak bir zarar gelsin istemez, her koşulda mutluluğunu ister.

“Sevmek sahip olmakla ilgili değil, değer vermekle ilgilidir” diyor Osho.

Yasaların uygulanmasında sorun var.

Katiller, tecavüzcüler iyi hal indirimi alıyor, insanlık yapanlar ceza.

Masumlar içeri girerken, suçlular dışarıda geziyor.

Doğrusu bu hiç adil değil.

Bu kararları verenlerin hiç mi vicdanları sızlamaz.

Adalet yerini bulmalı, suçlular da layığını.

Kadınlar rahat bir nefes alsın.

Yeter artık.

 

**********

 

Günün Sözü

 

“Kendi doğruların,

başkalarına yanlış geliyor diye,

doğrularından vazgeçme.”

 

Epikür