Dünyada sanki öyle birtakım insanlar varmış ki, bunlar her türlü namussuzlukları, cinayetleri işleyebilirmiş... Yani, işleyebilirmiş değil de, daha doğrusu işlemeye hakları varmış... Hatta bunlar için, sözde kanun diye bir şey de yokmuş...

Günümüz için söylenen bir söz mü zannettiniz bunu? 21. yüzyıl toplumlarını eleştiren, adalet sistemini yerden yere vuran, adaletsizlik okyanuslarında boğulan halkın bir haykırışları mıydı bu sitemler? 1800’lerin Rusya’sına ait aslında bu sitemler. Bu haykırış, bu yakarış 19. yüzyılın Rusya’sını gözler önüne sermekte. Dünyada adaletsizlik kavramı zamansızlık kavramı ile eş anlamlı bir sözcük haline gelmiş bulunmakta. Suç ve Ceza kitabında sarfedilen bu cümleler, 154 sene sonra tüm dünyada birebir karşılığını bulmakta.

Çılgınlığın düzene sahip çıkması ve de doğruya doğru diyenlerin adının eğriye çıkması değil mi hayatın özeti?Hayat, çok usta bir yalancı. İnsanlar ise yalanlar coğrafyasında iki gruba ayrılmış oyuncular: ağaçlara su verenler ve de dikenleri sulayanlar. Hayat kontrastların bir arada buluştuğu bir platform. Adalet ve zulüm, adil ve zalim! Keşke Yin Yang felsefesi dikene su verenler için de geçerli olsa ve her zalimin içinde bir nebze dahi olsa adalet arzusu yer alsa.

Dünyada her türlü adaletsizliği meydana getirebilecek potansiyele sahip, bunu kendinde bir hak olarak gören binlerce kişi; adaletin sağlanmasını ütopik bir olguymuş gibi lanse etmekteler.

‘’Adaletsizliğin en uç noktası adaletsizliğin adil sayılmasıdır’’ demişti Eflatun. Yaşadığımız yüzyıl toplumlarında; adaletsizlik adil sayılmaktan öte, normal ve de zararsız bir durummuş gibi algılanmakta. Yalanlar ile uyutulmuş halk, mahmurluğu yüzyıllardır üstünden atamamakta. Uykudan uyanmaya çalışan ve de diğerlerini ayıltmak uğraşında olanlar ise ebedi uykuya uğurlanmakta...

Ağaçlara su vermeye çalışanlar susuz çöllerde mahrum kaldı dünyamızda,

Dikenlere su verenler ise dibi görünmeyen okyanuslar ile ödüllendirildi,

Mecnun gibi dolaştılar çöllerde adalet peşinden koşanlar,

Dikenler ise çoğalıp dünyanın her köşesini sardı,

Dünyanın düzenini adaletsizlik yok ederken,

Adaleti savunanlar çöllerde mahrum kaldı...